Yeni Sonsuz Us
Sayfalar: 1 - 2 - 3 - 4 - 5 - 6 - 7 - 8 - 9 - 10 - 11 - 12 - 13 - 14 - 15 - 16 - 17 - 18 - 19 - 20 - 21 -

Faydacılık

delete

Faydacılık ya da Pragmatizm hem iyinin teorisi hem de doğrunun teorisidir. İyinin teorisi olarak faydacılık refahcıdır (welfarist). İyi en fazla faydayı sağlayandır ve burada fayda zevk, tatmin veya bir nesnel değerler listesine göre tanımlanır.

Bir doğru teorisi olarak ise faydacılık neticecidir (consequentialist). Doğru hareket en yüksek faydayı verendir. Faydacılığı eleştirenler bu görüşün birkaç problemi olduğunu söylemişlerdir. Bunlardan biri değişik insanların faydalarının karşılaştırılmasının zorluğudur.

İlk faydacıların çoğu mutluluğun felisifik hesap (felisific calculus) ile sayısal olarak ölçülebilip karşılaştırılabileceğine inanıyorlardı ama pratikte bu hiçbir zaman yapılamadı. Değişik insanların mutluluğunun kıyaslanmasının sadece pratikte değil prensipte de mümkün olmayacağı ileri sürülmüştür.

Faydacılığın savunucuları bu problemin iki kötü seçenek arasında karar vermek zorunda kalan herkesin karşılaşabileceği bir problem olduğunu söyleyerek karşılık vermişlerdir. Bir milyar insanın ölmesiyle bir kişinin ölmesinin aynı derecede kötü olduğunu söyleyemiyorsanız bu problemi utilitaryanizmi red etmek için kullanamazsınız demişlerdir.

Faydacılık sağduyu ile çeliştiği için de eleştirilmiştir. Örneğin kişi kendi çocuğunun hayatı ile iki yabancının hayatını kurtarmak arasında seçim yapmak zorunda kaldığında kendi çocuğunu kurtarmayı seçecektir. Ama faydacılar iki yabancıyı kurtarmanın gelecekte daha fazla potansiyel mutluluğa sebebiyet vereceğinden tersini tercih etmeyi destekleyeceklerdir.

Burada söz edilen sıkıntılardan kurtulmak için faydacılığın değişik çeşitleri ortaya atılmıştır. Faydacılığın geleneksel şekli en fazla fayda getiren hareket en iyi harekettir diyen hareket faydacılığıdır. Buna alternatif ise en iyi hareket en fazla faydayı sağlayacak kuralın emrettiği harekettir diyen kural faydacılığıdır. Örneğin bir kişi yalan söylerse en fazla faydayı elde edeceği bir durumda olsun. Hareket faydacılığına göre en doğru hareket yalan söylemektir. Ama genel kural olarak doğruyu söylemek o kişiye daha fazla fayda sağlayacağını kabul edersek kural faydacılığı açısından doğruyu söylemek gerekmektedir. http://tr.wikipedia.org/wiki/Faydac%C4%B1l%C4%B1k

Faydacılık özelliğimi daha çocukken farketmiştim, büyüdükçe bundan rahatsızlık duymaya başladım. Rahatsızlık duyunca da faydacılık prensibine karşı olan insanlar girmeye başladı hayatıma. Aslında bu prensibin yukarıdaki eleştirisine katılmıyorum; çünkü burada faydalar karşılaştırılmaktadır birbiriyle, her insana göre ve her insanın değişik durumlarına göre fayda ölçütlerinin değişmesidir yukarıdaki itiraz. Benim hayatıma giren faydacılık karşıtlarının savları bence daha tutarlıydı.

Faydacılığın determinizm ile de çok yakın bağı var. Deterministik takıntısı olmayan biri faydacılığa da gülüp geçecektir. Kaotik yaşamak, sürprizlerden hoşlanma gibi bir durum bu. Aslında ben bu durumda faydacılığa itiraz eden bu kişinin faydayı kaotizmde bulduğunu söyleyerek çemberi yeniden faydacılığa çevirebilirim pekala :) Kendime soruyorum; "faydasız bişey yapabilme ihtimalim var mı?" cevap hayır. Başkalarına faydasız gelen şeyler yapıyorum tabi ama benim için faydalı olduğu için yapıyorum. Bence burada tartışılması gereken şey, fayda ölçütünü kullanırken hangi kıstası kullanıyorum?

Zihnimde oluşan kalıpları mı esas alıyorum, bedensel duyumları mı, ya da duygularımı mı, belki de sezgilerimi! Belki her bir durumda bunlardan biri yarışmayı kazanıyor. Örneğim bedenim yararsız olduğunu söylemesine rağmen zihnim onu faydalı bulur! Kimbilir... Faydacılığın, niyete bağlı çalıştığını da düşünmek olası. Bilemiyorum :)


hiçbirimiz faydacılıgı

ozge -- 04.02.2009 - 11:46

hiçbirimiz faydacılıgı düşünerek hareket etmiyoruz hayatta.yukarda bir örnek var sağduyu çelişkisine.bizler kararlarımızı verirken hep kendi açımızdan hep sevdiklerimiz açısından değerlendiririz. faydacılığa küçük bir pencereden bakarız. acaba o iki yabancıya mı yardım etsem ihtimalini göz önüne bile almayız. faydadan çok kendi çıkarlarımızı düsünürüz ben bile olsam.


Ben de, her canlı gibi, iflah olmaz bir faydacıyım.

Büyücü Çırağı -- 09.02.2009 - 20:19

Tüm kararlarımda, elimden geldiğince, ızdıraptan kaçıp hazza yönelirim. Ama, tabii ki, neyin haz neyin ızdırap olduğuna, sadece ben karar veririm.Diğerleri beni etkilemez.

Mesela, şu anda, şu yazıyı yazıyorum. Kim bilir kaç kişi, beni görse,"bu da hangi akla hizmet edip, gecenin bu vaktinde, klavyenin başına geçip,çıkacak canına cefa etmekle meşgul... Fayda bunun neresinde... Filim seyretse ya?" diyebilir,ve de, pek de haklı olabilir.

Ama karar verecek olan sadece benim... Keyif adığım için yazdım. Pek de iyi yaptım...

Biraz "malumun ilanı" gibi oldu, ama, olacak artık, o kadar...


Yeni Sonsuz Us
Sayfalar: 1 - 2 - 3 - 4 - 5 - 6 - 7 - 8 - 9 - 10 - 11 - 12 - 13 - 14 - 15 - 16 - 17 - 18 - 19 - 20 - 21 -