Yeni Sonsuz Us
Sayfalar: 1 - 2 - 3 - 4 - 5 - 6 - 7 - 8 - 9 - 10 - 11 - 12 - 13 - 14 - 15 - 16 - 17 - 18 - 19 - 20 - 21 -

Entropi (Düzensizliğin Mükemmelliği)

delete

Termodinamiğin yasalarını keşfetme süreci içinde, fizikçiler, maddenin genel bir özelliğini tanımlayan bir başka makroskopik değişken daha keşfettiler - entropi. Entropi fiziksel sistemin ne kadar düzenlenmemiş olduğunu gösteren niceliksel bir ölçüdür; sistemin dağınıklığının bir ölçüsüdür. Her şeyi düzgün ve düzenli tutmanın ne kadar zor olduğunu hiç farkettiniz mi? Üstelik ikilemsel olarak doğru ve düzenli hale getirmeye çalıştıkça düzensizliği de arttırırız. Örneğin yarısı tuzla dolu bir tuzluğun diğer yarısına dikkatli bir şekilde karabiber doldurduğumuzda eğer tuzluk saydamsa alt yarısının beyaz tuz tanecikleriyle, üst yarısının ise siyah karabiber tanecikleriyle dolu olduğunu görürüz. Tuzluk bir kere bile olsun altüst edildiğinde siyah karabiber ile beyaz tuzun en azından bir kısmı birbirine karışır ve beyaz tanecikler arasında siyahları görürüz. Daha sonra karabiber ve tuzu birbirinden ayırmaya çalıştıkça daha çok birbirlerine karışmasına neden oluruz yani düzeltmeye çalıştıkça entropisini yani düzensizliğini arttırırız. Kızgınlığınız rasgele bir durum değildir; termodinamiğin temel yasalarının bir sonucudur. Kapalı bir fiziksel sistem için entropi ya da kargaşa her zaman artar. Bizler termodinamiğin ikinci yasası ile yarışmaktayız.
İnsan zihni hiç yoksa bile, düzen bularak kargaşa, yani kaos’u hor görür, fakat quantum kuramı determinist olmayan ve ilk defa matematikçiler tarafından bulunan kargaşa dünyasını yani rasgeleliği getirir. Rasgelelik için doğaya bakarsak kargaşa arayabileceğimiz en iyi yerin tam atomun içi olduğunu görürüz. Quantum rasgeleliğine benzer bir rasgelelik yoktur. Bir atomun ne zaman ve nerede bozunmaya uğrayacağı konusu gerçekten rasgeledir. Bir kumar makinasında bir kusur olabileceğini düşünebiliriz ama fizikçiler quantum dünyasında hiç böyle kusur en azından şimdilik bulamamaktadırlar. Quantum rasgeleliği yenilemez.
Canlıların gelişiminde başarılı değişikliğe kapıyı açan şey rasgele oluşan hata olasılığıdır. Nesilden nesile genetik bilginin iletimindeki hatalar evrim sürecini geliştirir.
Eski klasik fizikte, mütasyonları yaratan hatalar gibi hatalar bile, ilke olarak bütünüyle belirlenmiştir. Hatta evrimin geleceğini yöneten genetik değişiklikler bile, her şeyi bilen Tanrı için bilinebilir şeylerdir. Fakat Quantum kuramı ile gerçekliğin bu klasik resmi devrilmiş ve yerini belirsiz evren almıştır. Tanrı’nın mükemmel zihninde bile belirlenmemiş olan ani değişiklik olur, DNA zincirindeki birkaç rasgele değişiklik başarılı değişik bir tür yaratır. Bu nedenle, quantum kuramının determinist olmaması bizim gerçeklik resmimiz için o kadar önemlidir.
Doğa kusur konusunda hiç bir şey bilmez; kusur, doğanın insan tarafından kavranışıdır. Biz doğanın parçası olduğumuz ölçüde, biz de mükemmeliz; mükemmel olmayan şey insanlığımızdır. Ve ironik olarak, kusurluluk ve hata konusundaki kapasitemiz nedeniyle biz özgür yaratıklarız. Hiç bir taş ya da hayvanın zevkine varamayacağı bir özgürlüktür bu. Hata olasılığı ve quantum kuramının açıkladığı gerçek bilinmezlik olmadan, insan özgürlüğü anlamsızdır.


Kuantum Belirsizliği

Bilgisev -- 21.12.2007 - 06:14

Kuantum belirsizliğini iyi tanımlamak gerekir. Belirsizliğin güncel hayattaki kavramını “rastlantı” sözünde buluyoruz. Evrende iki türlü rastlantı vardır.

1. Düzensiz rastlantılar. Bu tür rastlantıları bir kurala bağlamak mümkün olmamıştır ve ilerde bir kurala bağlanabilecekleri de şüphelidir.
2. Düzenli rastlantılar. Bunların bir kurala bağlı olarak ortaya çıktıkları saptanmış olan rastlantılardır.

Fizikçiler için “rastlantı” kavramı ancak düzenli ise araştırılmaya değer. Çünkü düzenli rastlantıların altında yatan daha temel kurallar vardır ve onların bulunup açığa çıkarılmaları gerekir. Örneğin meyve dalında olgulaşınca düşer. Ne zaman düşeceğini bilemeyiz. Çünkü düşüşünde bir düzen (kural) yoktur. Ama her olgunlaşan meyva düştüğüne göre bu rastlantısal yapının altında bir düzen vardır.
İşte, bu düzeni sağlayan kurallardan bir tanesi “Yerçekim Yasası” olup Newton tarafından ifade edilmiştir. Ancak yerçekim yasası meyvanın yere nasıl çekildiği ve hangi hızla yere düştüğü hakkında bize bilgi verir, neden düştüğü hakkında bilgi vermez. Çünkü “nasıl?” sorusuna yanıt aramak kolaydır ama “neden, niçin?” sorusuna yanıt bulmak çok zordur. Deminki örnekte olgunlaşan meyvenin “neden yere düştüğü” sorusu çok daha derin bir yasadan dolayıdır. Bu yasa da varlığın varlığını sürdürme yasası olarak ifade edilebilir. Yani, var olan bir nesne tümüyle yok olmaz. Ancak şekil değiştirir ve bir yolunu bulup varlığını sürdürür.

Kimyacı Lavoiser “Hiçbir şey yoktan var olmaz ve var olan hiçbir şey vardan yok olmaz” demişti. Bugünkü anlayışımıza göre “Her nesne enerjidir ve enerji yok olmayıp dönüşür”, diyebiliriz. Fizikçilerin araştırma alanına Enerjinin dönüşüm ortamı da diyebiliriz. Çünkü nesnelerin etkileşimleri incelenirken, aslında enerji türleri ve onların birbirlerine nasıl dönüştükleri incelenmektedir. Fizikçi bu incelemeyi de doğayı sorgulayarak ve aldığı yanıtları yorumlayarak sürdürür. Fizikçi yorumlarını tutarlı bir yapıya dönüştürmekle kalmaz, kurduğu yapıyı sürekli sorgulayarak yeni gözlem ve deneyler karşısındaki başarısını da sınar.


nedenselliğin ölçüsü

ümit -- 10.03.2008 - 09:51

ewet. mükemmellyet insanı buldu. ve sonuç dahada mükemmel olabilecek insan. meyve olgunlaşınca düşer. neden? çünkü olağan şartlarda en iyisi budur. etik kurallar gereği en inceldiği yerden kopmadır bu. belki biz bilemeyiz ama bunları hesaplayan bir beyin elmanın düşeceği tam zamanı söyleyebilirdi. demekki ilerisi bir zamanda bir olası şart var. o zaman ''zaman'' da yok olur.


TANRI fizikle bulunabilir mi?

nirvani -- 10.03.2008 - 11:30

Fizikçiyi bir "insanüstü" gibi sunmak çok anlamlı gelmiyor,bana...Ayrıca bir tür "kendin pişir-kendin ye!" tarzı makale asmak...CERN' de deney katılan bilim(?)adamlarının da aynı varoluş narsisizminde olduğunu düşünüyorum...

"Tanrı’nın mükemmel zihninde bile belirlenmemiş olan ani değişiklik olur,"demiş SONSUZ...

TANRI tüm olasılıkları biliyorsa,nasıl değişikliği bilmeyecek?...Ayrıca neden "bilme" fonksiyonuna sahip olsun?...

"Şüphesiz Allah, alemlerden müstağnidir."Ankebut-6...



Şüphesiz

sonsuz -- 10.03.2008 - 11:40

O bilendir, görendir.

Tabii bu deterministik bir evrende geçerli. Yarın, evrende iki kütlenin birbirini çekeceği bile olasılıklara bağlı bir evrende bilmek ve görmek mümkün müdür?

Yarın atacağımız taşın yere düşeceğini bile koskoca yerçekimi kanunu garantilemiş değildir.





Zamanı küresel modelde

nirvani -- 10.03.2008 - 11:46

Zamanı küresel modelde imgelersek,sorunumuz çözülebilir...Zihinin lineer algılama illüzyonun uzantısındayız..."Eşzamanlılık ve Kaos" dahi olasılıkta belirli bir yığılma alanına bakıyor...

Özeti TANRI'yı rahat bırakalım,diyorum...


Size Tanrı'nın son sözlerini getirdim.

xenix -- 10.03.2008 - 12:11

Verdiğim geçici rahatsızlıktan dolayı özür dilerim.

xenix: Heralde insanlığa son sözü bu olurdu.


Sonsuzun "son" sözü olabilir mi?...

nirvani -- 10.03.2008 - 12:13

Sonsuz olan "sonlu" birşey yaratır mı?...


Olur

xenix -- 10.03.2008 - 12:17

Neden olmasın, sonsuz olanın sonlu olana son sözü olabileceği gibi, sonsuz olanın sonsuza kadar susma istemide olabilir. Her iki durumda da sonsuzun son sözü mevcuttur.

Sonsuz olan "sonlu" bişey yaratamıyorsa sonsuz değildir zaten.

xenix


"Sonsuz" sadece bu sitede...

nirvani -- 10.03.2008 - 12:24

Termodinamik yasaları gereği sonlu hiçbir oluşum yok..."Sonluluk" bizim algımızda...Sonsuz olan,bizim "sonlu" gibi görünen alanımızda değil...Biz bilinçli varlıklarız,"O" değil...Ne yaptığını bilmiyor... :-)


iki hata

xenix -- 10.03.2008 - 12:30

Birincisi, bizim algımızda olan sonluluk değil sonsuzluktur. Evrende sonsuzluk yoktur. "Sonsuz" sadece bizim algımızdadır.

İkincisi, bizim bilinçli olduğumuzu sanmamızdan kaynaklı bir hatadır ki. Ben bile bir çok insana baktığımda bilinçten uzak olduklarını görüyorum. Bizden daha bilinçli bir varlıkta bizi bilinçsiz, otomatik canlılar olarak görecektir. O yüzden biz bilinçli varlıklarız derken, güçlü bir ego görüyorum sadece. :)

xenix


TANRI...en güçlü ego değil mi?

nirvani -- 10.03.2008 - 12:33

Veya bu sitede varolanlar?...Mail adreslerini "ödül" olarak veren TANRI kodları...


TANRI evrenle ilişkili midir?

nirvani -- 10.03.2008 - 12:35

"Şüphesiz Allah, alemlerden müstağnidir. ANKEBUT-6


İlişkili olmaması mümkün mü?

xenix -- 10.03.2008 - 12:40

Eğer Allah'ı kendi tanımlarımızla tanımlayacaksak bile, O'ndan ayrı bir evren düşünebilir misiniz? O'nun varlığı dışında bir gerçeklik var mıdır?


xenix


ALLAH'tan TANRI'ya...

nirvani -- 10.03.2008 - 12:46

"Şehidallahu ennehu la ilahe illa hu" 3/18..."Şehadet eder ALLAH kesinlikle,TANRI yoktur,ancak "O" vardır"...


Yeni Sonsuz Us
Sayfalar: 1 - 2 - 3 - 4 - 5 - 6 - 7 - 8 - 9 - 10 - 11 - 12 - 13 - 14 - 15 - 16 - 17 - 18 - 19 - 20 - 21 -