Yeni Sonsuz Us
Sayfalar: 1 - 2 - 3 - 4 - 5 - 6 - 7 - 8 - 9 - 10 - 11 - 12 - 13 - 14 - 15 - 16 - 17 - 18 - 19 - 20 - 21 -

Yaşamın anlamı nedir?

delete

Sizce yaşamın anlamı nedir? Neden varolmuşuz? Yaşamın sırrı var mıdır varsa nelerdir size göre? Fikirlerinizi paylaşırsanız sevinirim...


Ben

karia -- 09.12.2007 - 19:03

Yaratıcının, bilincinde olmak için varolunduğuna inananlardanım.


Peki...

narin -- 09.12.2007 - 19:24

O bilince sahip olmak bizi nereye götürecek sonucu , sonu ne olacak?


Nereye

karia -- 09.12.2007 - 19:39

gitmek istiyosak oraya götürecek.Hayattaki tercihlerimiz,yaşama şeklimize göre şekillenecek herşey.


Yaşamın anlamı

sonsuz -- 09.12.2007 - 20:24

http://www.sonsuz.us/node/205

şeklinde ilginç bir keşif vardı xenix ten.


Yaşamın anlamı

Bilgisev -- 10.12.2007 - 06:01

Yaşam deyince genel anlamda canlılık mı kastediliyor, yoksa insan yaşamı mı kastediliyor? Eğer genel anlamda yaşamdan söz ediliyorsa hemen diyeyim ki kendi başına anlamlı olamaz. Ancak insan ona bir anlam verebilir. Çünkü, anlam sözü "an", yani şimdi burada bu anda var olan kökünden türer. İnsan her an yaşamına az da olsa anlam vererek yaşar. İçgüdülerin tatmini de belli bir anda anlam kazanır.

Örneğin, aç olduğunuzda bir lokantanın önünde geçerseniz kapıdan size ulaşan kokular çok anlamlı olurlar. Hemen içerde lezzetli bir yemek piştiği sonucuna ulaşırsınız. Ama, tok iken aynı lokantanın önünden geçerseniz sizi kokular rahatsız eder. Demek ki, "anlam" her insanın kendi bulunduğu durum ve şarta göre, anlık bir yorumdur.

En büyük filozoflar dahi, bulundukları toplum şartlarının etkisi altında kalıp hayata anlam vermişlerdir. Örneğin, eski Yunan filozoflarının hepsi de asildi. Emirlerinde gündelik işleri yapan köleler vardı. Boş vakitleri çok, refah düzeyleri yüksekti. Bu şartlarda felsefe ürettiler. Eğer sabahtan akşama tarlada çalışmak zorunda kalsalardı acaba yaşama ne tür bir anlam verebilirlerdi?

Bugün dahi, yaşama genel bir anlam vermek pek mümkün değildir. Ama, her insan kendi yaşamında anlam bularak yaşamını sürdürür. Eğer siz yaşamınızı anlamsız bulursanız ya depresyona düşersiniz veya bulunduğunuz şartları değiştirmeye uğraşırsınız. Mutlu olmak için mutlaka yaşamınızda güzel ve yaşanmaya değer anlamlar bulun, veya üretin.


Karia'ya

Agnia -- 10.12.2007 - 08:19

Hayatınızda ne tür yaratıcılık örnekleri var?


Şimdi

karia -- 10.12.2007 - 08:52

yaratıcılık örneği mi Yaratıcının varlığına ilişkin örnekler mi ?Çünkü ben dinsel açıdan bakıyorum olaya.Eğer bu yöndeyse sorunuz en basit örnekle benim.


Merhaba :)

Agnia -- 10.12.2007 - 08:53

Hayır ben sizin ne tür yaratıcılık faaliyleri içinde olduğunuzu merak etmiştim.


merhaba

karia -- 10.12.2007 - 10:36

öncelikle ben yaratmak kelimesini inancım gereği kullanmıyorum.Şöyle söyleyeyim reklam alanında fikirlerim var,sosyal sorumluluk projeleri hazırlıyorum ama tabi bunlar şu anda sadece fikir aşamasında eğitimimi tamamladıktan sonra eyleme geçireceğim inşallah.Umarım bu sefer doğru anlamışımdır sizi:))


Tamam

Agnia -- 10.12.2007 - 12:16

Bunu sormuştum. Bazı şeyler için önceden proje şart oluyor tabi; ama gündelik hayatta her an yaptığımız şeylerde de yaratıcı olmak mümkün. Bazı insanlarda (özellikle orta yaşın üzerinde) erteleme bir sanat haline geliyor, bu tuzağa düşmemek lazım.


Yani...

narin -- 10.12.2007 - 12:42

Yaşamı anlamlandıracak olanda bizleriz demek istiyorsunuz sanırım.Yaşadığınız çevre,içinde bulunduğunuz durum,inançlarınız vs.ne olursa olsun yaşama biz anlam yüklediğimiz takdirde anlamlı olur!!
Ama ben şunu diyorum,yaşamı ara sokaklar olarak düşünürsek,her ara sokağın birleştiği bir ana cadde olmalıdır.Her sokağın İsmi,görüntüsü farklıdır ama bu sokakların birleştiği cadde tek bir cadde.Bu caddenin bir ismi olmalı.Yoksa bir bağlantı o sokaklar çıkmaz sokak olmaz mı?


Karia İnancınıza Saygım Var...

narin -- 10.12.2007 - 12:44

"YARATMAK"

1 . Allah, olmayan bir şeyi var etmek:
"Allah, mutlaka dünyayı kullarına sevdirmek için baharı yaratmış olacaktı!"- Ö. Seyfettin.
2 . (nsz), mecaz Zekâ, düşünce ve hayal gücünden yararlanarak o zamana kadar görülmeyen yeni bir şey ortaya koymak, yapmak:
"Bir cazibe yaratmak için ne yapmalı diye düşünüyorduk."- F. R. Atay.
3 . (nsz), mecaz Olmasına, ortaya çıkmasına yol açmak, sebep olmak:
"Bu haber sinirli bir hava yarattı. Yangın büyük tehlike yarattı."- .

Yani kelime cümle içirisindeki kullanımına göre anlam kazanır.Neyi kastederek söylediğinize bağlıdır .Yoksa "yaratmak" kelimesinin gerçek anlamı konusunda sizinle hemfirkirim.
(Bunu eleştirmek anlamında değil,gözden kaçmış olabileceğini düşünerek sadece bilgi amaçlı yazdım)


Neden

Agnia -- 10.12.2007 - 12:57

Yaşamı ara sokaklar olarak kabul etme ön koşulu neden?


Koşul değil...

narin -- 10.12.2007 - 13:18

İfade eksikliği olabilir sizin düşüncelerinize göre.Ben sadece düşüncelerimi ifade edebilme adına böyle bir benzetme yaptım herkesin yaşamı farklıdır'ı vurgulamak adına.


Anlam

sonsuz -- 10.12.2007 - 13:28

Bu konuda Bilgisev e katılıyorum. Herkes için yaşamın anlamı içinde bulunduğu şartlara göre değişir.
Benim kendi fikrimi sorarsanız, uzun süre önce yaşama veya ona dair şeylere anlam vermeyi bıraktım. Ben yaşamı anlamsızlığı ile seviyorum kimi zaman.


Hayatın Anlamı

xenix -- 10.12.2007 - 13:51

Hayatın anlamı yazısından bir alıntı,
"Hayat senin bakışınla anlam kazanır ; ya sadece bir noktayı görürsün, hayatın akıp gider sen farkına varmazsın... Ya da görebileceğin tüm güzelliklerin tam ortasında hayatı yaşarsın akıp giden zamanın anlam kazanir ...
"Hayatının anlamı senin bakışlarında gizli"


http://sonsuz.us/?q=node/294


Herşey bize bağlı...

narin -- 10.12.2007 - 13:54

Madem yaşama anlam verdiğimiz sürece anlamlı olur, bu bize bağlı,o zaman yaşamı anlamsız bulduğumuz zamanlarda da başka şeyleri suçlamamak lazım yine bizim anlamlandıramayışımızdan kaynaklanıyor.Bazende anlam verebilmek için bocalıyoruz.Ama evet yaşam herşeyiyle güzel.Anlamlandırınca daha güzel olsada anlam vermeye çalışmadan , isim koymadan ,olayları kendi akışı içerinde yaşamak kimi zaman daha keyifli yapıyor yaşamı.


Evet...

narin -- 10.12.2007 - 13:56

Bakmak ve görmek gibi...Nasıl bakarsan öyle görürsün...


Belkide

sonsuz -- 10.12.2007 - 13:58

Hayatın özünü görmemizi kaçırıyoruz, o nu anlamlandırmaya çalıştığımız için. Bir şeyi ne kadar tanımlarsanız, o kadar sınırlamış olursunuz aynı zamanda.


Verdiğiniz

karia -- 10.12.2007 - 16:07

bilgi için çok teşekkür ederim narin ama mecaz anlamda da kullanılmasını doğru bulmadığımdan öyle yazdım.Yazdığınız cümlelerde olduğu gibi oluşturmak anlamında kullanılır genelde yine de bana yanlış geldiğinden kullanmayı tercih etmiyorum.


Acaba?!

saron -- 10.12.2007 - 20:38

Hayattaki tercihleriniz yaşama şeklinize göremi belirlenecek, yoksa yaşama şekliniz hayattaki tercihlerinizdenmi etkilenecek!!


Peki

saron -- 10.12.2007 - 20:41

Yeni bir düşünce yada fikir oluşturmak hangi duruma giriyor!? Yaratma olmuyor mu? Her zaman şöyle denir, insan birşey yaratamaz doğada olanı bulur. Oysa ne yazı, ne elektronik cihazlar, ne başka bir sürü teknolojik alet, hatta matematik, felsefe gibi bazı düşünsel bilimlerin hiç biri doğada yoktur. Hepsi insan tarafından yaratılmıştır.


Ben

karia -- 10.12.2007 - 21:06

o cümlede araya virgül koydum yani iki ayrı şeyden bahsettim.


Evet

karia -- 10.12.2007 - 21:07

doğru dediğiniz de yaratmaya girdiğinden onu kullanmayı da doğru bulmadığımı belirttim zaten.Yaratmak yerine oluşturmayı kullanıyorum demedim dikkat ederseniz.


Bende

saron -- 10.12.2007 - 21:47

Bunun için bir soru sordum.


Peki

karia -- 10.12.2007 - 21:51

yaşama şeklim tercihlerimden etkilenecek.


Aynı zamanda

saron -- 10.12.2007 - 21:54

Tercihlerinizi oluşturan etkenlerde size dışardan gelen etkiler olacak. Bu tavuk yumurta gibi bir kısırdöngüye dayanıyor. Acaba ilk hangisi etkileniyor. Sanırım yaşanılan çevre, verilenler, öğretilenler daha etken seçimlerinizi belirlemenizde.


İlk

karia -- 10.12.2007 - 21:59

olarak tabi ki ailede verilenler ama daha sonra kendimiz belirleriz bu seçimleri o ona göre devam ettiririz yaşantımızı(benim için böyle)


Tarih nedir?

Bilgisev -- 14.12.2007 - 06:24

Hem bilim hem de felsefe görüngüler ilişkisine “inandırıcı bir anlam” verme gayretidir. Tarih de öyledir. Yazılı tarih ile olgular tarihini ayırmak gerekir. Çünkü olgular geçmişte kalmıştır ve onları geleceğe taşıyan yazılı tarihtir. Geçmiş olgulara inandırıcı bir anlam vermek için de onlara, renkli cam ardından bakar gibi, belli bir toplumun istekleri ve beklentileri doğrultusunda renklendirip yorumlamak gerekmektedir.

Yazılı tarihe “historia”, yazılı tarih öncesine ise “prehistoria” denir. Fakat sözcük anlamına bakıldığında historia sözü aynı zamanda hikaye veya masal da demektir. İngilizce tarih = history şeklinde yazılır. Bu sözcüğü Hı-story şeklinde ayırırsanız Hi sözünün okunuşu “hay” veya High = Yüksek olduğu ve “story” masal/hikaye olduğu göz önüne alınırsa hi-stroy = Yüksek masal anlamına gelmektedir.

Olayları, olguları ve nesneleri insanlar ya kendilerine göre yorumlarlar veya başkalarının yorumunu düşünmeden kabullenirler. Kendi yorumlarını getirebilen kişilere filozof veya bilim adamı diyoruz. Bu kişiler başkalarının varsaydıklarını kabullenmeden önce kendi akıl ve mantık süzgeçlerinden geçirirler. Önemli olan kendimize ait sandığımız düşüncelerin ne derece kendimize ait olduklarıdır. Birçok düşüncemiz bize toplum tarafından aktarılmış varsayımlar, ön kabuller ve örüntülerdir.


yaşamın anlamı

44_mavera_44 -- 22.06.2008 - 23:11

bence yaşamın anlamı geçmişe dönüp baktığımızda elde kalan artılar ve eksilerdir.tabi hayata yaşanılmaya değer bişeyler bulduksak ve bulduklarımızın değerlerini bildiksek.ki hayat insanın karşısına bi çok fırsatlar sunar ama insan oğlu bazen bakar körlerioynar.eğer biz elimize geçen minicik şeyleri mutlu olmak için kullanırsak anlamsızlaşan dünyada anlamlı bişeyler yapmış oluruz.hEr ŞeY göNlÜnüzce olsun.


yaşamın anlamı

ateist -- 28.07.2008 - 20:20

yaşamın anlamı diyalektiktir..yani en yalın haliyle belirlenemez.şöyleki kendinde şey olarak ele alınamaz..diyalektik derken şunu kastediyorum:annenize göre hayatınızın anlamı farklıdır,babanıza göre farklıdır,bakkal muttalip amcaya göre farklıdır,ülkenize göre farklıdır.ilişki içinde bulunduğunuz kavramlarla vardır kısacası.mesela ülken için yararlı şeyler yapıyorsundur ülken için,yaşamanın anlamı vardır ama sokaktaki sıradan bir vatandaş için yoktur çünkü alakanız yoktur onunla.haytınız en yakınlarınızla ilişki içinde bulunduğunuz kavramlarla(vatan,arkadaş,aile vs.) anlam kazanır.hayatın anlamı vardır ama sizin ilişki içinde bulunduğunuz kavramlarla sınırlıdır


Evet,

xenix -- 12.08.2008 - 21:55

Ne olabilirdi ki başka?

xenix


Yaratılış İlahisi

canu -- 21.09.2008 - 08:23

Başta ne Varlık vardı ne yokluk
Her yeri dolduran her yerde olan
Havada yoktu yukarıda göklerde
Nerede uçurumlar denizler

Başta ne ölümsüzlük vardı ne ölüm
Gecede olmazdı gündüzde
Başka bir şey yokken 0 Bir başına
Sonsuzlukta uçardı sessizce

Karanlıkla örtülüydü heryer
Başı sonu olmayan ışıksız gecede
Sıkılmış olmalı ki örtü içinde
Birden doğdu O parlayan güçle

Bu Bir Olandan çıktı önce
Bilginin tohumu olan sevgi
Varlığın kökü yokluk iken
Sevgiyi aradı durdu bilgi

(HİNT VEDASI-MÖ.500;www.historicalsense.com)


Bilgisev arkadaşımızı

Misafir -- 21.09.2008 - 18:43

Bilgisev arkadaşımızı kırmak gibi bir niyetim yok fakat "history" kelimesine yaklaşımı doğru değil.

Herşeyden önce ingilizce kök kelimeler için doğru bir kaynak değildir. İkincisi ingilizce, yazılış / okunuş farklılıkları ve yanlışları içindedir.

İngilizcedeki "Hi" kelimesi böyle yazılmasına karşın "HAY" okunur, "history" kelimesi ise "Haystori" okunmaz, "histori" okunur. Kelime yunanca köklüdür. Fransızcadan veya diğer latin dilleri olan Portekizce veya ispanyolcadan geçmiş gözükmektedir. Zira kendini büyük Britanya diye adlandıran ingilizler köklerini anakaradaki Bretagne ve Normandia'ya bağlarlar. Her iki kavim franklarla fransaya gelmiş got kavimleridir. İngilizce, norman - sakson - bretagne - latin ve kelt karışımı garip bir lisan olup ancak ms. 800 yıllarında bugünkü durumuna gelecek aşamaya gelmiştir. Sheakspear'in bu dile katkısı büyüktür.

Kelimenin etimolojik kökü için yunancaya bakmak gereklidir.

*The word history comes from Greek ἱστορία (historia)

http://en.wikipedia.org/wiki/History_(etymology)#Etymology

** histoire(fr) historia(port) historia(isp)


anlam yok

Misafir -- 05.02.2009 - 14:26

bu sözler konuşulanlar bile alamsız yaşıyoruz ama niyee??? yaşanan ve yaşanılanlar hep geçmişte kalıyo geçmişimize şöyle bi bakınca iyi veya kötü anılardan başka hiçbir şey yok önemli olan bugün bu gün nasıl olck nasıl geççek hadi dielim bugünümüzde kötü deil iyi geçti ama dediğim gbi geçio işte günlerrr bende ço şey yaşadım ama hepsi geride bugün elimde ne var ii ve kötü anılar sadece hatırlıyosn aynı şeyleri tekrar yaşayamıyosn hayatına birsürü insan girio kimi arkadaş kimi dost kimi kardeş kimi sevgili onlar bile bi zaman sonra gidiyolar dağılıyolar ya hayat şartları yüzünden yada artık bıkmaktan elimizde ne kalıo hiçbirşey gene yapayanlız kalıyoruz hayat denilen şey böyle olmamalı...


mutlaka bir anlam olmalı

rezan -- 12.03.2009 - 18:11

tüm yorumları okudum.uzun süredir benimde kafamı allak bullak eden bir konu.ama yorumlar beni tatmin etmedi.neden dogduk,niçin yaşıyoruz ve neden ölüyoruz.dinimiz açısından bakarsak,bana göre insana büyük bir haksızlık yapılmış.çünkü kendi istegimizle dünyaya gelmiyoruz,yaşamımız boyuncada birçok şeyi kendi isteklerimizle yapmıyoruz tabii çogunlukla bununda farkında degiliz ve isteyerek istegimiz dogrultusunda ölmüyoruz.sonra üstüne üstün cennet ve cehennem kavramı.eger allahınistedigi tarz bir insan olmasakda cehennem.bu haksızlık degilmi?
istegimlen var olmayayım ve bana verdigi beyinlen düşüneyim ve bana verdigi beyinlen bazı şeyleri kabul etmeyeyim diye cehenneme atılayım.ben bunu büyük bir haksızlık olarak gördügümden dinlere inanmıyorum.yalnız büyük bir gücün enerjinin yada allahın olduguna inanıyorum.yalnız biz insanlardan ne istedigini hala anlayamadım.ama mutlaka yaşamın tüm insanlar için geçerli bir anlamı olmalı.bir arkadaşın dedigi gibi mutlaka tüm sokaklar bir caddeye varmalı...işte o cadde ne


Biz

Zeitgeist -- 16.03.2009 - 12:33

Biz neyiz?

İnsan,
Erkek,
Kadın,
Avukat,
Canlı,
Çalışan,
Aktif,
Çürüyen organik madde?
Bitmez sanırsam biz neyizin cevabı.

Ama cevap tektir.
Biz olanız. Nasıl olduğumuzu bulsak da bulmasak da biz olanız.


Amacımız olduğumuz şeyi bulmaktır.


Ya da

xenix -- 17.03.2009 - 18:11

Hiçbişey olmadığımızı bulmaktır...

xenix: Olabilir mi?


insanın ve yaşamın

thessaloniki -- 12.09.2009 - 16:57

insanın ve yaşamın anlamı nedir?
αυτό που είναι μέσο ζωντανό και των ανθρώπων;
avto poi ena meso zontanw kai anthropwn?

Erdemli olmak örnegin mutluluk yaşamın temel amacıdır ve mutluluga ulaşmanın tek yolu erdemli biri olmaktan geçer bu düşünceye göre erdemli olmaksa ancak bilgi sahibi olmakla mümkündür insanın kendini geliştirmesi nirvanaya ulaşması insanın ve yaşamın en büyük evresi


olduğu gibi yanlış

deli -- 16.09.2009 - 12:24

olduğu gibi yanlış.ne mutlulukla erdem,ne erdemle bilgi,ne de nirvanayla bunların bir bağıntısı vardır.


Şimdiye kadar yaşamın

kutadgubilig -- 16.09.2009 - 13:43

Şimdiye kadar yaşamın amacına yönelik sorulara din dışında anlamlı bir cevap bulunamamıştır.

Din dışı öğretiler, popüler kültürün yaklaşımı şudur; Dünyaya bir kere geliyoruz, dolayısıyla bu Dünyadan alabilidiğince keyif al, ye, eğlen, hayatı dolu dolu yaşamaya çalış! Dünyayı sev, gül, eğlenmene bak..

Kısaca din dışı anlayışı yukardaki gibi özetleyebiliriz.

Bu anlayış bence çok yetersiz bir anlayıştır ve insanı yaradılış gayesi dışında yanlış istikamete götürür. Bu anlayışta neden doğduğumuz, kim tarafından bu dünyaya getirildiğimiz ve öldükten sonra ne olacağımız konusunda bir açıklama yoktur. Sadece doğduktan sonra ve ölüme kadar olan süre için bir açıklama vardır.

Din ise doğumdan önce ve ölümden sonrası için çok deyaylı açıklamalar yapmaktadır. Dünyanın, Evrenin ve insanın oluşumu hakkında da dinin, daha doğrusu İslam dininin görüşleri vardır ve şu ana kadar bilimle ters düşmüş değildir.

Sonuç olarak bence yaşamın anlamını araştırmada büyük ölçüde yine dine muhtacız. Din dışı açıklamalar son derece yetersiz kalmıştır.

Din bu dünyanın geçici bir yer olduğunu, insanın asıl sonsuz olarak yaşayacağı bir yaşam için, ara durak olduğunu söyler. Dünya sadece sonsuz olarak yaşanılacak öbür dünyadaki yaşamın için hazırlığın yapıldığı bir yerdir.

Bunun dışında bu Dünyaya kendi irademiz dışında geldiğimize göre ve doğumumuzdan önce ve sonrası konusunda bir irademiz olamayacağına göre, bir yaratıcının iradesine bağlıyız. Dini veya yaratıcıyı reddetmemiz bizi bu iradenin dışına çıkarmıyor. Doğumumuza ve ölümümüze müdahale edemiyoruz hiç bir zaman...

devamı var..




http://www.geocities.com/harikasozler/kutadgubilig.htm


Özet yanlış

xenix -- 16.09.2009 - 22:02

"Din dışı öğretiler, popüler kültürün yaklaşımı şudur; Dünyaya bir kere geliyoruz, dolayısıyla bu Dünyadan alabilidiğince keyif al, ye, eğlen, hayatı dolu dolu yaşamaya çalış! Dünyayı sev, gül, eğlenmene bak..

Kısaca din dışı anlayışı yukardaki gibi özetleyebiliriz."


Olur mu hocam ya?? Bu nasıl özet böyle. Bu nasıl zihniyet. Araya sıkıştırmışsın, eğlenmene bak ları falan??

xenix


sn xenix

toro -- 17.09.2009 - 08:56

özet doğru , hayatın merkezini dinde görenlerden daha farklı bir özet nasıl beklersin ?


Çin ve Din

oik0s -- 17.09.2009 - 10:02

Şimdiye kadar yaşamın amacına yönelik sorulara din dışında anlamlı bir cevap bulunamamıştır.

Demek öyle!

Peki şimdi Çin'deki 1 milyar 200 milyon kişiyi ne yapacağız?
Bu zavallı arkadaşlar hayatın anlamını bulamadan / bilemeden yaşıyorlar.

Eğer zahmet edip internetten bakarsanız: Çinde yaşayan 1 milyar 300 milyon kişiden sadece 100 milyonunun dindar (bir dine ve tanrıya inanan kesim) diğerlerinin Tanrıtanımaz olduğunu göreceksiniz.


Sn oikos benim yorumumun

kutadgubilig -- 17.09.2009 - 10:19

Sn oikos benim yorumumun insanların dine inanıp inanmamaları veya yaşayıp yaşamamaları ile bir ilgisi yok.

Ben yaşamın amacına yönelik insanların veya bilim adamlarının yapmış olduğu teorileri, açıklamaları söyledim.

Bilim adamları, bilim veya herhangi bir kurum, yaşamın anlamına yönelik bir açıklama yapmış değillerdir. Veya bununla ilgilenmemektedirler. Varsa bir açıklama okumak isterim.

Hayatın anlamıyla en çok ilgilenen benim görebildiğim kadarıyla dindir. Bu konuda Kuranda yüzlerce ayet ve Peygamberin hadislerinde yüzlerce hadis bulanabilir.

http://www.geocities.com/harikasozler/kutadgubilig.htm


garip

toro -- 17.09.2009 - 10:36

"Ben yaşamın amacına yönelik insanların veya bilim adamlarının yapmış olduğu teorileri, açıklamaları söyledim.

Bilim adamları, bilim veya herhangi bir kurum, yaşamın anlamına yönelik bir açıklama yapmış değillerdir. Veya bununla ilgilenmemektedirler. Varsa bir açıklama okumak isterim.

"


bu iki satır arasında bir çelişki var mı ben mi yanılıyorum ?


neymis haram/yasak olan?

ebubekir -- 17.09.2009 - 10:45

özetin özeti sudur;

1-Islam dinlerden bir DIN degildir
2-dinlerden bir DIN´i Islam ile mukayese etmek Vahyi bilmemektir

3-Islam hayatla ve insanla vardir ve hayatin 24 saatini kusatir uygulamasi kisinin tercihine birakilmistir(dileyen inansin,dileyen inkar etsin/khf/29)

4-DIN yani dinlerden herhangi bir din,hayati "dini hayat" ve "dünyevi hayat" olarak
parcalar ve DINi belli saatlere,belli günlere,belli haftalara,belli aylara ve belli merasimlere,ritüellere böler

5-DIN yani dinlerden herhangi bir DIN´in kutsallari ve dokunulmazlari vardir
6-Islam´in kutsallara ihtiyaci yoktur ve kutsallarin terk edilmesini sart kosar

7-Islam,mesru daire icinde(haram/helal)insana hayatin tüm lezzetlerinden istifade etmesine engel olmaz
8-DIN yani dinlerden herhangi bir din insana hayati dar eder,uyduruk günahlarla baski altinda tutar,dogmalariyla insani ikiyüzlü olmaya zorlar,kilisenin engizisyon zihiniyetinden farki yoktur,kaprisli insan üreterek bunalan insana bir pire icin
yorgan(Allah´i inkar)yaktirir..

-ey iman sahipleri!Allah´in size helal kildigi seylerin temiz ve güzel olanlarini HARAMLASTIRMAYIN..(maide/87)

-de ki;ne oldu size de Allah´in size RIZIK olarak indirdigi seylerden bir haram yaptiniz
bir de helal?
-de ki; Allah mi size izin verdi?
-yoksa Allah´a iftirami ediyorsunuz??..(yunus/59)

-ey insanlar!bugün ARZdaki nimetlerimden helal ve temiz olmak vsartiyla yiyin..(bakara/168)

-Allah´in size helal ve temiz olarak verdigi RIZIKklardan yiyin..(maide/88)

-bugün size bütün temiz nimetler helal kilindi..
-kendilerine kitap verilmis olanlarin yemekleri size helaldir
-sizin yemekleriniz deonlara helaldir..(maide5)

-Allah´in sizi RIZIKlandirdigi seylerden helal ve temiz olarak yeyin..(nahl/114)

-yalan düzerek Allah´a iftira etmek icin
-dilerinizin uydurma nitelemeleriyle
-su helaldir su haramdir demeyin
-yalan düzerek Allah´a iftira edenler kurtulamazlar..(nahl/116)

ARA durak da hazirlanirken sonsuz hayata,
uydurma günah/haram ve yasaklarla insani bunaltan/lar dönüp bir de Vahyi okusun..
aslinda Islam´da yasak bes elin parmagini gecmez,
ama yapay din veya benim tabirimle kirletilmis kültürün enkaz dinin de haramlardan,günahlardan,yasaklardan gecilmez,kitabin etrafina yaaasak duvarlari örülmüstür..

Islam,bir tren gibi,yüksek voltajli bir trafo veya cin gibi carpacak bir tehlikeli bir nesneye cevrilmis..
Qur´an,dokunulmasi tehlikeli
anlasilmasi cok zor
ulasilmasi imkansiz
"yüce" bir kitap olunca/oldurulunca gelsin yapay,uydurma kurallar, haramlar,yasaklar..

"dindisi denilen sey" iddiasinda olanlarin iddiasi zaten Islam disi..
slm.




sn kutadgı

toro -- 17.09.2009 - 10:45

eğer ilk satır doğru diyorasan soruyorum senin yazında hangi bilim adamının hangi teorisi var , yazının bilimsel olduğunu nasıl söylüyorsun


sn kutadgı

toro -- 17.09.2009 - 10:48

eğer ikici satır doğru diyorsan sana hiç birşey sormuyorum seni olduğun gibi kabul ediyorum


sn toro bir çelişki yok.

kutadgubilig -- 17.09.2009 - 10:50

sn toro bir çelişki yok. İlk paragrafta bir açıklama olduğu söylenmiyor. Varsa eğer demek isteniyor. Yani bu konuda var mı?

http://www.geocities.com/harikasozler/kutadgubilig.htm


yani ilk paragrafta ki bu

toro -- 17.09.2009 - 10:58

yani ilk paragrafta ki bu cümlede

"Ben yaşamın amacına yönelik insanların veya bilim adamlarının yapmış olduğu teorileri, açıklamaları söyledim.
"

" varsa eğer demek isteniyor"
diyorsunuz yani böyle anlıyorsunuz , inanın ki ben gerçekten böyle olduğunu anlayamadım halada anlayamıyorum ama siz öyle diyorsanız konuyu uzatmaya gerek yok


bana öyle geliyor ki bu

ixtlan -- 17.09.2009 - 12:14

bana öyle geliyor ki bu dünyadan sonra gidilecek bir dünya daha olduğu fikrine ve bu gidilecek dünyada yaşanacak olan hayatın sonsuz olan, aslolan hayat olduğu fikrine en az inananlar dindar(müslüman, hristiyan, musevi..farketmez) insanlar. yoksa neden asıl olan hayat, ahiret hayatı, bu dünyada yaşadığımız hayatın ceza ya da ödülüne dönüştürülür ki? asıl olan, sonsuz olan hayatın anlamını hangi din vermiş bilmek isterim? bu dünyanın ödülü ve cezası... eee sonra? sonsuza kadar ne yapacaz orada? ne anlamı var? yoksa alabilidiğince keyif alıp, yiyip,ahiret dünyasını sevip, gülüp, eğlenmemize mi bakacaz? eğer öyleyse bu anlam bana çok tanıdık geldi. ya size?


Yaşamın amacı

oik0s -- 17.09.2009 - 12:31

Yaşamın amacı için;

Ancak ve ancak kendi yaşamın için bir çıkarım yapabilir ve bunu söyleyebilirsin.

Bu kişiye özeldir.

Biri bir tekne için, diğeri bir oyuncak için, beriki iyi bir eş için, Deli de cennet için yaşar gider... Amaçsızca... Çinli'nin amacı ne?

Bu arada hangi bilim adamı hangi kanıtla neyi söylemiş? Kaynak alabilir miyiz?


Anlatamadım galiba. Bilim

kutadgubilig -- 17.09.2009 - 12:58

Anlatamadım galiba. Bilim adamları söylemiş demedim. söylememiş dedim! Bu konuyla ilgili bir araştırmaları yok. Onlar daha gözle görülür elle tutulur şeylerle meşgul oluyorlar. soyut şeylerle değil.

Din dışında bilimin, bilim adamlarının, insanoğlunun bu Dünyadaki yaşamının anlamı, bu Dünyaya neden geldiğimiz, neden yaşadığımız konusunda bir saptaması var mıdır? soru bu.

Öyle bireysel cevap olur mu? bilim toplum için yapılır. bireysel bilim olur mu? ampülü buldum, sadece benim olacak diyebilir misin? bilimin insanın yaşamının amacı hakkında bir teorisi yok mudur? bilim insanın neden yaşadığını söylüyor acaba? Bireysel olarak insanların arzuları, hayalleri, amaçları değil, genel olarak bilim insanların neden yaşadığı konusunda ne diyor?


http://www.geocities.com/harikasozler/kutadgubilig.htm


Arkadaşlar da diyor ki

sonsuz -- 17.09.2009 - 13:01

Bilim adamları söylememişse, bu satırlar kimin yorumu?

"Din dışı öğretiler, popüler kültürün yaklaşımı şudur; Dünyaya bir kere geliyoruz, dolayısıyla bu Dünyadan alabilidiğince keyif al, ye, eğlen, hayatı dolu dolu yaşamaya çalış! Dünyayı sev, gül, eğlenmene bak..

Kısaca din dışı anlayışı yukardaki gibi özetleyebiliriz."


Bilim adamlarının mı sizin mi?





Sn sonsuz alıntı yapmış

kutadgubilig -- 17.09.2009 - 13:22

Sn sonsuz alıntı yapmış olduğunuz görüş popüler Dünya kültürünün ürünüdür. Onu belirtmişim zaten. Bilimin görüşüdür demedim yazıda.

Ama sonuçta bilimin ve son teknolojinin sonucunda insanoğlunun din dışı açıklaması aşağı yukarı bu satırlardaki gibidir.

Bu anlayışta insanın Dünyaya neden geldiği sorgulanmaz, ölümden sonra ne yapacağı da sorgulanmaz. Sadece cola reklamlarındaki gibi, anı yaşa felsefesi hakimdir. Yani kısaca bu Dünyaya herkes bir kez geliyor, bundan dolayı insan Dünyadan azami derecede tat almalı, neşeli olmalı, dünyanın zevkine varmalıdır.

Oysa Dünyadaki yaşam amacımızı bu kadar basit olarak ele alamayız. Bu açıklamalarda insanın Dünyadaki yaşam amacı ve neden yaşadığı ve yaşam öncesi ve sonrası ile ilgili bir youm yoktur. Sadece anı yaşa ve gerisini ve ilerisini düşünme mantığı hakimdir. Sorgulama yoktur bu anlayışta.

Oysa bilim demek, sorgulamak demektir. Herşeyi sorgulayan, Tanrıyı bile sorgulayan bilim insanın yaşamı konusunda neden bir sorgulama gereği duyumuyor ben onu anlamıyorum!


http://www.geocities.com/harikasozler/kutadgubilig.htm


Gene vah vah:) Arkadaşlar

oik0s -- 17.09.2009 - 13:23

Gene vah vah:)
Arkadaşlar diskoya giderken seni almıyorlar galiba...


sn oikos

toro -- 17.09.2009 - 13:55

siz neden hala kutadgunun yazırlarına sinirleniyorsunuz ki . kutadgu arkadaş dünya görüşü belli olan bir arkadaş ve bunun içinde yazdığı şeyler oldukça doğal şeyler. Bütün bunları şunun için söylüyorum bu tartışmalarda öyle bir an oluyor ki kutadgu arkadaş içerik açısından olmasada tavır açısından haklı kılınabiliyor yani olan konuya oluyor . (belkide kutadgu arkadaş bunu fark etmiştir de ona göre oynuyordur)


Toro

oik0s -- 17.09.2009 - 14:01

Sinirlendiğimi nereden çıkardın?
Felekten eğleniyoruz burada...Hani sen eğlenmiyorsan bilemem:)

Diskodan insan manzaraları ve içki mesela... Kubi süper yazmış:) Kutlarım....


Valla size garip gelecek ama

kutadgubilig -- 17.09.2009 - 14:08

Valla size garip gelecek ama ben diskoda dansedenlerin nasıl eğlendiklerini hala kavrayamadım.

Bu yaz da gittim diskoya. Bir kaç defa hem de. Ayakta zıplayarak, tepinerek nasıl mutlu olunacağını bir türlü keşfedemedim! Benim eğlence anlayışım zayıf sanırım. Yardımcı olursanız sevinirim.

Daha sonra anladım ki meğer içki alınmadan olmuyormuş! Yani alkol almadan tepinmeden de bir zevk alamıyorsun. Kuru kuruya olmuyor. Ne zaman alkol alıyorsun, o zaman işte havalara uçmak, coşmak geliyor içinden. O zaman dansetmenin zevkine varıyorsun!

Kendim alkol almadığım için diskoda dansdan pek zevk alamadım. demekki dedim bu iş alkolsüz olmuyor. Demeki asıl insana zevki veren alkol, dans işin bahanesiymiş!

Ama beni daha da üzen ve tiksindiren de gittiğim bar ve diskonun da bütün bu dans, müzik ve eğlenceleri sadece daha çok içki satmak(para kazanmak)için düzenlemiş olmalarını görmemdi. Yani dans ve müzik her türlü içkinin (alkolsüz de olabilir), içki de, paranın çerezi gibiydiler. Yani dans etmenin bir eğlencesi, zevki yoktu tek başına aslında! Sadece içki içince içgüdüsel olarak insanın havalara zıplamak, coşmak geliyor içinden, kendini kaybediyor çünkü. İçki de sonuçta para tuzağı.

Diskoda çalışan kız ve erkekler tezgahların üstüne çıkıp dansederek diskoya gelenleri daha çok içki satın almaları için gaza getiriyorlardı. 1 sex on the beach 80-100 kağıt. Sonuçta hepsi para tuzağı. İçtikçe daha çok mutlu oluyordun, mutlu! oldukça daha çok içmek istiyordun, daha çok içtikçe disko daha çok para kazanıyordu! ve bunun adı da eğlence oluyordu.

Artık kusan mı ararsın, böğüren mi, leş gibi kokan mı? yere yığılan mı? Ondan sonra öğleye kadar başı ağrıyarak ölü gibi uyuyan mı.. Peki bütün bunlar bir eğlence olabilir mi?




http://www.geocities.com/harikasozler/kutadgubilig.htm


oikos

toro -- 17.09.2009 - 14:08

sana katılıyorum kutadgunun yazıları eğlenceli yazılar :)


Bir cevap aramak yerine hep

roc -- 17.09.2009 - 17:08

Bir cevap aramak yerine hep bu soruyu sormak...yaşamın amacı:yaşama anlam katma çabasıdır.Yaşama amacını düşündükçe ve verdiğin cevaplar değiştikçe düşüncelerinde değişiyor ve davranışlarında ve ideallerin ve hayatımın tamamı derken hayatın senin için ne anlama geldiğini içinde bulunduğun durumdan anlayıveriyorsun. ^^


Kutadgu

xenix -- 17.09.2009 - 17:12

Diskonun kapısında durup çıkanlara sorsaydın içerde kaç tane ateist, zen budist, budist, agnostik, vs varmış? Böylece bilimsel bir araştırma yapmış olurdun. Bence %99 u müslüman çıkardı kesin. Olmadı hristiyan falan.

Birde dans etmeye falan tuhaf bakmışsınya. Uzaydan zeki bir canlı dünyayı seyrediyor olsa, düğünlerde göbek atıp bel kıvıran insanlarla diskolarda ki zıplayan insanlar arasında bir fark görmezdi heralde. Sen şimdi kültürümüz olan düğünlerde halay çekmeyi, göbek atmayı, bel kıvırmayı ve milyonlarca Türk'ün geleneksel eğlencelerine anlam veremiyor musun?

Nerede yaşıyosun hocam? Dans sadece diskoda mı yapılır sanıyorsun?

xenix


dansın doğuşu

deli -- 17.09.2009 - 18:39

dansın doğuşu.ali rıza abinin anlattığına göre insanlaar çoook çoook eskiden avlanırken.avladıkları hayvanların etlerini yemeden önce onlara olan saygılarından dolayı onları taklit eden hareketler yaparlarmış.gel zaman git zaman geyiktir,attır,eşektir (gerçi son ikisi sucuklarda bu zamanlarda yenen hayvanlar sınıfından) taklit yapa yapa bu bir çeşit ritüel haline gelmiş.olay bitmemiş.bakmış ki insanlar doğaya,hayvanlar bir birini etkilemek için kıçını başını (editör silip düzeltebilir- orasını burasını) oynatıyor.insanlarda başlamış oynatmaya.once erkekler oynamış kadınları etkilemek için.sonra kadınlar oynamış.şimdi hem erkek hem kadın oynuyor bir arada.amaç?bilene bir sıkımlık diş macunu hediye.


Xenix yazdıklarına bir

kutadgubilig -- 18.09.2009 - 05:33

Xenix yazdıklarına bir itirazım yok. Sen de haklısın.

@deli sen de haklısın kardeşim.

http://www.geocities.com/harikasozler/kutadgubilig.htm


yaratılış amacı

godlike -- 29.09.2009 - 00:06

isim hafızam biraz zayıftır kusura bakmayın iki arkadaşın adını unuttum.birbirleri ile tartışıyorlardı(tartışma en güsel bulduğum kavramdır bir düşüncenin gelişmesi için gerekli tek şeydir hegelin diyalektiği gibi) yanlış bulduğum şeyse birbirlerini yanlış anlamaları veya kendilerini ifade edememeleri.wittgenstein bir kez daha haklı çıktı:D bütün felsefik problemler dilin yanlış kullanılmasından doğar der wittgenstein.ufak bir analiz yaparak problemi çözelim.ilk olarak din dışında mantıklı bir açıklama getirilmemiş diyen arkadaşıma hak veriyorum.çünkü bilim var olanı somut ve isbatlanabileni ve evrenseli konu alır.bu durumda tanrı ruh ölüm sonrası vs gibi konuları ele almasını bekleyemeyiz bu yüzden bilimden bi cevap beklemek doğru olamaz.öte yandan dier arkadaşımızın sadece tek bir hayat olduğunda yiyip içip yatacaz anı yaşayacaz mantığına karşı çıkmasınıda mantıklı buluyorum.eğer felsefedeki haz ahlakı genel geçer olsaydı herkes kendi mutluluğu için yaşayacak ve düzen kavramı oluşmayacaktı çünkü hak verirseniz bazen düzen bizim çıkarlarımızla çakışır.aranızdaki bu problemin analizini yaptığımıza göre hayatın anlamına dönelim isterseniz.mantıksal olarak sadece hayata bakarak bir anlam çıkardığımızda(doğumdan öncesini ve ölüm sonrasını kesip atarsak) vereceğimiz cevap: ahlaklı(kime göre problemini beraberinde getirir)çevresi tarafından sewilen,bilgi erdemine ulaşmış(yanılmıyorsam sokratın sözüydü saat çok geç olduğu için aklıma gelmiyor) ve dünyada kendine bir amaç edinip o amaç doğrultusunda gidendir.yani örneklemek gerekirse ben hayata geldim ve öleceğim tamam ama hayatta ne yapmalıyım bu bir kere olan bir şey deriz ve hayatta ilk önce (hayatın bi amacı olduğunu kabul edersek)amacın ne olduğunu sorgularız(tanıdık geldi dimi :D)ve insan davranışlarının sınırlarını çizeriz insanlarla iletişim kurmak belli davranış temalarına sahip olmak(siz ahlak diyin yada bilgiyle birleştirip ahlaki erdem)ilk insanlar için hayatın amacı hayatta kalıp üremektir.daha sonra insanlar sosyal bir canlı olmayı öğrendiğinde bu iki eylem görece basit bir hal aldığında(yani bir işin ve evin varsa yuvada kurmuşsan) hedefin topluma yararlı çevresiyle uyum içinde bir insan olmaktır.(dinin dışında başka bundan daha başka bir açıklaması olan varsa her şekilde bilgi alış verişine açığım.benim gözlemlediğim kadar budur.çünkü insanlar ilk kendisi ayakta kalmak için yaşar bunu başardığında toplum olarak ayakta kalmak için yaşar.hayatın amacı hayatta kalmaktır ve bunun için bazı kurallar benimsemiştir bu kurallara uyan uyum içinde yaşar uymayanlar dışlanır veya cezalandırır bu toplumun var oluş politikasıdır.(mesela bir katili ele alalım ve hayat amacının diğer insanları öldürmek olduğunu söylediğini varsayalım sizce kabul edebilinir bişi mi bu? hayır toplum tarafından yok edilirsiniz.özetle hayatın amacı ilk olarak var olmak daha sonra toplumca var olmaktır.dinsel olarak bakınca durum temelde buna yakındır ama biraz değişir.dinsel olarak bakınca olaya yaratıldığının ve ölünce cennet ve cehennem ile sınanacağının bilgisi vardır.bu yüzden tanrının emir ve buyruklarını yerine getirmektir amaç.her ikisi tanıdık geldi demi kurallar bütünü :Dbu ikisindede çelişen mantıksız bişi yoktur dinde doğruyu güseli emreder insanların var olmak için koyduğu kurallarda.peki mantıksal olarak analiz yapıp amacımızı belirleyelim.ikiside kurallar bütünü olduğuna göre bir tercih yapmalıyız bilimsel olarak sınayamayız onun için mantıksal diyorum.birinde kurallara uyup sonra yok olup gideceğim diğerinde ise kurallara uyup ödüllendirileceğim.siz olsanız hangisini seçerdiniz :D burada akıldan öte hissiyat devreye giriyo.aklımı herşeyin üstünde tutan biri olarak kuantum fiziğini araştırmanızı tavsiye ederim.gerek heisenberg belirsizlik ilkesinin gerekse lorentz sabiti olan ışık hızı sabitinin bizim bilgimizi sınırlı tuttuğunu düşünmekteyim.ışık hızından hızlı giden canlılar olabilir.bizim onları gözlemleyemediğimiz olmadıkları anlamına gelmez.ister adına ufo diyin ister cin,peri ama bir gerçek varki bu koskoca evrende yanlız olmadığımız.zaten din bunu çok güsel açıklıyor tanrının bütün sıfatlarından belli ölçüde taşıyoruz örneğin görmek özelliğinin bir bölümünü bilmek özelliğinin bir bölümünü(belirsizlik ilkesi) yani işin içine bilimi ve hissiyatı katınca bir yaratıcının olduğunu ve yaratılmış olduğumuz fikri kuvvetleniyor.kuantum fiziğinde standart modelde 4 kuvvet vardır ve bu dört kuvvet milim oynasa tek bir atom meydana gelmes ve atom yoksa hiç bir şey yoktur.bir dizayner olmadan rastlantısal olarak bunların meydana gelme fikriyle bunu birinin yapma fikrini karşılaştırdığımda ikincisi ağır basıyor.bi arkadaş örnek vermiş çinin bilmem kaç milyar nufusu var sadece çok az bi miktarı inanıyor diye (burdada anlatım ifade hatası var.inanmak insanın içindeki temel güdülerden biridir.ilk insanlardan bu yapa hep bir şeye inanılmıştır kimisi ateşe kimisi göğe kimisi güneşe kimisi kendi yaptığı puta kimisi köpeğe kimisi maymuna kimisi ineğe kimisi kendine kimisi şeytana kimisi bilmemneye ben yazmakla bitiremedim bak :D kimiside tanrının olmadığına İNANMIŞTIR:D yani insanın en temel güdülerinden biridir.inanmak.bi arkadaş çok güsel sorular sormuş beni niye yaratmış tanrı haksızlık değil mi ?diye çok güsel sorular.aynılarını bende sormuştum önceleri.öncelikle muazzam düzendeki evrene dikkat çekicem bütün maddeler birbirini tanır ona göre davranır.hayvanlar korku ve açlık haricinde birbirlerine saldırmaz(ha bide dişisini etkilemeyi unuttum :D)herşey bir eko sistemle işler.hem fikirizdir inş :D.ama bu düzeni istediği gibi boza bilen veya düzelten bir tek biz varız ve bu davranışlarımızın sorumluluğunuda cennet ve cehennemde ödememiz gerekir dimi.peki hala niye yaratıldık ona bir cevap vermedik dimi. tamam tanrının dilinden cevap vereyim size BEN GİZLİ BİR HAZİNEYDİM BİLİNMEK İSTEDİM!!! bu kuranda geçen şekli.yok şeytanla iddaya girmişler adem elmayı yemiş hop dünyaya gelmişiz bu bizim aklımıza uydurulmaya çalışılmış hikaye bana göre esas neden farklı.tabi bu farkı bilemiyeceğimizi şöyle açıklayım peygamberimize soruyolar.ya allahın kulu ve elçisi allah evrende tek iken ne yapıyor ne işle meşguldu?(yani sormak istediği yaratıcı hiç bir şeyi yaratmadan önce ne iş yapıyordu?cevap enteresan BEN ALLAHIN BANA ÖĞRETTİKLERİ VE GÖSTERDİKLERİ KADARINI BİLEBİLİRİM!!! yani heisenberg belirsizlik ilkesi nasıl bu doğada bilgimizi sınırlı tutuyorsa allahta bilgimizi sınırlı tutuyor(allahın bütün sıfatları bizde var ama sadece bir miktarı)ve wittgenstein ile başladım onla bitireyim.mantıkçı pozitivizmin babasıda tanrıya inananlardan.ona soruyorlar mantıkçı pozitivistsin allaha niye inanıyorsun diye.cevap süper TANRI DİL İLE AÇIKLANAMAYANDIR.DİL İLE AÇIKLANAMAYAN VAR OLMAYAN ANLAMINA GELMEZ VE ÜZERİNDE KONUŞULAMAYAN KONULARDA SUSULMALI!!! adım erhan küçüksucu isbatımı yeterli bulmayan tutarsızlıklar içerdiğini düşünen benimle irtibata geçebilir.birlikte tartışarak belki gizem perdesini aralıya biliriz.benim düşünerek ve okuyarak gelebildiğim nokta bu her türlü görüşe açık birisiyimdir.örnek vermek gerekirse tanrıya inanan biri olaraktan nietsche hayranıyım :D


Yaşam insanın kendine

Yabancı -- 29.11.2009 - 01:04

Yaşam insanın kendine kattığı değerlerin nesnelleştiği bir pratik alanıdır. İnsan varoluşsal ve doğal olan boşluğunun içine ne koyarsa ya da neleri koyarsa onun için artık yaşamın anlamı heybesine koydukları doğrultusunda davranmak ve yaşama bu anlamda müdahale de bulunmaktır. İnsan yıkıcı müdahale etmeden yaşamasını beceremeyen tek canlıdır gezegendeki. Bunu en çok yansıtanlar da kitaplı dinlerin savunucularıdır. O nedenle yaşamın fazla da bir anlamı yoktur. Kendine huzurlu 'an' lar yaratırsa insan, olabildiğince anlamlı kılmış olur yaşamını. Ama buda zordur çünkü zekası ve aklı olduğu halde sağlıklı ilişki kuramayan tek canlı da insandır. Yine istisnalar kaideyi değiştirmez ilkesine göre düşünülmesi gerektiğini vurgulamak ihtiyacındayım.


anlam..

gamaro -- 30.11.2009 - 10:48

Yaşamın anlamı var mıdır..

Peki DNA'nın bir anlamı var mıdır..
Apopitozis'in (programlı hücre ölümü)bir anlamı var mıdır..
Yara iyileşmesinin ve doku tamir mekanizmalarının bir anlamı var mıdır..
Mutasyonların bir anlamı var mıdır..
biyokimyasal süreçlerin,karbonhidrat metobolizmasının, glikoz-6-fosfat dehidrogenaz enziminin bir anlamı var mıdır..
Karbon iskeletinin bir anlamı var mıdır..
hidrojen ve helyumun bir anlamı var mıdır..

kütle çekiminin bir anlamı var mıdır..
karadeliklerin bir anlamı var mıdır..
ışık hızının bir anlamı var mıdır..
evrenin anlamı var mıdır..
insanın anlamı var mıdır..

anlamlandırmak isim vermek gibidir..verirseniz olur



oluuurr :)

cellin -- 30.11.2009 - 11:21

Siz nasıl isterseniz öyle olur. Hatta anlamsızlaştırmak daha da kolay olur. Ayy! Ne güzel hiç bir şeyin anlamı yok laylay lom yapacaksanız buyrun . Haa , şöylede yapabiliriz hayatı: Bas bas paraları leylaya bi dahamı gelecez dünyayaa. Ya da felsefeler yapalım en derininden , bizim için çok anlamlı olsun, başkaları için ne olursa olsun :))
Bizi iyi hissetirecekse eğer, olan olmayan herşeyin anlamı olsun , yada bırakalım dağınık kalsın. Bana kalırsa eğeeerr; Can Yücel'in dediği gibi "ne olursa olsun illa da sağlık olsun" ;)


Hayatın anlamı ve hayata

Camael -- 30.11.2009 - 11:57

Anlamı biz yükleriz hayata ve biz yaşarız yüklediğimiz anlamla! Anlamı yaratan da yaşayan da biziz. Bizim anlamlarımız ise bizim gerçeğimiz. Anlamlarımız kadar var oluruz ve anlamlarımız kadar hayat buluruz. Biz yaşattığımız anlamların hayat bulan ruhuyuz. Biz su gibiyiz. Akar gideriz. Akışta kolaylık, kendimizi gerçeğimizin özüne tam bir ruh teslimiyeti içerisinde salıvermekle olur. Kendimize en büyük direnç biziz. Kendimize direnmemeliyiz. Kendimizi sevmeli ve kendimizle bir olabilmeliyiz. Niçin yaşamayı erteliyor ve yaşamamayı seçiyoruz? Niçin olmadan, olmuş gibi davranıyoruz? Niçin sorularımızın ve sorunlarımızın gerçekten sahibi ve takipçisi değiliz? Niçin her bulduğumuz anlamı sonra kendi ellerimizle yok ediyoruz? Niçin alışkanlıklarımızın ellerimize vurduğu kelepçeyi göremiyoruz?
Niçin en sıcacık sevgileri bulmuş iken yine korkularımızı seçiyoruz? Niçin kurtulmak istemiyoruz? Niçin varlığımızın gerçek değerini göremiyoruz? Niçin bu kadar kendimize yabancı ve niçin gerçeğe bu kadar asiyiz? Niçin gerçekten samimi olamıyoruz? Niçin kendimizi kandırıyoruz? Ve niçin oyun oynuyoruz? Zannedenler bilmezler. Bilenlerin ise zannetmeye ihtiyaçları yoktur. Zannedenler göremezler çünkü onlar bilmediklerini bilmek değil sadece sıkıca sarıldıkları zanlarını devam ettirmek isterler… Zannetmek eksikliktir, bilmek ise eksik olduğunu kavramak! Zanlılar başka bilgileri kavrayamaz ve anlayamazlar. Onlar kendi yanılgılarında avunurlar.


Evet,aynen öyle..biz nasıl

gamaro -- 30.11.2009 - 17:39

Evet,aynen öyle..biz nasıl istersek öyle olur..

İnsan isimlendirdiği herşeyi aynı zamanda anlamlandırır.Farkında olduğunun farkında olan tek canlı olarak bunu yapmaması zaten olasılık dışıdır.Çünkü böylesi bir bilinçli farkındalık düzeyinde "anlamsız" kalmak, doğanın homo sapiense savurduğu bir küfür gibi algılanır, sen de adam mısın ulan..

"Anlam" bu bakımdan zorluklarla mücadele etme ve varolma sürecini kolaylaştırır.İnsan kendi yaşamının bileşenlerini anlamlandırarak maruz kaldığı stres katsayısını küçültür.Hayatı kendisi için daha katlanılır kılar.Herşey strese karşı bir savunma mekanizmasıdır.Aksi halde yaşama ait streslerin toplamı, yaşamı insan için taşınmaya katlanılamayacak oranda ağırlaştırır.

Hayatın bir anlamı var mıdır?..Elbette vardır, zaten her zaman da olmuştur.İnsan anlamı her daim yaratır,çünkü ona muhtaçtır.Hatta bulduğu anlamı bile anlamlandırır.Onun bize sağlayacağı faydadan, yapımızla olan uyumundan, doğadaki karşılığından falan bahseder, anlamı gerekçelendirir..Farklı gerekçeler, farklı anlamlar, farklı faydalar, daha başka anlamlar, böyle sürüp gider, anlam da çeşitlenip başkalaşır..

Hani şu tipsiz ve çelimsiz iş adamını kafalamak için, adamın sözüm ona George Clooney'e nasıl da benzediğini iddea ettikleri bir sahne vardı organize işler filminde. Ama bu imkansız benzetmenin kokusu çıkmaya başlar gibi olunca ne demişti bu kez Yılmaz Erdoğan; "İşte ben de bu özelliğini seviyorum bu adamın..Benzetiyor!..Evet benzetiyor.. sen benzetmiyorsun, ben benzetmiyorum, ama adam benzetiyor işte kardeşim, o da ayrı bir yetenek!"

(İnsan da bunu gibidir...Anlam dediğin şeyi kedi bulmaz, köpek bulmaz, koyun keçi, börtü böcük bulmaz, ama insan bulur işte kardeşim, o da ayrı bir yetenektir..)

Ama tüm bunların ötesinde,doğanın ve yaşamın, hatta kainatın kendi özünde gizli veya açık bir anlam taşıyıp taşımadığı sorusu ise ayrı bir sorudur.Bu ayrımın iyi yapılması gerekir.

DİP NOT:
"Zan" üzerine fazlaca olumsuz konuşmayı doğru bulmuyorum.Bilinmeyen hiçbirşeyin kalmayacağı nokta, sonsuzda sıfırlanacak bir eğrinin ekseni kestiği nokta gibidir..Oraya varana kadar da her zaman sadece zan düzeyinde kalacak unsurlarımız olacaktır.




birisi söylemişti daha

gamaro -- 30.11.2009 - 17:49

birisi söylemişti daha önce sanırım..milyarlarca galaksi,trilyonlarca yıldız.. ve bizler, yüz küsür milyar ışık yıllık bir sonsuzlukta "anlam" arayan şizoid varlıklarız..


Ama cevap tektir. Biz

aron -- 03.12.2009 - 17:07

Ama cevap tektir.
Biz olanız. Nasıl olduğumuzu bulsak da bulmasak da biz olanız.

Amacımız olduğumuz şeyi bulmaktır.


Al sepetten bir zırva...
Neymiş; biz olanız.. Nasıl olduğumuzu bulsak da bulmasak da VE;
Amaç olduğu şeyi bulmakmış...
Yahu, kişi kendi yazdığını,kendi çürütürmü nasıl olduğunu bulsada,bulmasada biz olanız yaz,sonrasında "OLDUĞUN ŞEYİ BULMAYA ÇALIŞ"...
Haydi oradan, kendi absürd düşünceni,kendine sakla ve ilkel çorba masalına takıl belki maden bulursun.


^^Olan şey biziz evet, ama

roc -- 03.12.2009 - 22:09

^^Olan şey biziz evet, ama biz neyiz? cümlede aranılan şey odur.Evet belkide kişinin kendinde bulacağı şey altın madeni gibi değerlidir.ama bası insanlara varki kendinde olanı bulmamalı çünkü bulduğu şeylerden hoşnut kalmayabilir..


Al sepetten bir zırva, çek

gamaro -- 03.12.2009 - 22:24

Al sepetten bir zırva, çek oradan bi ilkel çorba-:)

vallahi çok güldüm, Sonsuz us'u seviyorum,herkese iyi geceler..


Yinede zihin çok kurnazdır

aron -- 03.12.2009 - 23:29

Yinede zihin çok kurnazdır ve 'mekanik yineleme' hastalığı vardır.

Dikkat etmeli..


Şimdi; zihin kurnaz ama "MEKANİK" değil...
Bu itibarla; bu nasıl bir mekanik bir "ZİHİN" ki yineleme hastalığına tutulmuş...

MEKANİK NEDİR;
1- Kuvvetlerin maddeler ve hareketler üzerine etkisini inceleyen fizik dalı.

2- Denge veya hareket kurallarıyla ilgili.

3- Makine ile yapılan.

4- Düşünmeden yapılan.

5- 1- Devim ve denge yasalarını, devindirici güçleri, makinelerin devim ve dirençlerim inceleyen bilim. 2- Bu bilime ilişkin

Ne imiş.. Mekanik.


Biz

aron -- 03.12.2009 - 23:37

Biz neyiz?

İnsan,
Erkek,
Kadın,
Avukat,
Canlı,
Çalışan,
Aktif,
Çürüyen organik madde?
Bitmez sanırsam biz neyizin cevabı.


Biz neyiz;
Aktif;Etkin, canlı, hareketli, çalışkan.
Aynı zamanda Erkek ve Kadın olarakta Avukat olabiliriz..
Yukardaki alıntıdaki bir kaç örneği yanlız Aktif olarakta yazabilecekken Canlı,Çalışan,Aktif yazıp kelime bolluğuda yapabilen bir varlığız.
Aynı zamanda "ÖLDÜ" isek çürüyebilirizde...
Ve; bitmez bu masal.


Mekanik

xenix -- 04.12.2009 - 06:04

Bence güzel nokta.

"4- Düşünmeden yapılan."


Bütün davranışların düşünerek yapıldığını iddia etmek heralde "düşünmeden" konuşmak olurdu. Mesela ben merdivenleri çok mekanik bir şekilde çıkarım. Hiç düşünmeden.

xenix


Düşünme(den)

aron -- 04.12.2009 - 12:02

İlk merdiven çıkışınızı hatırlıyormusunuz..
Sonrasında olan (merdiven çıkma) "mekanikmi" yoksa;

" Denge veya hareket kurallarıyla ilgili."
mi..
Ne dersin.


İnsan davranışları

xenix -- 05.12.2009 - 00:37

Kabul etseniz de etmeseniz de, insan davranışlarının çoğu mekaniktir. Düşünmeden yapılır. Alışkanlıklar da bunlara dahildir. Size öğretildiği şekilde çoğu zaman düşünmeden (düşünemeden) yaşar gidersiniz.

xenix


Alışkanlık

aron -- 05.12.2009 - 01:53

İnsan davranışları Ana karnından itibaren bilinçlenme ve bu bilinçlenmenin (buna öğreti,alıştırma,terbiye vs vs denebilir)
getirdiği alışkanlıkların ve fıtratının ona verdiği özelliklerin
gelişimidir,buna bazıları mekanik diyebilir o zaman mekanik olan
bir şey determinist lik gibi olur İnsanda ki İnsan determinist değildir,İnsan İdrak ve İrade sahibidir bazı yaptığı işlerin düşünmeden aynı olayı aynen yapması ise mekanik değil alışkanlık
tır.
Mesela İnsan alıştığı bir merdiveni hiç düşünmeden çıkabilir alışkanlık icabı ama isterse merdivenleri alışık olmadığı bir biçimde de çıkabilir,üçer,beşer atlar,sürünerek çıkar vs vs ama bir makina onu yapamaz bir motor yapamaz vs vs...
Şimdilik.


İnsan

xenix -- 06.12.2009 - 13:50

Sizin; insanın, evrenin veya herhangi bir şeyin deterministik olmadığını düşünmeniz ilginç geldi. Yani sebep-sonuç ilişkisi yoktur diyorsunuz. Bence de deterministik değil evet.

Buna kısmen katılıyorum, fakat herkesin her an algısı açık değil çok sınırlıdır. Ve çoğu zaman otomatik pilota bağlanmış şekilde tekrarlar yaşar durur. İşte bunlar mekaniktir.

xenix


işte bu

yalanci_zerre -- 07.12.2009 - 10:01

kuantum fiziğiyle ilgilnenen herkezin bileceği gibi hayatın tek anlamı yalancı zerrelerdir.vakum dalgalanmasıdır ve bu zerrelerin belirsiz halinden başka birşey deildir madde denilen şey.aslında soyutluk evrene hakim olmalıyken bir gariplik sonucu madde denilen sahte enerji ortaya çıkıyor.bu da bizi oluşturuyor.kısaca hayatın anlamı sorusu, önerme olamaz!


özgür olamayız.

yalanci_zerre -- 07.12.2009 - 10:11

sevgili aron sizin söz ettiğiniz varyasyonlardır.zeka düzeyi fazla olması kişinin doğadan bağımsız hareket ediyor, demek değildir.aksine asla doğadan ayrı hareket edemeyiz zaten bunu yapabilirsek olacak tek şey hiçlik olmalıdır:) bu nedenle en özgür kararlar, en orjinal hareketler bile doğanın determinist yapısı içinde oluşur.kaos bilimini inceleminizi öneririm.sorularınızın yanıtlarını bulabilirsiniz;)


Determinizm

aron -- 08.12.2009 - 03:50

Sayın xenix,

İnsan determinist değildir.
İnsanın her an algısının açık olmaması (dalgınlık) onun determinist bir yapısı vardır denemez, sebebi İnsanda Bilinç e
bağlı "Cüzi İrade" vardır.

İnsan yaşamında yapılagelen (alışkanlığa bağlı) tekrarlar İnsanın; alıştığı alışkanlıklarını terketmiyeceği anlamına gelmez,yani her an her şeyi yapabilir Bilinçe bağlı cüzi iradesi ile buda İnsanı mekanik olmaktan çıkarır.



Doğa

aron -- 08.12.2009 - 04:05

Doğada "ZEKA" varmıdır.
Doğa; deterministmidir.

Çekim gücü "Kaos'a" uyarmı.
Sigara dumanı,Hava tahmini,Kelebek etkisi bir planın parçasımıdır.
Big Bang ve Entropi ne demektir.

Saygı değer yabancı.


Bence de

xenix -- 08.12.2009 - 08:59

Bence de zaten determinist değildir. İdealistler determinist olduğunu savunur zaten insanın.

Ama sizin gibi dini bütün birinin determinist olarak görmemesi şaşırtmıştı beni zaten. Determinizm ile mekanikliği bir birine karıştırıyor olsanız gerek diye düşünüyorum.

Yoksa hoş geldiniz.

xenix


alıntı olmaması kötü

yalanci_zerre -- 08.12.2009 - 09:48

evren de zeka diye bişey yoktur..teknik olarak biz zeki değil, doğanın işleyişinin bir yan ürünüyüz.

evren deterministtir ama, uzay zamanın herhangi bi anında ortaya çıkıp, belirsiz hale gelen yalancı zerrenin çıkışından sonraki süreçte...bunu dereye atığınız bir taşın başına gelenler şeklinde düşünebilirsiniz.doğanın kendi dinamikleri arasındaki mücadele vardır hayatta.

hayat, herhangi bi planı olmadığı, amiyane tabirle kafasına göre takıldığından bu sorunun cevabı tabiki plan yoktur.

big bang aslında yalancı zerrenin akıl almaz bi süre zarfında büyüyüp genişlemeye başlamasıdır.
entropi ise düzensizliktir.evren her an bu sınırın doruklarına yaklaşıyor.termodinamik kurallarına göre, gelecekte (1-2 trilyon sene) ısı ölümü gerçekleşecek ve evrende yine eski haline dönecek.enerji formuna.

ufak bir şans var katrilyonlarca sene sonra belki bir enerji madde dönüşümü daha gerçekleşebilir:)saygu değer aron.


Tekrar

aron -- 08.12.2009 - 13:41

xenix,

Olay; "Külli İrade,Cüzi İrade" sorunudur ve neticesinde İnsan ın
İmtihanda oluşu determinizmi "bilinç" sahibi "İNSAN" dan kaldırır, bu demek değildirki Dini bütün olarak ortaya yeni bir şey attım, determinizm doğa da vardır ama doğa (Evren) kendine yüklenmiş vazifesini yapar (plan,program)bu itibarla ALLAH c.c.
herşeyin başlangıç ve neticesini bilir Ezel dir,Ebed dir burada senin karıştırdığın olay "İnsan" olarak talep ettiğimizi yaşar ve bu talebin her neticesini'de ALLAH c.c. yarattığını bu olayın
da ve olayların da yine ALLAH c.c. nezdinde bilinmesi kadar tabi
olduğudur,bu itibarla İnsan kişi veya toplum olarak ne yaparsa karşılığını alacağı,bu olayında ALLAH c.c. tarafından "NEDEN" ve sebep sonuç ilişkisine bağlanmasıdır,yoksa her şey ALLAH c.c.katında bellidir.
En doğrusunu ALLAH c.c. bilir.
Amenna ve saddakna.


zerre

aron -- 08.12.2009 - 13:48


evren de zeka diye bişey yoktur..teknik olarak biz zeki değil, doğanın işleyişinin bir yan ürünüyü


Kusura bakma ama yazdıkların bana hiç bir şey ifade etmiyor ve anladığınıda zannetmiyorum.
Yan ürünmüş ve "ZEKA" yokmuş..


bende böyle düşünmüştüm

yalanci_zerre -- 08.12.2009 - 15:24

allah cc denilen yokluğa inanan birinin kuantum mekaniğini veya termodinamiği anlamasını bekleyemem haklısın.hoşsohbetler.


Yokluk

aron -- 09.12.2009 - 01:35

Doğru haklıyım.
Nedeni; Zeka olmayan bir şüreçten üreyen yan ürünler ancak ilkel
çorba masalı ve bu yazılan şu yazıyı yazar, ne imiş; "evren deterministtir ama, uzay zamanın herhangi bi anında ortaya çıkıp, belirsiz hale gelen yalancı zerrenin çıkışından sonraki süreçte... Uzay zamanın herhangi bi
anında "MIŞ".
İyi mış,mışlar işiniz bu.
Yalancı zerre??????? gel böyle.
Bu yalancı zerre çıkmadan evvelki zamana ne derler...
Galiba o zaman görecelik kuramı daha oluşmamış baksana yalancı zerre den sonra determinizm oluşmuş ama,kuantum ve termodinamik
daha sırasını bekliyor Uzay zamanının her hangi bir döneminde.
Bu arada entropi de olasılıkçı bir yasa olabilirmi veya olursa bu yalancı zerreden önceyemi rastlar (uzay zamanın her hangi bir dönemi) yoksa sonrayamı ve bu durum determinist ilke ile bağdaşırmı.
Ve final; belirsiz hale gelen yalancı zerre ve DETERMİNİZM...
Sevsinler...
Hoş sohbetleri.


zeka ve kavrayış

yalanci_zerre -- 09.12.2009 - 07:52

Potansiyelin olmasa da söyliyim.hayal gücünü biraz genişlet..başlangıçsız ve var olan bi yokluk hayal et.yokluğun uzun vadeli varoluşunun zor ihtimaller sonucu oluşan bir belirsizlik hayal et.yokluk mutlak değil diye düşün.varlık aslında bir hata , şans, kararsızlık diye düşün.ozaman hayatı fazla ciddiye almazsın.

hawking şöyle der di, evrenin yaratılmış olmasına göre , yokluğun kendi kendini yaratması daha mantıklı ve ilgi çekici...yani hayal gücümüzü determinist olgularla doldurduğumuz için ancak onun gibi dahiler bu gerçei görebiliyor..

son olarak determinist değil hiçbişey diyorsun ama tanrı başlangıçtır diyorsun bu ne perhiz bu ne....
ozaman sormazlar mı tanrın nasıl varoldu veya onun öncesinde ne vardı:) buyrun komik olduğunu sananlar bölümü... beni eğlendiriyorsun.


Aç kapa

aron -- 09.12.2009 - 22:21

Rumuzunla müsemma; yalancı zerre,

Yazdığın şu yazı;" başlangıçsız ve var olan bi yokluk hayal et." SONRASINDA ŞU YAZIN;yokluğun uzun vadeli varoluşunun zor ihtimaller sonucu oluşan bir belirsizlik hayal et. YAHU hayal et ve ihtimal dışında tek bir düşünceniz olmaz zaten sizin ve; yokluğun uzun vadeli varoluşu imiş,haydi oradan bana mantıklı bir şey yaz,yazda fikir münakaşası yapalım tamammı.

Hayal kur,hayalperest olma.
Hz. Ali (r.a.)


düz beyinli birey

yalanci_zerre -- 10.12.2009 - 22:47

hayal et derken, örnekleme yapmıştım zeki (!) arkadaşım...lütfen önümden çekil..seviyeme hakarettir seninle konuşmak.


Derdest

aron -- 11.12.2009 - 02:40

Sitede bulunan bütün forumdaşlara saygılarımı ve sevgilerimi iletir,sağlık ve mutluluk dolu bir yaşam dilerim.
İstemeden bir hata yapmışsam özür diler,bundan sonra ki yazışmalarımızın ilkeli olmasını diler,tartışmaların bize yeni bilgilere ulaşmtırmasına vesile olacağı inancını taşıdığımı belirtirim.



budur belki!

yalanci_zerre -- 11.12.2009 - 12:12

http://haber.mynet.com/detay/dunya/sok-iddia-olum-yok/484456

yaşamda anlam arayanlara!


Anlam

aron -- 11.12.2009 - 14:22




Zaman ve uzay kavramlarının aslında bizim bazı şeyleri tanımlayabilmek için uydurduğumuz kavramlar olduğunu da söyleyen Lanza, bahsettiği ölümsüzlüğün bizim anladığımız anlamdaki zaman içerisinde bir son olmadığını, bu zaman kavramı dışında var olmaya devam etmek olduğunu da söylüyor.
Alıntı.

Bizim anladığımız anlamda "ZAMAN" kavramı yokmuş??? Ne varmış! Bu Zaman kavramı dışında var olmaya etmeye devam etmek varmış?
Hoş geldin Lanza.


Zaman

xenix -- 12.12.2009 - 20:24

Einstein'da doğada zaman olmadığını söyler.

http://www.sonsuz.us/?q=node/184



xenix


Dehr

aron -- 12.12.2009 - 21:20

Einstein doğada zaman yok değil "GÖRECELİ" olduğunu söyler zannedersem.


Hücre animasyonu

aron -- 13.12.2009 - 01:55



Videoyu görüntülüyemeyen buraya tıklasın.

http://www.loxol.tv/videoizle_b54c1f3be3fcfb4f1dca_Hucre-Animasyonu


ama uzayın içinde:)

yalanci_zerre -- 13.12.2009 - 06:51

dikkat ettiysen uzayın içinde farklı mekan diyor yani yine aynı yerdeyiz sadece değişiyoruz yani EVRİM.bir insan kabul etmediği bi kavramı bundan iyi savunamazdı:)aron şuana kadar beynin dışında her yerinle yorum yaptın artık ordan da bi aktivite bekliyoruz.

lanza adlı zat, benimde düşündüğüm gibi sadece moleküllerimizin evrende dağılıp , farklı farklı maddelerin içinde yaşamlarını sürdürürler diyor.anlayışının ne olduğunu gördük.eğer öbür dünya deseydi bunu net bi şekilde belirtirdi ve mynette bunu güzelce çarpıtırdı emin ol!


Dikkat

aron -- 13.12.2009 - 20:33

yalanci_zerre tarafından Paz, 13/12/2009 - 08:51 tarihinde gönderildi.

dikkat ettiysen uzayın içinde farklı mekan diyor yani yine aynı yerdeyiz


Dikkat ettim ve çok keyif aldım "FARKLI BİR MEKAN AMA, YİNE AYNI YERDE İMİŞ"...

Bakalım Lanza ne demiş;"Zaman ve uzay kavramlarının aslında bizim bazı şeyleri tanımlayabilmek için uydurduğumuz kavramlar olduğunu da söyleyen Lanza, bahsettiği ölümsüzlüğün bizim anladığımız anlamdaki zaman içerisinde bir son olmadığını, bu zaman kavramı dışında var olmaya devam etmek olduğunu da söylüyor."...

Uydurulmuş bazı kavramlar...
Ve; bu zaman kavramı dışında var olmaya devam mış...
Helal olsun "yalancı zerre" ZAMAN kavramınada EVRİM yaptırdın...
Çok keyif aldım çok...
Sağ ol,var ol.

Not.
Aramızdaki fark bu alıntıladığım yazından fark ediliyor ama senin canın sağ olsun,kişi tıkandığı yerde böyle olur.
Şimdi benim hakkımda yazdığın yazı;" aron şuana kadar beynin dışında her yerinle yorum yaptın artık ordan da bi aktivite bekliyoruz."
Ne yapalım malzeme bu.


Hücre animasyonu

xenix -- 14.12.2009 - 07:28

Evet çok seviyorum bende bu animasyonu. Bir hücrenin içinde, fiziksel ve kimyasal olayların dışında bir şey oluyor mu?

xenix


Animasyon

aron -- 14.12.2009 - 12:17

Hücre içersinde fiziksel ve kimyasal bir olay dışında bir şey olmadığı ve bu oluşumun,tesadüfe dayanmayan bilinçsiz bir şekilde bu kadar muhteşem bir yapılanmayı nasıl yaptığıdır esas olan,anladığına sevindim xenix.


Esas olan

xenix -- 14.12.2009 - 21:49

Aslında olan her şeyin çok küçük olasılıklarla olduğunu bilmektir. Açparantezin sorusu düşündürdü mesela beni diğer başlıktan. Bir kaya alalım elimize. Ve içindeki atomların bir arada bulunma ihtimalini hesaplayalım isterseniz. Böyle bir olasılığın gerçekleşmesi 0 a çok yakın. (Ama sıfır değil, olan hiç bişeyin ihtimalinin sıfır olmadığı gibi)

Hatta hani meşhur protein olasılık hesabı var ya, siz bilirsiniz. Ondan bir o kadar daha belki de milyar o kadar daha düşük olasılıklı bir şey o atomların orda olması.

Bu bir tesadüf mü? Evet.
Bir mucize mi? Evet.

Peki fiziksel bir gerçeklik mi? Ona da evet.

Tıpkı diğerleri gibi...

xenix


Atom

aron -- 14.12.2009 - 22:05

Magma.


Arıyorum

Zeitgeist -- 29.01.2010 - 14:31

Aslına bakarsanız, bunu maddesel olarak tartışarak pek bir yere varamayız. Bu iç dünyamıza göre değişiklik gösteren bir durumdur. Herkeste ayrı işler. Farklı sonuçlar verir.

Boş bir beyaz kağıt alın,
üzerine bir çizgi çekin ve başlangıç bitiş noktaları belirleyin.
0 - 80 yıl gibi.

ve şu anda olduğunuz yaşa göre nerede bulunduğunuzu, sevdiklerinizin de nerede bulunduklarını kafanıza göre işaretleyin.

diyelim ki 35 yaşındasınız. ortalarda bir yerlerde olması muhtemeldir noktanızın. Başlangıç noktasından 35 yaş noktasına kadar yaşadığınız kısımı çan eğrisi şeklinde bir eğriyle belirleyin ve oluşan boş kısımı tarayın. işte yaşadığınız 35 yıl.
Ve geriye kalan zamanınızı da görün. (elbet ki 35 yaşına kadar hiçbir şey görmediğinizi düşünerek, ya da çok şeyler yaşadığınızı düşünerek yerinizi farklı belirleyebilirsiniz)

Brezilya'yı görürseniz, çan eğriniz ve yaşam süreniz, hiç yurtdışına çıkmamış insanlara göre daha geniş hale gelebilir. Yeni şeyler yaşamak, hayatta çok şey görmek, çok farklı insanlar tanımak ve benzeri her durum.

Yani 80 yıl yaşayan bir balıkçı devamlı aynı yerde balık tuttuğunda ve çocukluğundan beri başka bir şey yapmadığında, o usta bir balıkçı olabilir. Bulunduğu bölgeyi çok iyi bilebilir.
Ve yine orada ölürse, balık tutarken, hayatı boyunca okyanus görememiş olacaktır. (80 yıl)

Yine 80 yıl yaşayan bir gezgin, devamlı farklı ülkeler, farklı insanlar tanıdığında, denizleri, dağları ve güneşi daha fazla ve farklı yerlerden gördüğünde, plazalardan, köy evlerine, fahişelerden, ev kızlarına kadar, hayatını kapitalizme adamış bir işadamından, mahalle berduşuna varıncaya kadar insan, toplum, dünya, felsefe, varoluş, ve buna benzer bir dolu farklı sohbet akşamlarında farklı alemlere daldığında, yukarıdaki balıkçıyla aynı ömrü mü yaşamış olacaktır?

İkisinin de kağıt üzerine çizilen 80 yılı rakam ve gün anlamında aynı olabilir. Saniye olarak da aynı olabilir. Ama aynı değildir.

İnsanlar ölmemek için yaşarlar. Ölümden korkarlar. Tüm inanç sistemleri bu temel üzerinden gelişmiştir.

Hatta insanlar o kadar çok ölmek istemezler ki, ilaçlar bulurlar, doğadan faydalanırlar, onu sömürürler, yaşam sürelerini uzatmak için ve boş zamanlarını arttırmak için her işi en kolay ve kısa yoldan bitirmek isterler.

Çünkü boş zamanlarını arttırmak demek keyif alacakları ve yapmak istedikleri şeyler için daha fazla vakte sahip olmaları demektir.
Ölçülebilir zaman karşılığında para aldığımız ve yapmak zorunda kılındığımız zamandır. Zamanı satıp para kazanmak zorunda kalırız.
Halbuki geri alınamayacak bir şeyi vermiş olduğumuz için ve ölüm korkusu da hep içimizde olduğu için bu ne kadar da yanlıştır.

Üretilen her malın bedelini belirleyen ana etken, o mal üretilirken harcadığımız yaşam süresinin çokluğudur. Ne kadar uzun sürede üretmişsek o kadar değerlenir ürünümüz.

Ölçülemez zaman?

Çok iyi zaman geçirdiğimiz her an ne kadar da çabuk biter değil mi?
Çok keyif aldığınız zamanları hatırlayın? Hemen biter. Ölçülemez. Zaten eğlenmek için bu kadar para veririz bir de. İki insan masrafsız eğlenebilir oysa ki.
Burada anlatmak istediğim, iyi bir iş yaptığımız zaman, para kazandığımız zaman kendimizi iyi hissederiz. Ancak bu hissin sebebi, kazandığımız paralarla güzel bir hayat sürebileceğimizi düşünmemizdir. Aynı zamanda birilerine faydalı olmanın verdiği zevktir.

Diyorum ki,
Ben yaptığım yemeği senle paylaştığımda senin yüzündeki mutluluk ifadesi bana yetse?
Sen yaptığın resmi bana hediye ettiğinde yüzümdeki mutluluk ifadesi sana yetse?
Para pul olmasa?

Anlamlar dünyasına o zaman gireriz.

İşte benim anlatmak istediğim, "olduğumuz şeyi bulmak" budur.
Yaşamın amacı olduğumuz şeyi bulmaktır.

Aradığını bilmeyen, bulduğunu anlayamaz.

En azından bunun için zorluyoruz burada. Ne kadar güzel.


gizli bir hazine idim, bilinmek istedim!?

marutti -- 09.03.2010 - 12:43

Hayat bulmacasını çözmek isteyenler
Çözeceğiz derken kendileri çözüldüler
Baktılar ki bir tiyatro oynanıyor
Dert ettikleri şeylere tebessümle güldüler

Gerçekle Yüzleşmek


olmamalı

yalanci_zerre -- 10.03.2010 - 09:30

Yaşamda anlamak aramak,arının balı neden yaptığını sormak gibidir...sadece kendiliğinden akıp giden bi döngü...evrende başlangıç veya son diye birşey yok....biz küçük olduğumuz için evrende bizim gibi olacak sanıyoruz hepsi bu...asla anlamayacağız ama bizler sonsuzluk çölünde birer an'ız.


Sn, Zeitgeist' e

eptam -- 05.04.2011 - 19:15

Sn, Zeitgeist' e katılıyorum.
Mutlu etmek ve o mutluluktan mutluluk almaktır.
Saygılar.


Bulunca kesinlikle sizinle

parçuket -- 05.04.2011 - 19:35

Bulunca kesinlikle sizinle paylaşacağım olan anlamdır.


Yaşamın anlamı kişiden

Simge -- 05.04.2011 - 19:39

Yaşamın anlamı kişiden kişiye farklılık gösterir. Aslında tek bir anlam aramak eksikliktir. Genellikle bu anlam çocukluk dönemimizdeki hayallerle bağlantılıdır.


Herkese katılıyorum.

oik0s -- 05.04.2011 - 20:19

Herkese katılıyorum. Yalanlara anlam yüklemek yaşamın anlamı olabilir.

Yeni bir kavram bulunca sizleri haberdar ederim.


İlhan İrem dostumuz geçen

oik0s -- 05.04.2011 - 20:31

İlhan İrem dostumuz geçen röportajında şöyle demiş:

Gözlemci olmadan da kainatın kurulumunu sürdürdüğü’ söylemi tedirgin edici bir ıssızlık duygusu verse de, insanın anlamını soyutun somut olduğu çok daha yüksek bir bilince çekiyor. kainatın aynı manayı taşıyan bir kopyası olan insanın, aslını ve evrensel değerlerini hatırlayarak dünya ve kainatla uyumlu bir biçimde bütünleşebileceğini anlatıyor.
Hiçbir insani ego kırıntısı olmaksızın, kainatla bir olma hali.
Birliğin doğal bir parçası olmak değil, ona ancak tüm ruhuyla “BİR” olma bilincine ererek katılabilmek.
Hak-değer olgusu kainat kurulumunun da yapı taşı…
Mistik rehaveti önleyen heyecan verici bir gerçeklik.

Tanrısallık yaratmak ve yok etmektir.
Hak edilmeyiş sebepleri yahut kainatın tacı insanın aynasındadır.
Hiçliğin anlamı gözlemcinin ruhunda şekillenir.
Duyumsanmadığında terkedilmiş bir sahildir…
Rüzgar esmeye, dalgalar kayalara çarpmaya devam eder.
Boş görünen sahne aslında boş değildir.
Kainat bir renk skalası ile dönüşür… Başka ışıklarla başka boyutlarda aydınlanmayı sürdürür.
Eşsiz manzarayı karartmadan deryalarda yüzebilme bilinci oluşmadıkça, mitlerin ve vehmedilmiş kutsiyetlerin rehavetinde varılacak bir cennet yoktur.



İlhan İrem'in bu düşüncelerinde üstüne bastığı "gözlemci" temasını sevdim. Ana tema olarak kullandığı bu terim, "Herşey hiçbirşeydir." görüşünü sonuna dek destekliyor gibi gözüküyor. Rastlantı(tesadüfler) ve bunlara bağlı bir-leşmeler biz GÖZLEMCİLERİN çevresinde ve evrende her an cereyan eder. Buna rağmen olan biten hem hiçbirşeydir hem de herşeydir. Önemli olan sadece gözlemcinin izlenimleri ve çevresiyle olan uyumudur.


Hayatın anlamı

oik0s -- 06.04.2011 - 23:21


Kubrick'in 2001 çalışmasıyla izleyeceğiniz video, Kara bir taşa umut bağlayan insanlığa ithaf edilmiştir.


Ben sıradan basit biriyim,

Delişey -- 07.04.2011 - 07:40

Ben sıradan basit biriyim, neden varolduğumu bilmiyorum. henüz bulamadım. sanırım bu pısır ve kısır konuşmalarla da bulamayacağım (kendime diyorum başkaları üstüne alınmasın)... geçen burada bir yazı okudum hatta anketti sanırım
"eğer süper bir gücünüz olsa ne yapardınız?" gibi bir soru idi. kesinlikle geçmişe çok eskiye ilk canlıların ve ilk insanın oluşumu nasıl gerçekleşmiş o ana o zamana giderdim... ve son noktayı koyardım kendime... bunu çok isterdim evet.. bunu yapamıyacağıma göre geçmişten vaz geçip şimdiye daha inanılır olan belge v.s istemeyen zamanda yeniden düşündüğümde;

tam olarak ne işe yaradığımı bilmiyorum... evet evrene bir iki can daha ilave ettim bazı insanlara umut oldum, bazı insanlara hedef filan falan... üretim yapıyorum çalışıyorum v.s hayatımı idame ettirebilmek için çabalıyorum ama bu muydu varolma sebebim??? eğer buysa pek anlamlı değil gibi geliyor bana varolma sebebim... yani bilmiyorum...keyifsizim anlam yada anlamsızlık kendine bağlı galiba insanın. şu an bir anlamı yok ama belki üç beş gün sonra olur yada hiç olmaz v.s

bir de hangi taraftan bakarsan bak, ister sosyolojik, ister psikolojik, ister bilimsel, ister kültürel, beden ve zihin sirkülasyonu yaşamın tek anlamı sanırım... genel olarak baktığımda ben hep bu noktaya geliyorum... gerisi tefferruat:))

ee ne demiştik başta "ben sıradan, basit bir insanım"... :)

dip not: mutluluk yada mutsuzluk diye bir şeyin olduğunu da sanmıyorum... buna ilaveten açı yada sevinç... sadece düşünce var, bakış var sanırım:))


bana göre

maydanoz -- 02.07.2012 - 15:35

bana göre hayat sana verilen bomboş bir sayfadır.
Hiç bir anlamı olmayan ve senin anlam yüklemeni bekleyen bembeyaz bir sayfa.
Sen de ya bir anlam arayarak bu hayatı boşa harcarsın , ya da kendi tarzında anlamlandırırsın hayatı. Hiç kimsenin yörüngesinde olmadan...Hiç kimseye boyun bükmeden , tamamiyle mutlu olmak için etrafındaki herşeyi ve herkesi kullanırsın ...


Sorunun cevabı basittir.

artha -- 02.07.2012 - 18:26

Sorunun cevabı basittir. Basit cevaplar hep göz ardı edilir :) Yaşamın anlamı yaşıyor olmaktan geçer. Öldüğünde anlam biter.


hayat sadece elektronun

yalanci_zerre -- 16.07.2012 - 20:39

hayat sadece elektronun belirsizliğinden ibarettir.sadece basit bir belirsizlik..

doğada düzen var diyoruz ama aslında mutlak düzen,hiçlik yokluktur!


yaşamın anlamı ve amacı

Misafir -- 18.07.2012 - 09:53

İnsan evrim sürecinde bir ara aşamadır, veya evrim zincirinin halkalarından biridir, evrim sürecinin sonunda varacağımız hedef ise TANRI olmaktır, insan TANRI olduktan sonra evreni yaratır, ölümsüz olur.


hayat bana kalırsa

Baal -- 18.07.2012 - 15:44

hayat bana kalırsa anlamsız ve anlamsız birşeye anlam katmaya benim gücüm yetmez.Aslında kimsenin gücü yetmez ama bazıları kattığını zanneder..Bir çeşit delusion.


evrim

maydanoz -- 18.07.2012 - 15:55

Eğer evrimi bitirirsen , değişimi ve gelişimi bitirmiş olursun. Gelişimin bitmesi demek , son durağa gelmek demek. Bir canlı için ölüm demek.

Mezarlıklar , gelişimini bitirmiş varlıklarla doludur.
Mükemmele ulaşmış bir varlık , daha ileriye gitmez. Çünkü gidecek bir yol kalmaz. Bu durum , hayatın sürekli akışına gelişimine değişimine ters bir durumdur.

Hayatta , mükemmel bir varlık yoktur. Ama gelişimini değişimini evrimini sürdüren varlıklar vardır. Demek ki, eğer hayatta isen , mükemmel değilsindir, hala evrim geçiriyorsundur.Eğer mükemmel isen , yaşamıyor olman lazım :)


Dünya, Allah'tan korkup

yaşamın amacı -- 17.11.2012 - 11:48

Dünya, Allah'tan korkup sakınanlarla, O'na nankörlük edenleri ayırt etmek için hazırlanmış bir imtihan yeridir.

Ben, cinleri ve insanları yalnızca Bana ibadet etsinler diye yarattım (Zariyat Suresi, 56)

Bizim, sizi boş bir amaç uğruna yarattığımızı ve gerçekten Bize döndürülüp getirilmeyeceğinizi mi sanmıştınız? (Müminun Suresi, 115)

O, amel(davranış ve eylem) bakımından hanginizin daha iyi(ve güzel) olacağını denemek için ölümü ve hayatı yarattı.O, üstün ve güçlü olandır,çok bağışlayandır.(Mülk Suresi, 2)

Şüphesiz Biz insanı karmaşık olan bir damla sudan yarattık. Onu deniyoruz. Bundan dolayı onu işiten ve gören yaptık (İnsan Suresi, 2)


yaşamın amacı tanrı olmak

Misafir -- 19.11.2012 - 12:52

insan tanrı olur ve evrim süreci sona erer, tanrıyı yaratıncaya kadar evrime devam edeceğiz.


google yaşamın anlamı

sanalmanik -- 14.05.2014 - 17:55

google yaşamın anlamı araması - 17. sıra;
google yaşamın anlamı nedir araması 19.sıra;

sonsuz.us için
kacincisira.com verisidir;

--

yaşamın anlamı aramaktır, aradım buldum; google da bulunur mu?


bende yaşamın anlamı web

sanalmanik -- 14.05.2014 - 17:57

bende yaşamın anlamı web araması google da en çok aranalarda da kaçıncı sıradadır onu merak ettim, sanırım google bu sonuçları yayımlamıyor;
ama şunu buldum

bakınız yaşamın anlamı budur;
kimse onu aramıyor;

http://www.medyatava.com/haber/2013-te-google-da-en-cok-aranan-kelimeler-belli-oldu_100402

onun yerine bunlar arıyolar; bu çok anlamlı;


Kimseyi üzmek, incitmek,

Delişey -- 16.05.2014 - 08:24

Kimseyi üzmek, incitmek, yaralamak istemiyorum ancak... Yazılı balonlar, yıldızlı kartonlar, zevkli-zevzekli hayat tarzları v.s...

Din, konuyu getirip yaradana,
Bilim, fizyolojik enerjiye,
Psikoloji, ruhsal, fiziksel doyuma,
Ekonomi, fazlaca para içinde koşul iyileştirmeye,
Sosyoloji, sevgiye filan bağlayabiliyor da...

Ben halen anlayamadım anlamı!

Her gün aynı döngü, arada bir tutam baharat katıp yemeğe çeşitlendiriyoruz filan falan...

Ancak üst düzey akla sahip olanları ayırmalı belkide, onların düşünüş biçimi normal zekadan deha zekasına doğru yükseldiği için farklılıklar olabilir.

Ha bir de hayatın anlamı ile yaşamın anlamı aynı yol mudur?



Kimisi "an"ı yaşamak diyor ya, günü kurtarmak da anlam içerebilir belki:)




Ne anlam atfediyorsak ona

Yabancı -- 16.05.2014 - 08:56

Ne anlam atfediyorsak ona göre biçimlenen düşünceler ve duygular sonucunda, varılmak istenen hedefler toplamıdır. (pragmatist)

''Olması gereken'' üzerine düşünceyi eğiterek duyguları bu anlamda yönlendirme ereğidir (idealist)

Ne kadar çok irade ele geçirip ne kadar çok insanı kendi doğrularıma inandırırsam varlığım ''anlam'' bulmuş olur (dindar)

Bırakın herkes rahat ve özgür yaşasın anlam kendiliğinden gelecektir (sağlıklı insan kafası)


"Ne kadar çok irade ele

sanalmanik -- 16.05.2014 - 10:37


"Ne kadar çok irade ele geçirip ne kadar çok insanı kendi doğrularıma inandırırsam varlığım ''anlam'' bulmuş olur (dindar)"


Bunu sevdim ama, amaları var ama yazmayacağım;
"
Ancak üst düzey akla"

ben böyle bi tamlamayı sevmiyorum
Yanlış anlamayın Yunus'un akıl birdir'- bir kişidir'i gibi
ya da akıl herkesin (ortak) erişiminde ve kullanımında olan ortak (tek) bi şeydir gibi; şeylerden dolayı
Kısaca, ben ya da siz herkes ve her şey eşit erişebilir ve kavrayabilir yaşamın anlamını;

Örnek
Yaşamın anlamı yaşam sözcüğünün anlamından büyüktür/ doğru-yanlış-eşit


"Ha bir de hayatın anlamı ile yaşamın anlamı aynı yol mudur? "

Bi ayrım yok belki ama ben ayırdım kendimce; laf olsun diye;
Ben kabaca şöyle bi ayrım yaptım,
Hayat akıp gidendir, zamanla ölçülen- ölçülebilen,
Yaşamak duyumsanandır, Yaşamanın duyumsandığı anlar bütünü, yaşıyor olmanın keyif verdiği anlar bütünü gibi;
Yani özetle hiç bi duygusal düşünsel akış olamdan hayatın sizi (içinde) akıttığı anlarla zaman doldurmak denilen anlar gibi beklemelerle; Aaa daa ne yapsam ne düşünsem, keşfetsem, ne okusam, hangi taşın altına baksam denilen anlar farkı gibi;
İkisi arasındaki farkı anlamayı deniyorum; (Deneme sadece yap ya da yapma - Yoda)

http://isiklidusler.blogspot.com.tr/


Yaşamın anlamı, BU

sanalmanik -- 16.05.2014 - 11:14

Yaşamın anlamı, BU ifadeyi biraz daha TÜrkçeleştirmemiz gerekiyor;
Biz yaşamın anlamı dediğimizde aslında birbirimize ne ifade ettğimizi biliyoruz anlıyoruz ama;
Varolmanın doğasını mı sorguluyoruz örneğin bu ifade ile; başka bi yaklaşım,

Yaşam-yaşama bizim için doğma ve ölme arasına sıkışmış, doğma ve ölme içindeki bi şey ve süreç mi?
Sİzce yaşamın anlamı ifadesininin düşüncede düşünülüşü sonsuz mu-açık mı değil mi? desem,

Yaşamın anlamı dediğinde herkes sonsuz ve süreğen bi ifadeye bakar;

Yaşam sözcüğü bizim karşısında ölümle denkleştirdiğimiz bi yaşamak
yaşamak - ölmek- bitti, son ; Yaşamak bitecek ölümle
doğum-ölüm
yaşamak kesintisizdir
doğmak-ölmektir, yaşamak ölmek değil;
Yaşamakın karşıtı ölmek değildir;

yaşamak neden kesintisizdir, nasıl?
yaşamak karşıtı yaşamamamaktır, yaşamak kendi içinde yaşamaktır
yaşamamak varolmamak mıdır? varolmayan var olamaz ve başlayamaz, çok somut metafizik-felsefi ifadelerdir bunlar ve açıktır, çok açıktır, açık;

doğmak yaşam yaptı, ölmek onu uçurumdan attı, bu mu sonuç )))

(konu dağıldı ve ben anlatamadım, kusura bakmayın, iç ses karmaşası-, Kendimden ayrı ikiside farklı düşünen iki kişi ile aynı anda içsel olarak bunu tartışıyorum, Kişisel bi yazım tavrı sadece ya da delilik;)

Her neyse, ben bu başlığa genişleyen zamanda geniş geniş yazacağım;


"Yaşamın anlamı" sorusu

oik0s -- 16.05.2014 - 11:39

"Yaşamın anlamı" sorusu bir eğritilemedir ve cevabı yoktur.

Elbette bir cevap vermek mümkündür lakin tüm cevaplar birer yalandan ibaret olacaktır.

Misal, "benim için "güzelliktir" dediğinizde yarın yüzünüze kezzap döküldüğünde taşlar yerinden oynayıverir.

Ayrıca sevgili Yabancı'nın dediği gibi her cevap pragmatiktir ve sadece kişiye ait "UMUT"u belirler.

Yaşamın anlamı değil de, "Yaşam" bir bellek dizinidir. Kişiyle birlikte son bulur.

Not: yaşam ve hayat aynı anlamı içerir.


"Kişiyle birlikte son

sanalmanik -- 16.05.2014 - 12:19

"Kişiyle birlikte son bulur."

Bunu tartışmak ister misiniz?


yaşamın anlamı nedir?

rumana -- 16.05.2014 - 13:23

yaşamın anlamı nedir? çişin gelmişse sadece işemek istemek, açlıktan ölüyosan yemek yemektir. neyin yoksunluğunu çekiyosan anlam, odak oradadır belki o an hayatta. en azından benim için böyle galiba. neren acıyosa canın orda derler ya, ona benzer.

genel anlamda cevap vermek isteseydim anlam için bir şey söylemem söz konusu olur muydu.... 1 zaman açlık, diğer dönem arayış, sonra hazcılık, aslında hep değişir, her an....... hem ne bileyim mahmut için handan için yaşamın anlamı ne? belki 5 anlamı aynı anda idare ediyolar:=)))))

geniş bazda düşününce "değişim, dönüşüm" olabilir belki anlam hayat için, bireysel anlam arayışı / anlamlandırış bazında düşünmezsek. aklıma larvalar tırtıllar falan geliyo. kum - toprak - kaya - dağ - kıta ....... evet evet dönüşüm! şuan bana en ahenkli gelen cevap sanırım

bir de yaşam değil ama yokluk bende sonsuzluğu çağrıştıran kelime. yokluğun düşünülemezliği, hayal edilemezliği, belki 1 nebze hissettirdiği sınırsız ve insanı çeken cezbeden soğuk ürkütücü karanlık karşısında varoluşun duyumsattığı coşkun ama hapsedilmiş, sınırlandırılmış hissiyat...... bu bile mükemmel 1 duygu durumu yaratıyor. düşünelim, bizler bu evrende varoluş kümesinin elemanları olarak(?) yokluğun, hiçliğin yarattığı 1 hissedişten bahsediyoruz. böyle bir şey mümkün müdür? varoluş bunu tadabilir miydi? hayır cevabı aristocu mantığı çağrıştırıyor bende. aristocu akıl yürütmeden haz almıyorum;(((

yani sanırım bu soru, kendimizi yakın gördüğümüz ya da hoşlandığımız felsefeyle ilintili kapıya çıkarıyor bizi yanıt vermek istediğimizde. sadece düşünüş şart değil elbet, öğreti ya da din felsefelerinin yarattığı hissedişler(?)de (salt akıl yürütme olmayadabilir) işin içine girebilir. çok sevdiğim 1 kelime idi eskiden, geçen kitap okurken karşılaştım: a priori. şart değil yani. amaan öyle işte. çok düşünmemek takmamak lazım. serin olmak gerek:=))))


O zaman şöyle olur benim

sanalmanik -- 16.05.2014 - 13:49

O zaman şöyle olur benim için,

Uyanık kalmak, güne dayanmak, savaşmak, mücadele etmek;
başka bi günü kaldırabilecek, hayatı sürdürebilecek, direnci üretmek;
karşı koyuş üretmek, yaşayış üretmek, dinç bir zihin üretmek;

Bunlar hep yaptığımız ya da yapmaya çabaladığımız şeyler ve benzerleri; Ama anlam dediğimizde bi doğayı içerir bu, Başka bi hayatıda içeren bi doğayı; Bİz varolmaya yaşam diyoruz; Doğum ve ölüm arasına sıkıştığı varsayılan-düşünülen kesite değil, Anlam bütün ve varoluş bütün, Neden onu kendimize bölüyoruz, Neden onu kendimizinkine bölüyoruz?


Bunu tartışmak ister

oik0s -- 16.05.2014 - 14:11

Bunu tartışmak ister misiniz?

Gerçekten tartışmak istemiyorum. Gamaro olsaydı belki onunla tartışırdım. Bu arada geçmiş yazımlarda ve bu konunun yukarı manzaralarında ilgili tartışmalar mevcut...

Ebuş'un görüşleri var ... Çok eğlenceli... Onlara bi göz atınız. :)


"Gerçekten tartışmak

sanalmanik -- 16.05.2014 - 16:46

"Gerçekten tartışmak istemiyorum. Gamaro olsaydı belki onunla tartışırdım. Bu arada geçmiş yazımlarda ve bu konunun yukarı manzaralarında ilgili tartışmalar mevcut...

Ebuş'un görüşleri var ... Çok eğlenceli... Onlara bi göz atınız. :)"


TEşekkür ederim, ilk fırsatta inceleyeceğim;

Bu arada tartışmaya açma fikri sadece benim karşı katılımımı içermiyordu gibi benim için;
Yani bi buluşma/uzlaşma noktası aramadım ben;
Her hangi münazara gibi, kazananın ifade gücünün-öğrenme-araştırma düşünme yetisinin benzerlerinin olacağı, Hepimiz için düşünme-tartışma yeteneğinin geliştiği genişlediği tartışma hayal etmiştim,
Katılım olursa sağlanırsa tabi ve tabi ki, ve tabi ki, iki kişiyle değl; Karşıtlıklı savunulu iki ekip oluşur ummuştum; Ve kazanma umu-m yoktu, bunu ısrarla belirtmeliyim;
BEn sadece yaşam sonsuzduru savunacaktım; Bunu bildiğim ya da gözlemlediğimden değil bunu savunmayı seçtiğimden olacaktı bu;

Başka bi gökyüzüne uçmak dileğiyle;


"Sizce yaşamın anlamı

sanalmanik -- 16.05.2014 - 20:07

"Sizce yaşamın anlamı nedir? Neden varolmuşuz? Yaşamın sırrı var mıdır varsa nelerdir size göre? Fikirlerinizi paylaşırsanız sevinirim..."


Arkadaş sormuş,
Sormuş am son erişimi 1 yıl 41 hafta önce olduğu için ben tutup yanıtlamadım; Çünkü yanıtımı okuyamayacaktı, Ya da yanıtıma yanıt-geri bildirim sunamayacaktı; Zamansız bir erişim ve iletişim bu; Boşlukta ve askıda kalan kelimeler;

"
Neden varolmuşuz? "

Kendimizden;
"Ne"den sorusu, nelik, ne'ye ya da nesneye bağlı sonuç,
Neden yerine niçin ya da ne için önermesi ama görüyoruz ki o da "ne" için niçin,
Yani ne için varolmuşuz ya da Ne den varolmuşuz aynı zamanda birer tespitler ve ifadeler, Hepsi fiziksel yapıya ya da fizik bedene ya da fiziksel evrene vurgu/yansı yapıyor;
Neyden yapılmışız biz der gibi, Köken-öz, özsel nitelik arıyor bu soru;

Ne için varolmuşuz = fiziksellik için varolmuşuz ya da eşittir maddeyi deneyimlemek için varolmuşuz/varız
ya da burada bu evrende ya da dünyada maddeyi ve fizikselliği deneyimliyoruz;
Tüm bu ifadeleri ve sınırlandırmaları (zaten) ifade içinde barındırıyor; Düşünce bunun zaten farkında,

"Yaşamın sırrı var mıdır varsa nelerdir size göre?"

Yaşamın sırrı falan filan yoktur, oldurulamaz, Sır kutusu mu bu? Bilgi vardır, Form ve biçim değiştirmiş bilgi vardır, Öğrendikçe öğrenilir, çözdükçe çözülür, Herkes ve herşey birlikte çözer ve eğlenir; Eğlence yok sanıyorsunuz, Aslında hepsi eğlence formları, Üzüntüler-duygular,
Varolan her şey düşünce ve bilgi formudur; - Özsel nitelik;
"
"Sizce yaşamın anlamı nedir? "

Anlam ararken aslında ne arıyoruz;
İşi gücü, iş güç yapmayı bırakıp o anlamamı uyum sağlayacağız,
İşte ben eğlenmek- dostlar bulmak ve öğrenmek ve sonsuz öğrenmek diyorum;
---
Dostlar bulmak sözcüğü çok büyük bir sözcüktür, O yeryüzüne sığdırılamaz;
Kendin gibilik bulamıyoruz, kendini anlayanlık bulamıyoruz, diğerlerine bakıyoruz, uyum içinde ve birlikte gözüküyorlar, bunu anlayamıyoruz, derin bir yalnızlık hissediyoruz, bunları yazmamı mı istiyorsunuz, bunları yazarsam yazdıklarım size bi şey ifade edecek mi? bunları düşünecek misiniz?


ÖZDEŞ KENDİMİZ, ÖZDEŞ

sanalmanik -- 16.05.2014 - 20:51

ÖZDEŞ KENDİMİZ, ÖZDEŞ KENDİLİK ARIYORUZ;
KENDİ KENDİNE TAM EŞİTLİK ARIYORUZ; KENDİ KENDİNE TAM EŞİT DİĞER; Yoksunluk bırakmadan, sıfır eşitliK;
KENDİMİZE TAM EŞİT ÖZNE ARIYORUZ;
Kendimiz özdeşi özne/özde arıyoruz;
Kendimizle iletişim kurmuşluk özdeşi iletişim arıyoruz, tıpkı ve tam kendimizle;
Kendimizle iki eşit ve ayrı zamanda iletişim kurmak istiyoruz; TÜm sonuçları değerlendirin ve eleyin, bulun;
Kendimizi ben/kendimiz gibi bilen anlayan/kabullenen/saran diğer arıyoruz;
Yarılık ve ikilik arıyoruz; Değiliz, Bİriz, BİZ BİRİZ; BİR VE AYNIYIZ ;HEPİMİZ BİRİZ; TÜM ANLAM BU;
KENDİMİZLE KARŞI KARŞI KONUŞMAK İSTİYORUZ; TAM KENDİMİZLE;
VARLIK EMİNLİĞİ VE İSPATI ARIYORUZ;
KENDİMİZE KENDİ VARLIĞıMIZI İSPATLAYACAK KANIT/GÜÇ ARIYORUZ; NOKTA;NOKTA;NOKTA
VARIZ LAN; BİRİZ LAN, HEPSİ BU; BEN SENİM SEN BENSİN HEPSİ BU,
BUnu diyecek yürek arıyoruz;

---

"hiç kimse aslında bir başkasıyla iletişim kuramaz" - Jung'a ait olduğunu düşündüğüm tam böyle bir söz vardı, ARadım bulamadım, O ya da değil; Ama Jung ALıntıları

Çocukken kendimi yalnız hissederdim; hala da öyle hissediyorum çünkü bazı şeyleri biliyorum ve bunları hiç bilmedikleri ya da bilmek istemedikleri anlaşılan insanlara bazı ip uçları vermeye çalışıyorum.

Bilinmeyen bir şeyi hissetmek ve bir gize sahip olmak önemlidir. Böyle bir şeyi yaşamamış bir insan, önemli bir şeyi yaşamamış olur.

Günümüzde, bizi tehdit eden tehlikenin doğadan gelmediğini, insan ve kitle ruhundan kaynaklandığını apaçık görüyoruz. Tehlike insanın ruhundan kopmuş olmasında.

Mars gezegenine ulaşmak, kendi kendine ulaşmaktan daha kolaydır.

Tümüyle emin olduğum hiçbir şey yok. Tümüyle inandığım bir şey de gerçekten yok. Tek bildiğim, doğduğum ve var olduğum.

Bilimsel ruh incelemesinin (psikoloji), geleceğin bilimi olduğuna inanıyorum. Psikoloji doğa bilimlerinin en genci ve henüz emekleme evresinde bugün. Bizim için en önemli bilim dalı bu ;gerçektende, insanoğlu için en büyük tehlikenin açlık, deprem, mikroplar, kanser olmayıp, yalnızca insanın kendisi olduğu, göz kamaştırıcı bir açıklıkla ortaya çıkmaktadır. Nedeni ortada: Ruhsal yaraları saracak, etkili bir çare yok henüz, oysa bu yaralar doğanın en acımasız, en büyük yıkımlarından daha da yok edicidir ! İnsanı olduğu gibi halkları da korkutan en büyük tehlike psişik tehlikedir. Beliren genel güçsüzlüğün nedenleri, bilinçaltını hiç dikkate almaksızın tek bilinçle, ama yalnızca bilinçle ilgilenilmiş olmasıdır.

İŞTE SORULARINIZIN YANITLARI VE TÜM YANITLARI;
İŞTE İNSANLIĞIN TÜM CEVAPLARI, Aptal biliminize reçete; Deli sözleri olmaktan öteye gitmeyecek, duyulmayacak saçmalıklar senfonisi; gök beşinc, çalsa, çalsa keşke, ben duysam;

GÖrün, öğrenin,
Kardeş olun ey insanlar bunu ister kalbimiz;

KARDEŞLİK ARIYORUZ;

Değil benden bin bilgeden çıksa insanlığa girmez geçmez söz/sözler bu/bunlar;
Neyi duymak istiyorsunuz;
Yarın 8 milyar sarılp barış yapıp huzurlu,güvenli,tehditsiz, tedirginsiz dünya deneyimlemek istiyoruz,/ uyu uyumak istiyoruz; SAdece bir gece yeterdi tüm insalığa tüm insanlığın güldüğü; Tüm yanıt,tüm anlam bu; Bundan çıldırdık, delirdik,
GÖk yarılsa başkasını söylemicek;

http://isiklidusler.blogspot.com.tr/


İnsanın psikolojik bir

oik0s -- 16.05.2014 - 20:56

İnsanın psikolojik bir varlık olduğu konusunda hemfikiriz. (Bunu defalarca yazdım.)

Kardeş olma konusunda hemfikir değiliz...

Çünkü çelişki, yukarıdaki iki çümlenin içinde zaten saklı...

- Ben psikolojik bir varlığım, kendi duygu dünyam ve belleğim var.
- Ben psikolojik bir varlığım, tercih etme hakkım var.
- Ben psikolojik bir varlığım, öfkelenme hakkım var.
- Ben psikolojik bir varlığım, ....vs.

Halbuki kilit cümle şu :

- O psikolojik bir varlık, beni beğenmeme hakkı var.

Böylece kardeş olamayabiliriz, lakin derin kendini beğenmişlikten kurtulabiliriz.

Ha! diğer yandan, ben psikolojik bir varlık olduğum için kendimi beğenme hakkım da var.

:)


Ben kendi yanıtımı sundum

sanalmanik -- 16.05.2014 - 21:17

Ben kendi yanıtımı sundum ve yeterince yanıtladım;
Siz kendi yanıtınızdan memnunsanız onunla yaşayın; Benimkini bana bırakın;
Ben bununla doygun/duygun yaşıyorum;
Aç bırakmam özgürlüğümü;
Özgürüz;

Kusuruma bakmayın, duygu durumsal doğam pek stabil değil;


Aslında ben seni özgür

oik0s -- 16.05.2014 - 21:29

Aslında ben seni özgür bıraktım.

Ama sen bizleri mutlak kardeşlikle sınırladın.

Sanırım anlaştık :)


Dışsal odak dışsal

sanalmanik -- 16.05.2014 - 21:35

Dışsal odak dışsal odaktır; Dış odaksal güç yeti arayışı;
Varlıkta sizi doğurmuş bi evrenle; doğurtmuş bi ebe(Tanrı) aramak/görmek aynı şeydir;
Çok şey bildiğinizi sanıyorsunuz, iyi bilin, Sİz bilirsiniz; En iyisini siz bilirsiniz, Sİz bilin;


Ben böyle bir

sanalmanik -- 16.05.2014 - 21:40

Ben böyle bir tartışmanın-söyleşmenin içine girmek istemezdim, çok çok özür dilerim;
Sözlerim, düşüncelerim içime nasıl doğuyorsa bazen tuutmamak-etmek -belirtmek-iletmek gibi bi sancım var;
DÜşüncelerimi kendi sesimde nasıl düşündüysem yanıtlamak gibi;
BUnu ne söyleyeceksen bana/yüzüme söyle arkamdan konuşma gibi alabilirsiniz;

Garip ve tuhaf bi yazım gibi olduğunun/göründüğünün farkındayım, lütfen affedin;
Karmaşa, kargaşa, kavga,çekişme peşinde değilim,


Gerçek iç odak dış

sanalmanik -- 16.05.2014 - 21:47

Gerçek iç odak dış sanılır;
Gerçek iç odak, diğerleri-başkaları odaklılıktır; tümodaklılıktır;
Kendine odaklanmak içe odaklanmak değildir, dışa odaklanmaktır,
Varın bu bulmacayıda siz çözün;

--

ne yazdıysam ben böyle delilik nağmeleri;
bir delinin hatıra defteri;
iç ses monologları;


Son 3 yanıtın tutarlı

oik0s -- 16.05.2014 - 21:54

Son 3 yanıtın tutarlı cümlelerden oluşmuyor daha ziyade arabesk bir isyan gibi duruyor.

Bu nedenle cevaplanacak bir argüman içermiyor.


İç ve dış ile ilgili önceki bir yazımı sunabilirim. Belki yardımcı olabilir.

http://www.sonsuz.us/anket/gercek-bilgi-nedir#comment-80350


"Ama sen bizleri mutlak

sanalmanik -- 16.05.2014 - 21:54

"Ama sen bizleri mutlak kardeşlikle sınırladın."


Mutlak aynılık ve eşitlikle sınırsızladım;

Siz bizi, diğerlik, ayrılık-gayrılık, başkalıkla ve çoklukla sınırladınız;

Bu olmadı, özgünüm;

Bizi eşitsizlikle sınırladınız;


Okuyacağım

sanalmanik -- 16.05.2014 - 22:12

Okuyacağım merakla;

Özetle ben dedim ki kendi varlığına kanıt arayan, ilgi duyan, anlam dörünen kendi varlığını başkasında görecek bulacak; Ben bunu dersem kabalık olur, kabalık etmezsem kalabalık olur;
Varlık kanıtı ya da ispatı bi başkasının bi diğer varlıksal öznenin sizinle eşit ikna ve bilişle size ben senim demesidir;
Varllık farkındalığı ben varım duyuşudur, Her kişinin ben duyuşudur bu zaten;
Anlam arayan anlam felan aramıyor; GÜç arıyor, ikna-kanıt ya da ispat arıyor,
Bunu, sen varsını, kendine söyleyecek dış özne, bilge, uzaylı-zuzuaylı ya da tanrı arıyor;
bilim çukurda delik arıyor;
kim ne arıyorsa arıyor, Herkes arıyor ya bu güzel, doğru yoldayız, buluruz;
Benim bu psikozda söz söyleme durumum bu;

Herkes kendimi arıyorum diyor; Kendini bilmek diyor;
Kendini kendinde arıyor,
Onlara diyorum ki;
B.k bulursun, (bu sorunsa hemen silim,)
kendini bilmek dedikleri onlara anlatılmayan şey kendini diğer bilek, kendini her şey bilmek;
bulmak felan, bulan bulur-bulsun; iyidir bulmak;
sözde içinde arıyor kendini ve sözde içi bedeni ve fiziksel soyutu bilmem ne?
Size değil bu sözüm, yanlış anlamayın nolur;
Kendi içimce çoklu cevap yetiştiriyorum;

Hepsini bi mizah ve eğlenceye verirseniz ben çok mutlu-umutlu olurum;
Bunu benim kişisel bi sorunum ya da kişilik soruun/bozunumu hastalık (ya da kendi yakıştıracağınız herhangi şey farketmez) benzeri oalrak düşünürseniz sevinirim ama siz bilirsiniz; Söz kusmak diyorum ben buna, içimde öyle beliriyor ve içimden öyle geçiyor çıkıyor;

İletilerimin söz düzeninin tutarsız gözüktüğünü gözükeceğini belirtmiştim; arabesk başka bi nağme;
Söz damardan akar; kan gibi


Aynilik özgürlük

oik0s -- 16.05.2014 - 22:13


Aynilik özgürlük değildir.

Bu video yazdıklarına bir yanıt : http://www.sonsuz.us/node/1616


Bunu izlemiştim; Dediğim

sanalmanik -- 16.05.2014 - 22:26

Bunu izlemiştim;
Dediğim aynılık bu değil tabi ki;
Lafı nereye çekiyorsunuz;
BEnim aynılık dediğim her şey atomlardan oluşmuştur demek gibi bi şey dikkat ederseniz;

Diğer posta gelince çok uzun ve uykusuzca darmadağın kafam,
dış terimi arattım orada tümünü okuyup tarayamadım; bi şey bulamadım gibi;
iç dışsa mesele , dışın dışı var mı? en son dış var mı ya gidelim, felsefi dinamikle,
kapalı bi yapıdamıyız, açık bi yapıdamıyıza gidelim;
kapalıysa sonunda ne var, hiçlik, boşluk,yoluk doluluk, geometrik biçim;
açıksa nasıl açık ve sonsuz açık ya da boyutluluk ve çok boyutluluk
biliminizi ve matematiğinizi anlamıyorum ben kafam ermiyor-basmıyor ona;

sanırım sanrılı bi biçimde oldukça da saçmaladım;
Yanlış anlaşılırsam ve bunu anlatmama fırsat verilirse bilmiyorum belki anlatabilirim ama anlaşılmak isterdim,
aslında sanırım susmam lazım, kafam karıştı;
bu forumu ya da alanı kirletmek istemem
yani okuyucu bütün olarak bi veri ya da özenli bi tartışma görmek isteyecektir;


"Sizce yaşamın anlamı

sanalmanik -- 03.05.2015 - 09:48

"Sizce yaşamın anlamı nedir?"


bunu şimdi düşünüyorum-bunu şimdi konuşalım - mı? -şimdi bunu düşünüyorum

" Neden varolmuşuz?"


ney neden-amaç? dayanak yoksun
"
Yaşamın sırrı var mıdır varsa nelerdir size göre?"


sırrın sırrı var mıdır? sır nedir? bi şeyin örtüsü, görünme biçiminin değiştirilmesi-gizlenmesi yada saklanması
şu saklanma ya-saklanmaya benziyor

" Fikirlerinizi paylaşırsanız sevinirim..."


varolmuşuz;
geçmişte; geniş bir zamanda bizi yapmışlar
düz ovaya yaymışlar; bala katmışlar; çiçek sunmuşlar; üzerine gül dökmüşler; suyuna da su pişirmişler

ne yazacağım ben içim patlıyor susmuyor -deli ezgiler ve yaşam doyumsuzluğu saçıyor kalbim; burada boş-bu ekranda; işsiz güçsüz ve saatsiz yaşarken buraya bi söz yazmayı amaç edinmiş bi yaşamın içinde ben kim ne yazacağım sana; sen buldun mu? ne bana da söyle;

" Neden varolmuşuz?"

amaçtan varolmuşuz-amaçtan yapmışlar bizi; amaçta biz olsa gerek; biz olsak gerek; bilmem

amaç denen yoğruk varmış; yoğruk almış dağa kaçmış; dağ tütüncü yola kaçmış

"
Yaşamın sırrı var mıdır varsa nelerdir size göre?"

bize göre-biz kimiz;
ben' e göre ise ben ben değil miyim ya da ben de sen değil misin yani sendeki de ben değil mi?
sende ben yok mu neden bana (bene göreyi) soruyorsun; sana göre yok mu? göre yok mu?
göre öldü -göre oldu - göre aldı dağa kaçtı

başka bir beni'in görüşünü ve duyuşunu mu merak ediyorsun sen, bilgi kapasitesini mi ölçüyorsun;
ben adında bilgi kabı; doldu doldu boşalmadı-boşaltanlar sağolsun dursun o vakit

sen neyi soruyorsun canım-ney benden içeri-bu saçmacıya bulaşma; yaşamı talan etti

" Fikirlerinizi paylaşırsanız sevinirim..."

sevinir misin gerçekte; çıtkırıldım bi temenni; iki dirhem bi çekirdek yapışlar; döv beni- öl beni; yokla karamsarlığımı sonra tut tuz serp üstüne değil mi?
sen nerdesinsen han ibu yazıyı astında nerdesin; zamanda mı unuttun bunu
sen burayı mı unuttun bura seni mi;
başka şeye yere mi kaçtın; kaçamak korkaklar ama sana değil sözüm; sözün eri belini yardığında kaçarlar;
iş verecek onlara söz dizdirecek gelecek kış yakmaya; söz yakılır bu alemde; ısınmağa

dedli deyi deyi deyiyeler; bir deli gelsede eğlensek-ben geldim; işte ben
geldim
burda tam şimdi burda oturuyorum; bu yaban yerde bilinmez ;
bilinmez sözler saçıyorum etrafa-ortalığa

" Fikirlerinizi paylaşırsanız sevinirim..."

sevineceğimi bilsem dağa çıkar odun kırardım; dağdan keşkek alırdım
sevineceğini bilsem amaç bulur getirirdim sana, bunu mu istiyorsun;
akşamları bir demet amaç alıp gelen amcalar sağolsun

" Fikirlerinizi paylaşırsanız sevinirim..."

fikrim olsa zikrim satardım; ben ne bilem fikrim mikrim

" Neden varolmuşuz?"

amaç denen yoğruk varmış


burada kardeşlliği şöyle

sanalmanik -- 03.05.2015 - 10:00

burada kardeşlliği şöyle yorumlayalım;
aynı babadan ya da anneden olma insanlar birbiriyle bir tuhaf anlaşır ;farkılıdır da ama;
yukarda saçmalamşılım bunu kabul ediyorum; denemişim sadece; söz saçmayı ve saçmalamayı o halde


konuyu nere çektiniz böyle

sanalmanik -- 03.05.2015 - 10:31

konuyu nere çektiniz böyle ve ne zamandır görünmüyorsunuz ve neden yazmıyorsunuz? sorasım geldi sizi özledik
tasavvuf ve sır başlığınızdan alıntı yaptım; onu orada bulmak güzeldi ve kullanışlı;
size karşı çıkıldığını ve oradaki garip ahvali de gördüm böylece

ha siz duygulardan muafsınız- diğerleri gibi
olgular vardır ve onlara takılmayın -devinirler onlar boşlukta-hiçlikte ve bizi yakalarlar- biz onları yakalarız- onlara tutunuruz; yüzeriz

şu piskolojik bir varlık olayı bana da açıklar mısınız örneğin?

bunu iyi düşündünüz mü? yani yazılarımın argüman içermediğini; cevap içermiyor olabilir soru içermiyorsa;
ben size yanıt soru ürettim mi o halde (de araya girdiniz) gözlemciye ya da sorucuya yanıt vermekten gayrı o halde

oysa siz resmi tutumu benimsemiş savunuyorsunuz ve ben/biz burada resmi söyleme karşı geldiğimiz/durduğumuz (ya da karşı veri türettiğimiz ve girdiğimiz için) için ona zıtlık türetiyorsunuz ya da türetir gibisiniz;
Neden? neden çünkü insanı beyinden mütevellit bölünmüş bölünük bi bölüntü tutmuyoruz;
Neden? Çünkü evrene ve diğerlerine herşeye gözlem verdiğini ve hayatın içiçeliğini savunuyoruz
NEden çünkü yaşam denilen şeyin kayıtsızlığını/bilgisizliğini savunmuyoruz;
bu karşı gelişiniz neden? Örneğin bir barışçıl evren kuramı ortaya attınız, Biz bunu söylüyormuşuz
Biz düşüncelerimizi dağınık açıklamış ya da yerinde yeterince açıklayamamış olabiliriz, Dağınık bulanık bi akılla buraya gelmiş ve tutarsız bütünlükler, saçmaca sözler ve bildirimler gibi gözüken şeyler yazmış ta olabiliriz; Eksik-yarım bilgisiz bilmem ne de olabiliriz ki hala da öyle;
Ama sınıflanmışısz ta baştan değillenmişiz bunu nasıl görmeyeyim
Oysa siz ben çok açık görüyorum ki resmi yönetim/yönelim ya da benzeri bi savunu ile buna karşı çıkıyorsunuz; Kendi ciğer dayanağınız değil
Dayanaklarım yoksun olabilir, Başkalarının düşünceleri ile ya da tutumları ile ya da okumaları ile bunları yarım sunmuş olabilirim ben; BEni yücelteydiniz de doğrulayaydınız o halde siz büğrüleyeceğine
İnsan eksiği-ben eksiğim

haklılama yarışındaydınız
haklılama yarışındaydınız;
ben oysa sadece buraya doluşacak sözleri ve sözler bütünlüğünü düşündüm yazdım her zaman
benim aktarırımım savunum olması hiç önemli değildi; benim bir şeyim değildi-görüşüm-gerişim değildi


anlamamaka'a direnç sunmak

sanalmanik -- 03.05.2015 - 10:52

anlamamaka'a direnç sunmak ne güzel ve anlaşmamak'a kanıt-direnek ve dayanç
ne dediğimin anlaşılmasını istiyorum ya da demek istediğimin

ben tarihi hiçe yazdım; boka sarmış bu şeylerde sadece burada söz söylemeye geldim- söyleme özgürlüğü içinde ve gördüm ki görüyorum ki yeniden resmi kabul gören söyleminizi bükmüşlük telaşı içinde çarpıtılmışım

siz ezberlerinizi iyi okuyun o halde

"Aynilik özgürlük değildir."

ne anlamalıyım bu sözden
küçümsendiğimi mi?
tartışmaya değer görülmediğimi mi?
iletişim kurulamaz olduğumu mu?

biz gerçekten bunu mu dedik-demek istedik; Hadi insanlar bir olun, kardeş olun- elele tutuşun, Bunu mu dedik demek istedik oysa; Biz kardeşiz;
biz daha dünden yaftalanmışıs,z Çünkü bağımsız düşüncemiz olamaz bizim, Dİğerlerini giyimişizdir biz, Ufocuyuzdur, spiritüelizdir falan filan değil mi?

hayat denilen bu naneyi ben dikmedim o halde;
burada bir tartışma bütünlüğü bi yere mi gitmeli, Sözler büyür-sözler yetişir-dallar budaklar ve çiçiekler gibi

arabeski arabeskte görün ; o halde



"Ebuş'un görüşleri var

sanalmanik -- 03.05.2015 - 10:55

"Ebuş'un görüşleri var ... Çok eğlenceli... Onlara bi göz atınız. :)"


sizinde görüşleriniz var değil mi? ama görüşle ilgili; baktığınız yerden görülenlerle ilgili;


Yeni Sonsuz Us
Sayfalar: 1 - 2 - 3 - 4 - 5 - 6 - 7 - 8 - 9 - 10 - 11 - 12 - 13 - 14 - 15 - 16 - 17 - 18 - 19 - 20 - 21 -