Yeni Sonsuz Us
Sayfalar: 1 - 2 - 3 - 4 - 5 - 6 - 7 - 8 - 9 - 10 - 11 - 12 - 13 - 14 - 15 - 16 - 17 - 18 - 19 - 20 - 21 -

Hem-hem mantığı

delete

Kendi üzerine dönüşümlü önermeler karar verilmesi mümkün olmayan (doğruluğu veya yanlışlığı kanıtlanamayan) mantığa ters düşen önermelerdir. Bu önermeler kuyruğunu ısırmaya çalışan köpek gibi sürekli bir döngü içinde sonsuza kadar sürerler. Bu bakımdan bir sonsuzluk türü olarak tanımlanmaları gerekir. Bu tür sonsuzluğa “kendi üzerine dönüşümlü sonsuzluk” da diyebiliriz.



Sonsuzluk türleri hakkında ilerde söz edeceğim. Şimdilik bu tür üzerinde biraz duralım. Bir anafor gibi kendi etrafında dönen bu sonsuzluktan kurtulmak için yapılacak tek şey mantık kurallarını değiştirmektir. Yani, bir önermede ileri sürülen kavram ile onun karşıt kavramının aynı anda doğru olmalarına izin vermek gerekir. Bu durum klasik Aristo mantığında mümkün değildir. Bir kavran hem kendi hem de aksi olamaz. Örneğin bir insan hem kısa boylu hem uzun boylu olamaz. Bir önerme hem doğru hem yanlış olamaz. Çünkü bu kabul özdeşlik ilkesine aykırıdır.



Özdeşlik ilkesine göre A, A’dır. A kendinden başka bir şey olamaz. Özellikle A = Anın aksi (zıddı) olamaz. Eğer bu kuralı kaldırırsak yeni bir mantık oluşturmuş oluruz. Bu mantığa “Hem-hem mantığı” diyelim. Modern fizik bilimlerinden Kuantum kuramında hem-hem mantığına uygun düşen önermeler bulunmaktadır.



Kuantum kuramının belirsizlik ilkesine göre bir cismin uzaydaki yerini kesin olarak bilmek istersek onun momentumu (hızı) hakkında kesin bilgiye ulaşamayız. Aynı durum zaman ve enerji çifti için de söz konusudur. Bu belirsizlik ilerde geliştireceğimiz daha hassas veya daha güçlü ölçüm aletlerinden bağımsız bir kısıtlamadır. Kuantum kuramına göre zaman sürekli ve ölçülebilen bir değişken değildir. Sadece süreksiz ve noktasal ‘an’ kavramı mevcuttur. İki an arasındaki süreyi doldurmak ve zamanın akış yönünü saptamak bize düşmektedir. Zaman yönü bize bırakılmış ise zamanın akış yönü geçmişten geleceğe doğru olabileceği gibi, tam aksi yönde gelecekten geçmişe doğru da olabilir. Geçmişten geleceğe doğru tek yönlü akan zaman kavramı yerine, her iki yönde akabilen tersinir zaman anlayışına varmak “Hem-hem mantığını” kabullenmemizi gerektirmektedir.



“Zaman hem geçmişten geleceğe hem de gelecekten geçmişe akar” önermesini çelişkisiz olarak kabullenmek için hem-hem mantığına gereksinim vardır. Bir olayın filmini çekip o filmi tersten oynattığımızı düşünelim. Bu durumda zaman gelecekten geçmişe akar. Eğer izlediğimiz olay bize mantıksız ve olanaksız gelmiyorsa zaman okunun yönü hakkında bir kesin karara da varamayız. İşte atom altı parçacıkların dünyasında durum budur. Zaman oku hakkında kesin bir yargıya varmak mümkün değildir.



Hem-hem mantığının geçerli olduğu bir diğer örnek, ışığın hem dalga hem de parçacık özelliklerini içermesi gösterilebilir. Bir deney sonucunda dalga yapısı ortaya çıkarken diğer bir deney sonucunda parçacık yapısı ortaya çıkabilir. Şu halde deney yaparak ışığın yapısını ve özelliklerini sorguladığımızda birbirlerinden farklı, hatta çelişik yanıtlar alabilmekteyiz. Sadece ışık değil, tüm nesneler hem dalga hem de parçacık özelliğine sahiptirler. Gerçek hem birinde hem de diğerindedir. Madde hem dalgadır hem de parçacık.



Modern bilimin ışığında yeni bir tür mantık ortaya çıkmakta ‘gerçek’ dediğimiz olgu mutlak olmak özelliğini yitirmektedir. Görüyoruz ki “gerçek” mutlak değil görelidir. Sadece maddenin değil, zamanın da göreli olduğunu ‘Görelilik kuramı’ (Rölativite) ileri sürmüş ve bu iddia deneysel olarak kanıtlanmıştır. Göreli gerçek ile başa çıkmanın yolu da alışıla gelmiş Aristo mantığındaki özdeşlik ilkesinden vazgeçmektir.


Mantık-Dışı Sistemler

xenix -- 17.01.2008 - 22:03

Üniversite birinci sınıfa giderken, Riemann geometrisini duyduğumda bu yorumun başlığındaki terim gözümün önünde canlandı. Nasıl öklid geometrisi evrenimiz için geçerli değilse, ikili mantık sistemlerininde aynı şekilde geçerli olmadığını düşündüm. İlk zamanlardaki öngörüm üçlü mantık olabilir mi acaba diye bir takım çalışmalar yaptım.
Problemi çözmek yerine daha da karıştırdığımın farkına varıp çabuk terkettim bu sistemi. Bunun yerine belirsizliğin daha çok hakim olduğu bulanık mantık üzerine eğildim. Zaten kullanılan bir sistemdi. Oldukçada işe yarıyordu. En azından temelde 0-1 mantığından kurtarabiliyorduk kendimizi. Ne olursa olsun o da A yada A-değil arasında, ne kadar A, ne kadar değil diye sorgulama üzerine olduğundan klasik mantığın sadece biraz daha gelişmiş haliydi.
Sayın bilgisevin bahsettiği hem-hem mantığını hoşuma gitti.
Yinede kendi mantık-dışı sistemi geliştirmeye devam ediyorum. Yeterli gözleme ve tecrübeye sahip olduktan sonra bu konu hakkında bilgilerimi paylaşmaktan zevk duyarım.

xenix


sayın xenix

toro -- 15.12.2009 - 11:23

bu konu hakkında ki görüşlerinizi paylaşmanızı bekliyorum


Bu konu

xenix -- 15.12.2009 - 11:29

Bu konu gittikçe daha girift bir hal aldı diyebiliriz. :) Mantık dediğimiz şey hakkında derin şüphelerim var. Mantığın kendisi sanki insanlara sonradan monte edilmiş gibi. Bize görünürde faydası olsada, asıl gerçekliği gizleyen bir perde görevi görüyor daha çok.

Çalışmalarım devam ediyor. Deneyimleme, (deneyleme) aşamasındayım. Sonuçları elbette paylaşacağım. Hatta kendimi kobay olarak kullandığım için sonuçları direkt göreceksiniz :))

xenix


:))))) bu çalışmalar

toro -- 15.12.2009 - 11:41

:))))) bu çalışmalar sonucunda mantığı yitirmeyeyin de :)


Mümkün

xenix -- 15.12.2009 - 11:47

Hatta amaç o diyebiliriz. :) Bize, "mantıksız yaşanmayacağına dair" bir bilgiyi yutturmuş olabilirler diye şüpheleniyorum.

xenix


Sonradan monte edilmiş

Camael -- 15.12.2009 - 11:55

Sonradan monte edilmiş mantıkdan arınınca, zaten ortada mantık diye bişey kalmayacak toro:))Perde kalktıkdan sonra ki Deneyimleme, (deneyleme) aşamanızı heycanla bekliyor olacağız Sevgili xenix:)


sn xenix

toro -- 15.12.2009 - 12:08

bana en tutarlı kuşkuculardan biri olan "Pyrrhon" hatırlattınız
gençliğide bir gün yürüyüş yaparken,felsefe hocası anaxarchus u görür.anaxarchus kafasını bir hendeğe sokmuş bir türlü oradan çıkamamaktadır.pyrrhon bir süre onu seyreder ve yürümeye devam eder çünkü pyrrhon bir davranışın diğerinden daha bilgece olduğuna emin olmak için yeterli birşey bilmediğimizi söyler ve tüm hayatını rahatına ve emniyetine pek dikkat etmeden yaşamıştır :)))


Modern bilimler

Bilgisev -- 15.12.2009 - 14:35

bize yeni paradigmalar sunuyor. Bu paradigmalar eskilerinden oldukça farklı ve yeni bakış açıları gerektiriyor. Yani mantık da farklı olmalı. Çünkü mantık bir kurallar bütünüdür. Gökten zembille inmiş değildir ve insanların tümü aynı mantıkla düşünmez. Örneğin Zen, Tao ve Tasavvuf ehli farklı mantık yürütürler. Bu bakımdan Hem-hem mantığı en eski bilgelerin mantığıdır. Yani, analitik düşünceden çok sentetik düşünceye uygundur.

Kuantum Kuramı ve ona bağlı diğer modern kuramlar artık saçaklı mantık veya olasılıklar mantığı ile çalışıyor. Kesinlik ve bilirginlik yerlerini belirsizlik ve kesinsizliğe bırakmış durumda. Bu aralar Kuantum sıçraması diyorlar ya, işte o sıçrama da bir çeşit belirsizlik ve süreksizlik içerdiğinden Hem-hem mantığına uygun düşüyor.


Yeni Sonsuz Us
Sayfalar: 1 - 2 - 3 - 4 - 5 - 6 - 7 - 8 - 9 - 10 - 11 - 12 - 13 - 14 - 15 - 16 - 17 - 18 - 19 - 20 - 21 -