Yeni Sonsuz Us
Sayfalar: 1 - 2 - 3 - 4 - 5 - 6 - 7 - 8 - 9 - 10 - 11 - 12 - 13 - 14 - 15 - 16 - 17 - 18 - 19 - 20 - 21 -

"Varlık" Açıklanması Gereken Birşey Midir?

delete

Inancin kaynaginin akil, mantik, bilim, vs. degil sadece psikolojik sartlanmalar oldugunu hep soyluyoruz. Inanclilar akil ve mantik yoluyla inandiklarini dusunmek isterler ama inanclarinin asil kokeni toplumdan ve guvenilir kisilerden hazir aldiklari bilgilerdir. (Bu bilgilere olan guvenleridir). Fakat insan zihni sorgulayici oldugu icin, bu bilgilerin akil ve mantik suzgecinden soyle bir gecirildiginde akla yatmasi ve mantikli gorunmeleri gerekir. Tumu ayrintili mantiksal analizde parca parca olur ama onemli olan bu degildir ve zaten ortalama insan ayrintili mantiksal ve felsefi analizlere girmeyecegi icin onemli olan bu inanclarin saglam dayanaklari oldugu illuzyonunu yaratmaktir.

Bu ise genellikle zihinlere yerlestirilen fikirsel sartlanmalarla gerceklestirilir. Insanoglu dusunmeye belli kabul noktalarindan baslar. O noktalari sorgulamaz. Her seyi o noktalar uzerine insa eder.

Iste isin ozu ve yanlis fikirlere zihinleri inandirmanin temeli, yanlis fikirlerin dayanagini bu kabullerin icine gizlemektir.

Bunun benim gozumde en guzel orneklerinden biri "Varlik"in aciklanmasidir.

Felsefeye asinaligi olmayan insan bu konulara fazla kafa yormadigindan, toplumdan ogrendigi sekliyle, varligi "tuhaf", "dogaustu", "yapay" ve "aciklanmasi gereken" birsey olarak gorur. "Yokluk" ona gore dogaldir, baslangicta olmasi gereken durumdur, fakat "varlik" yapaydir. Aciklanmasi gereken, sonradan meydana cikmis olmasi gereken birseydir.

Inanclilarin "Peki Allah yoksa bizi kim yaratti", vs. tarzindaki sorularinin kokeninde de bu sartlanma vardir. Ateizmin mantiksiz ve mumkun olmayan birsey oldugunu dusunenlerin cogunun cikis noktasi bu illuzyonun beyinlerini koreltmesidir. Bu yuzden saglikli bir beynin ateist olamayacagini dusunur bu kisiler. Halbuki bu konuda saglikli dusunmeyen beyin kendilerininkidir.

Cunku tam tersi "varlik" daha temel, daha dogal bir durumdur, ve "yokluk" aciklanmasi gereken birseydir. Varlik varken yoklugu anlayabilir ve tanimlayabilirsiniz. Fakat hicbirsey yokken ne varligi, ne yoklugu tanimlayamazsiniz. Yani kisacasi, varlik daha bile temel bir durumdur bir bakima. Ya da daha dogrusu, soyle demek daha uygun, varlik ve yokluk diyalektik bir butundur ve biri olmadan digeri anlamsizlasir.

Nitekim bu sebeple, insanligin dusunce tarihinde "yaratilma" fikri (yani yoktan var edilme) nispeten daha yeni bir kavramdir. (Birkac bin yillik). Ondan once daha cok birseyden baska birseye donusme vardir eski mitolojilerde, inanclarda. Cunku dogal olan ve cevrede gorulen durum budur. Hickimse durup dururken birseyin kenliginden yoktan ortaya ciktigina tanik olmaz gunluk hayatinda. Boyle bir dusunce, yuksek duzeyde bir soyutlama gerektirir ve bu yuzden orneklerini dogadan alan insan zihninin dogal olarak bir cirpida ulasacagi bir sonuc degildir.

Boyle birseyin mumkun oldugunu dusunmek belli bir zihinsel sartlanma gerektirir. Cunku zihin normal kosullarda boyle birseyin ornegini gormez. Dogada hersey birseyin baska birseye donusmesidir. Bu prensip, artik gunumuzde madde ve enerjinin korunumu gibi ilkelerle bilime de yerlesmistir. Ilkel bakis acilari bakimindan dusunuldugunde, dogada tek tuk nereden geldigi belli olmayan olusumlarin ortaya ciktigi durumlarda bunlarin neyin neye donusmesi sonucu olustugu biraz kafa karistirsa ve saskinlik yaratsa da, ilkel insanlardan itibaren, normal olarak her seyi baska bir seyin ona donusmesiyle aciklamak esastir. Ornegin, ilk insanlar cocuklarin neden olustugunu cozmekte uzun sure zorluk cekmislerdir. (Cinsel iliski ile cocugun dogmasi arasinda 9 aylik bir sure oldugundan, bu ikisi arasinda dogrudan bir iliski kurmak kolay olmamis ilkel topluluklarda). Cocuk neredeyse, durup dururken, kendiliginden annesinin karninda peydahlanan birsey gibi gozukmustur insanlara. Fakat, bir seyin kendiliginden degil, ancak baska birseyin sebep olmasiyla ve onun donusmesiyle olusmasi gerektigi, tum ornegini dogadan alan "ampirik" insan zihinlerine oyle bir yerlesmistir ki, onu bile ornegin pek cok kultur "ruzgar" ile aciklamistir. Bugun bile, okyanusyadaki adalarda yasayan pek cok ilkel kabilede ruzgarin getirdigi cocuklardan bahsedilir. Ya da besin olarak yenilen seylerle, vs. aciklanmistir. Yani dogal sebeplere baglanmaya calisilmistir.

Ne zamandir ki, insanoglu soyutlama yetenegini gelistirmis ve matematik gibi bilimleri ilkel sekliyle bile olsa icat etmeye baslamis dogayi algilayisini gelistirmistir, iste ondan sonra dogada dogrudan ornegi olmayan fikirler de kolayca ortaya cikmaya ve kabul gormeye baslamistir. "Yoktan var edilme" veya "yaratilma" bunlardan biridir.

Bu kavram tek Tanrili dinlerin bir icadidir. (Daha dogrusu, tek tanrili dinlerden once bu fikir yavas yavas donemin filozoflari tarafindan gelistirilmistir ve kendisine bazi kayitlarda rastlanmaktadir, fakat yayginlasmasi tek Tanrili dinlerledir). Zamanla tek Tanrili dinler, toplum duzenlemesi, insanlarin kontrolu ve yonetimi gibi konularda sagladiklari basari sayesinde, insanlarin beyinlerine de cok saglam bir sekilde girmis ve ornegin varligin tuhaf oldugu ve aciklanmasi gerektigi gibi fikirleri insanlarin zihnine sokmustur.

Peki gunumuzde kuantum fiziginde de sozu edilen, boslugun pozitif ve negatif enerjiye ayrismasi, vs. gibi fikirler de varligi yokluk yoluyla aciklama girisimleri degil midir?

Bana gore hem oyledir, hem degildir.

Cunku, ya varlik sonsuzdan beri vardir ve sonsuzdan beri hersey birbirine donusup durmaktadir, ya da varlik sonradan vakumun ayrismasi sonucu, vs. ortaya cikmistir. Fakat ikinci durum, boslugun pozitif ve negatif varliklarin birlesmesinden ibaret oldugunu dusundugu icin aslinda yine de varlik kavramini hesaba katmakta, bir bakima varligi daha oncelikli gormektedir. Ya da ikisini de esit oncelikli gormektedir. Yani yine de yoklugu dogal bir durum gibi gormemektedir.

Kisacasi, varlik ve yoklugun birini oncelikli gormek ve digerini ondan cikarmaya calismak bos bir cabadir. Varlik ve yokluk diyalektik bir butundur. Varligi yokluk yoluyla aciklamaya calismak gereksiz oldugu gibi zaten mumkun de degildir. Bunu yapmaya calisan her dusunce, farkinda olarak ya da olmayarak, aslinda varligin da varoldugu kabulu altinda yorum yapmaktadir.

Yani Tanri'ya "Varlik" kavramini aciklamak gayesiyle inanmak gecersiz bir sartlanmadir. Tanri kanitlarindan "varlik" delili tamamen sartlanma urunu, gecersiz bir delildir. Diger deliller (yani kozmolojik veya teleolojik deliller, vs) ayri konudur ki zaten onlara da yeri geldigince bol bol deginiyoruz.


Güzel bir yazı ve tam

oik0s -- 17.03.2009 - 18:05

Güzel bir yazı ve tam sırası, biraz öne çıkmasında sanırım bir sakınca yoktur.


Tam "bu yazıya ihtiyaç

bwallace4ever -- 10.10.2011 - 10:06

Tam "bu yazıya ihtiyaç vardı" diyecektim 2007 model olduğunu öğrendim.

oik0s 2009'da öne çıkarmış. Ben de bi öne çıkarayım dedim.

Hakketen güzel yazıymış, goleme teşekkürler.


Yeni Sonsuz Us
Sayfalar: 1 - 2 - 3 - 4 - 5 - 6 - 7 - 8 - 9 - 10 - 11 - 12 - 13 - 14 - 15 - 16 - 17 - 18 - 19 - 20 - 21 -