Yeni Sonsuz Us
Sayfalar: 1 - 2 - 3 - 4 - 5 - 6 - 7 - 8 - 9 - 10 - 11 - 12 - 13 - 14 - 15 - 16 - 17 - 18 - 19 - 20 - 21 -

Beden ve Ruh

delete

"Bedenim ben ve ruh." - böyle der çocuk. Peki neden çocuklar gibi konuşmamalı? Oysa uyanık ve bilen kimse şöyle der: "Tamamıyla bedenim ben, bundan başka birşey değil, ruh ise beden içindeki bir şeyin adı ancak."
Büyük bir akıldır beden, tek anlamlı bir çokluk, bir savaş ile bir barış, bir sürü ile bir çoban. Küçük aklın da senin bir aletidir bedeninin, kardeşim, o senin "ruh" dediğin - büyük aklının bir aleti ve oyuncağı. Düşüncelerinin ve duygularının gerisinde, kardeşim kudretli bir başbuğ durur, bilinmeyen bir bilge- Benlik derler adına. O senin bedeninde oturur, bedenindir o senin. Bedeninde senin seçkin bilgeliğinden daha çok akıl vardır.


Beden ile ruh aralarında

karia -- 07.11.2007 - 09:25

Beden ile ruh aralarında konuşuyorlardı. Beden güzelliğine ve parlaklığına mağrur olarak ruha dedi ki: “Ben senden daha değerliyim; bak herkes bana ilgi gösteriyor ve beni seviyor”. Ruh ise, kendi letafetini gizlemiş olduğu halde bedene dedi ki: “Hey supruntuluk! Sen kim oluyorsun? Ben senden çıkayım da o zaman görürsün. Seni sevenler sana mezar kazarlar. Iki gün bile seni saklamaz, böcek ve karıncalara gıda olman için seni toprağa gömerler.” Beden olumlu, ruh olumsuzdur. Ruh bedene muhtaç değildir, onsuz da varlıgını devam ettirebilir. Ama beden ruhsuz yaşayamaz. Bedenimiz ruhumuzun elbisesi yahut evi gibidir. Gözler, bu evin pencereleridir ki ruh bu alemi o pencerelerden seyreder. Önemli olan elbise midir, elbiseyi giyen mi? Ev midir, evde oturan mı?


Zerdüşt

xenix -- 07.11.2007 - 10:25

Yazım, Nietzche nin Böyle Buyurdu Zerdüşt kitabının, bedeni hor görenler üstüne bölümünden alıntıydı.


:))

karia -- 07.11.2007 - 11:48

Üzerine basa basa "bedeni hor görenler üzerine" yazmışsınız ama yazdığım konuyla ilgisiz değildi ki zaten.


önemli olan...

narin -- 08.11.2007 - 00:41

Elbiseyi elbise yapan giyendir.Evi ev yapanda evde oturan...Her elbise her bedende güzel durmaz.Benim ruhum benim bedenimde güzeldir başka bedende bu kadar hoş duracağını sanmıyorum,durmazdıda :)) (yaratan şüphesiz işini biliyor...)


Eleştiri

saron -- 08.11.2007 - 20:03

"Bedeninde senin seçkin bilgeliğinden daha çok akıl vardır." Zerdüştün son sözündeki kastedilen akıl acaba bilinçli bir akıl mı? Yani beden akıllı ama, akıllı olduğunun farkında mı?


Kambur kerim için

xenix -- 18.06.2012 - 21:15

Kambur kerim için güncelleme.

(Bir taşla iki kuş oldu bak. Hem Niçe ne demiş hem beden nedir?)


İyi yapmışsın xenix

Kambur Kerim -- 19.06.2012 - 07:05

Önce Nietzsche'den çok beğendiğim bir bölümü aktarayım;'' Yürek korkuyu bilen fakat onu yenendedir, uçurumu gören fakat ona gururla bakandadır. Uçuruma bakan ama kartal gözüyle bakandadır. Uçurumu kartal pençesiyle kavrayan kişi o sahiptir yüreğe.''

Bölümün başlığı bende ''Bedeni Küçümseyenler Üzerine''. Üstad burada sanki herkese değil de belli bir kesime sesleniyor. Önce bir çocuk gözüyle bakıyor olaya, çocuk ''bedenim ben ve ruh'' dermiş ona göre ve üstad devamını şöyle getiriyor: '' Peki insan niçin çocuklar gibi konuşmasın?'' Ancak ayırt eden kişi şöyle dermiş: Bedenim ben sadece ve başka birşey de değildir. Ruh ise bedendeki birşeyi tanımlamak için kullanılan bir sözcüktür sadece.

Ve senin savunduğun yere geliyor.'' Beden büyük bir aklıdır, bir anlamı olan çeşitlilik, savaş, barış, sürü ve bir çoban.''

Nitezsche bir kitabında kendinden bahsederken şuna benzer bir yorum yapıyordu. Benim yazdıklarımı ilk defe okuduğunuz zaman zorlanabilirsiniz, bu sefer daha ciddi bir şekilde okuyup birşeyler anlayabilirsiniz ama son kez de okuduğunuzda bu sefer büyük bir kahkaha atarsınız.

Ondan sonra da şöyle bir yorum yapmıştır. '' Yanına bir büyük kahkaha koyamadığın şeye gerçek deme.''

Şimdi yanına bir kahkaha koyabileceğim kısıma geldim bu konuyla ilgili.
''Şimdi bedenin aleti de senin küçük aklındır ey kardeşim, '' ruh'' diye adlandırdığın büyük aklının küçük aleti ve oyuncağı.''


Çok erkeksi ve seksi bir yazı bence, ve bana kahkaha attırtabiliyor üstad. Benim dünyamı sallayan filozoflardan ikisi çok önemli bana göre, biri Marx, öbürü de Nietzsche.

Devam edeceğim, hem de ayık kafayla.


''Dilimin sınırları dünyamın sınırları anlamına gelir'' (Wittgenstein)


Aklın fikrin şeyinde

saron -- 19.06.2012 - 20:47

Aklın fikrin şeyinde kambur kerim. Sok da rahatlayalım.


Beden derken sadece gövdeyi

xenix -- 19.06.2012 - 21:04

Beden derken sadece gövdeyi kastetmiyor ama değil mi? Öyle anlamıyorsun yani...


Sadece bedeni kastediyor.

bwallace4ever -- 19.06.2012 - 21:36

Sadece bedeni kastediyor. Yazıda da belirtmişsin, insan bir organizma ve ruh o organizmanın bir ürünü. O yüzden Nietzsche için bir ruh olmadığı gibi bir özgür irade meselesi de yoktur. Onun için herşey bedene indirgendiği için güçlü ve zayıf irade vardır.

Adamın tüm felsefesi, her ne kadar bazı çıkarsamaları metafiziksel de olsa, insanın organizma olduğu ön savına dayanır.


Nietzsche denilince çenem düşer.

Kambur Kerim -- 20.06.2012 - 06:17

Saron'a bak ne espri çakmış (+) verdim beni çıldırtan bu adama.

Beden deyince üstad herzaman yaptığı üzre, usta bir kuyumcu gibi sözcükleri işlemiş. Kollar, bacaklar ve baş sözcüklerini hiç kullanmadığana göre ve insandan bahsettiği için, bu elbette bütün uzuvları tam bir insan, bence beden deyince tüm bir insanı kastediyor. Benim yorumumda böyle.

Özgür irade konusunda ise bwallace ile hemen hemen aynı fikirdeyim.

Bir de ''Ben'' diye gurur duyduğumuz bir kavram koymuş Nietzsche, inanmak istemediğimiz ve daha büyük olan birşey bedenimiz ve onun aklıymış. (Beden ve aklın bir bütün olduğunu çıkarıyorum burada ben.) Bu beden ve akıl ben demez ama ''ben'' gibi davranırmış.

Duyularımızla hissetiğimiz, ruhumuzla gördüğümüz şeyler sonsuzmuş, ama duyular ve akıl kendini o kadar büyük görürlermiş ki onlar tüm nesnelerin sonlu oldukları konusunda bizi ikna etmek isterlermiş. Duyularımız ve aklımız da aletlerimiz ve oyuncaklarımız oluyormuş. Bu duyu ve aklımızın arkasında da ''öz'' varmış. Bu öz dinler, araştırır, karşılaştırma yapar, feth eder, hükmeder ve ''Ben''in de hükmedenidir. Bu öz bilge bir hükümdarmış. Güçlü bir hükümdar ve tanınmamış bir bilge.

İşte bu bilge hükümdar ki öz'dür bizim bedeninizde yaşar.

Bedenimizde de en iyi bilgelikten daha çok akıl yaşarmış. Bu akıl bedenin bilgeliğine ihtiyaç duyar.

Devam edecğim ama araya bir Wittgenstein yerleştireyim. Bu adam felsefeye tesadüfen girmiş bir mühendistir (kendime bir pay çıkartmazsam çatlarım) ve şuna benzer bir beyanı vardır. Felsefi sorun diye bir şeyin olmadığını, yalnızca dilsel sorunların var olduğunu söylemiştir. Yani Wittgenstein neredeyse felsefeyi öldürmüştür.

Sağlıcakla kalın.


Nietzsche bedenin organik ve

bwallace4ever -- 20.06.2012 - 09:28

Nietzsche bedenin organik ve mekanik yapısına vurgu yapmış ancak bu yapıyı dar bir görüş çerçevesinde (o dönemde psikoloji ve biyoloji bilimleri yeterince gelişmemişti) değerlendirmiş.

Hatta Darwin'in evrim teorisine bile itirazda bulunmuş. Çünkü Nietzsche'nin genel savı organizmaların hayatta kalma için verdiği mücadele değil güçlü olmak için verdiği mücadeledir. Hayatta kalma dürtüsü, O'nun için zayıf bir dürtü olduğu için temel bir dürtü olamaz keza hayatta herşey güç istencinin eseridir. Nietzsche, rasyonel metafizik geleneğini yıkmış ancak yerine yarı materyalist yarı irrasyonel bir metafizik bir sav koymuştur.


montaigne der ki ;

maydanoz -- 20.06.2012 - 10:07

Montaigne der ki ; " lütfen çocuk Olma! demek yerine , lütfen yetişkin gibi olma ! demeliyiz." der . çocuklar her zaman daha zeki daha saf daha temiz varlıklardır taa ki biz onları kirletene dek...

...
Tamamiyle uyanık ve farkında olan ,bilen bir kimse , "ben bedenim !" demez sayın Xenix.
tamamiyle uyanmış bir bilen , " Ben bilincin ta kendisiyim! " der.Bilinç ne bedendir, ne de zihin. Bunların ötesindedir...
Bedenin içgüdü temelli derin bir bilgeliği var. Zaten bizi milyonlarca yıldır ayakta tutan şey de bu içgüdü değil midir ? Dikkat ederseniz , beden çoğu fonksiyonun yönetimini akla bırakmaz. Nefes almak gibi , kalp atışlarını kontrol etmek gibi, kirpiklerin istemsiz hareketleri gibi vs vs.. Beden , akıldan çok daha eski ve çok daha bilgedir. Ama bundan da daha büyük olan şey BİLİNÇ tir.


Ben Niçe'yi ontogenetik

oik0s -- 20.06.2012 - 10:55

Ben Niçe'yi ontogenetik sanıyordum. Kısaca SANAT... (fazlasını sevgili Xenix'le tartışacağım)


Tartışma güzelleşmeye

xenix -- 20.06.2012 - 11:02

Tartışma güzelleşmeye başladı.

Evet oikos, niçe ontogenetiktir. Yunan mitolojisi çalışmaları onun bu konudaki görüşlerinin temellerini attığını sanıyorum.

maydanoz bilinçten kastınız tam olarak nedir? Bugünlerde gündemde olan atomların bilinçli olması hali gibi mi?

Sevgili kambur, wittgeinsteinın görüşüyle ilgili düşünce dil ilişkisi başlıklarında epey tartışıldı aslında o mevzu.


Xenix, Ben diyorum ki, Niçe

oik0s -- 20.06.2012 - 11:23

Xenix,

Ben diyorum ki, Niçe felsefesinin temelini Marquis de Sade' dan alır. Görüş lütfen :)


cevap

maydanoz -- 20.06.2012 - 11:59

Sayın Xenix
bilinç ten kastım tam olarak nedir diye sordunuz.
Yeryüzünde açıklaması olmayan tek şey bu .Bütün felsefeler bunun peşinde.
Bütün bilimler bunu arıyor. Bütün dinler , " biz çoktan bulduk " havasında.

Birileri ona Allah der. birileri tanrı der. birileri uçan spagetti canavarı der. birileri tabiat ana der. Birileri buna bilinç der.
Birileri onu farkeder ve hayatının amacını tamamlar. Bunu dışarı yansıtmak zor filan değil. tamamen imkansız.Çünkü zor , başarılabilir. Fakat imkansız için ne yapılabilir ki ?
yine de yol göstermeye çalışılabilir.
Meditasyon bunun cevabı olabilir. Derin bir meditasyon buna cevap verebilir....



Sade !

Kambur Kerim -- 20.06.2012 - 13:57

İnsan biçine bürünmüş mutlak kötülüktür. Lanetli yazarların ilki sayılmaktadır. Yaşama bakışı açısı cinsel partnerlerine eziyet, acı çektirme, işkence etme üzerine inşa edilmiş bir yaratık.

Nietzsche'nin ne felsefesinde ne de yaşamında cinsellik önemli bir yer tutmamıştır. Dindar bir aileden geliyordu, günümüzde orta veya liseye tekabül eden öğrenim çağında teoloji okudu, üniversitede de filoloji. Son derece düzenli yaşardı, alkol kullanmaz, İsviçrede iken her sabah dağlara yürüyüşe çıkar, akşam belli saatte oteline gelir, çalışır ve kesinlikle düzenli uyurdu.

Her zaman derim, insanın felsefesi kendi yaşam biçimi ile iç içedir, yani neyse o'dur. Harika kitaplar yazan, dünyayı sarsan bir filozof sadist bir yaşam felsefesine sahip olsaydı bu eserlerine yansırdı.
Ben yansıyan bir sadistlik göremedim, bu konuda eksiğim olabilir, ama gören varsa bilmek isterim.

Nietzsche sıçsa, boku kirlenir diye onu Sade'ye atmaz.


''Dilimin sınırları dünyamın sınırları anlamına gelir'' (Wittgenstein)


Nietzsche temelde

bwallace4ever -- 20.06.2012 - 14:17

Nietzsche temelde Schoppenhauer'dan etkilenmiştir. Sade ve Stirner gibi farklı filozof ve yazarlarla felsefi görüş olarak benzerlikler taşısa da Nietzsche'nin bütün felsefesi Schoppenhauer'in "istenç" kavramını yıkmak üzere kurulmuştur. Yaşamaya ÇALIŞAN bireyden ziyade YAŞAYAN bir birey olmayı öğütler.

Ve sanat da güç istenci kavramının bir uzantısıdır. O yüzden Nietzsche'ye göre "sanat sanat için" değil, "sanat birey için"dir.


oik0s'un yorumunu

gamaro -- 20.06.2012 - 18:09

oik0s'un yorumunu okuyunca..

Aklıma gelen ilk şey, yorumun kendisinden çok, az buçuk dini hasasiyeti olan birinin bu yorum karşısında nasıl bir karşı-yorum üretebileceğini merak etmek yönünde oldu aslında.

Hemi de şiddetle:)

Neyse ki Ebubekir çok bekletmedi..

Bir başka başlık altında da olsa kısaca değindi;

" tanri ölmemismiydi ? oysa nitsche"tanri öldü"demisti olsun beserdir sasar fakat tanri´yi öldürmeye calisan nietsche ve yandaslari kesin öldü/ölüyor..:)"

Teşekkürler, Türkiyyeeaaa:)


''...rızalı sado-mazoşik ilişki...''

Kambur Kerim -- 20.06.2012 - 20:07

Sade'nin bazı ilişkileri:
Sade evliliğin ilk zamanlarında oyuncu La Beauvoision ile ilişki kurdu. Arcueil'deki evine çağırdığı fahişelere cinsel amaçla çeşitli biçimlerde eziyet etti. Bunun üzerine Vincennes Kalesine hapsedildi. 1768 yılında yine bir fahişe olan Rose Keller'i Arcueil'deki evine götürmüş, esir almış, hapsetmiş ve cinsel eziyette bulunmuştur. Kaçmayı başaran Keller vücudundaki işkence izlerini göstererek Sade'nin Lyon yakınlarındaki Pierre-Encise Kalesine hapsedilmesini sağlamıştır.

1772 yılında Marsilya'da uşağı Latour aracılığı ile bazı fahişelerle ilişkilerini sürdürdü. Aynı zamanda Latourla da eşcinsel ilişkisi vardı. Sade'nin ikram ettiği (elbette içeriğini söylemediği) afrodizyaklı şekerlemelerden yiyen ve zehirlenen kadınlar şikayet edince Sade ve uşağı Sardinya Kralı'nın malikanesine kaçtı, ama burada da tutuklandı. İdama mahkum edildi ama ne işse maketleri 12 eylül 1772'de idam edildi. Miolans Kalesi'nden kaçan Sade La costa'daki şatosunda yeniden eski eşiyle bir araya geldi. Karısı da onun zevklerini paylaşmaya başladı (akıl hastalıkları da bulaşıcıdır) ve çevrelerindeki genç kız ve erkekleri şatolarında alıkoydular. Gelen şikayetler sonuzu Krallık Savcısı olaya el koyunca rahibe olan baldızıyla İtalya'ya kaçtı ve onunla yaşamaya başladı.4 Kasım 1776'da La coste'a geri döndü. 13 Şubat 1777'de Paris'de tutuklandı Vincennes Kalesi'ne hapsedildi. Cezaevinde oyunlar yazmaya başladı, tabi kendi sapkın cinsel anlayışı doğrultusunda.

Sade tüm eserlerinde bütün güdülerin suş işlemeye yol açsa bile özgür bırakılmasını savunuyordu.

Şimdi de Nietzsche'nin Erdemlerinden İyi Dörtlü: Kendimize ve bize dost olana karşı dürüst, düşmana karşı cesur, yenilene karşı hoşgörülü, her zaman kibar.

Nietzsche'nin Sade'den etkilenmesi varsa bu ters orantılı olmuştur kesinlikle. Nietzsche nelerin yapılmaması gerektiğini görmüştür.

Kişisel Not: Ben 15 yaşından 29 yaşına kadar sık sık fahişelerle beraber oldum, fahişeliği de çaresizlerin bir mesleği olarak görüyorum. Bence toplumda çok önemli işlevi olan insanlardı o zamanlar, şimdi nispeten daha özgür bir cinsel yaşam olduğundan bazı insanların hiç ihtiyacı yok. Ama ben onlara şiddet uygulayanlardan her zaman nefret ettim, belki Sade'ye karşı olan nefretimin de temelinde böyle bir duygu vardır. Ancak zeka ve akıl sağlığı yerinde olan iki tarafında rızası ile olan bir durumda, isterse biri diğerinin derisini yüzsün elbette kimseyi ilgilendirmez. Ama bu yazdığım son tümce bile kendi içinde derin bir çelişki barındırıyor. Akıl sağlığı yerinde olan biri karşısındakine seks veya cinsel amaçlı acı çektirmez. Sado-mazo ilişkiler akıl hastalığıdır bence.

Sağlıcakla kalın.


''Dilimin sınırları dünyamın sınırları anlamına gelir'' (Wittgenstein)


Ahlakçılığı

oik0s -- 20.06.2012 - 20:23

Ahlakçılığı sürdürmenizde bir fayda yok. Ahlak veya etikten bahsedilmiyor.


İyi de oikos

Kambur Kerim -- 20.06.2012 - 20:29

Sade'nin ahlaksızlığının olduğu yerde benim de ahlaktan bahsetmem son derece diyalektik bir geçerlilik değil mi?

İyi geceler ;-))


''Dilimin sınırları dünyamın sınırları anlamına gelir'' (Wittgenstein)


Karşılıklı, rızalı

Nibelunga -- 20.06.2012 - 21:37

Karşılıklı, rızalı deniyor yaw, ne ahlakıymış bu! Hoşa giderse kırbaç da yenir ne var bunda! Ayrıca hep kadın diye düşünüp durmayın erkek de eziyet çeken olabilir, rızaen tabii.


De Sade konusunda oikosun

xenix -- 20.06.2012 - 21:44

De Sade konusunda oikosun yazdıklarına tamamen katılıyorum ve insanla ilgili yazdığı gerçeklikler, o dönem insanlarını nasıl çileden çıkardığını, -ki hala çileden çıkarır- görebiliyorum.

De Sade konusunu neye benzetiyorum biliyor musun, hani yalnızken porno seyretmeye hevesli ama porno seyredenleri ayıplayan insanlara benzetiyorum. Ya da işte bunun gibi bir duruma.

De Sade'ın kitaplarının neredeyse hepsini okudum. İnsanı sorgulaması yönünden niçeyle yarışacağı gibi niçenin de belki de temelini atmış olabilir, bu konuda hiç düşünmedim .


Düşünce hızıyla oltaya

oik0s -- 20.06.2012 - 23:21

Düşünce hızıyla oltaya gelmişsiniz sevgili Kambur Kerim:)

Ahlak ve ahlaksızlık üzerine düşünme yerine; insan bedeni, haz, estetik, us'un sonsuz yaratımları ve etkileri üzerine düşünmenizi önereceğim. Böylece Marki'nin soylu bedeninde saklı gizemi çözebilirsiniz.

De Sade, toplum içinde varolan ahlaki değerlerin, insanın iç değerleriyle uyuşmadığını neredeyse ilk farkedendir. İnsanoğlu dürtülerinin esiri olduğu halde sanki yokmuş gibi davranan kendi özüyle kavgalı bir DEKADAN'dır. Özgürlük yalanından kurtuluşun (salvation) hikmeti öncelikle tanrı yalanına karşı çıkarak kendi özgürlüğünü ilan ediş olduğu halde, İnsanın yoktan yere çıkarılmış savaşlarda BOK YOLUNA hayatını kaybetmesi, CİNAYET ve AHLAKSIZLIK olarak kabul edilmez. Bu arada iki kişi arasında cereyan eden rızalı sado-mazoşik ilişki günahların en berbatıdır ve toplum ikiyüzlü tavrını sürdürerek kendi gerçeğinden kaçışını bir diğerine malederek tanrıyı güçlü tutmaya devam ederken, Niçe "Tanrı öldü" diyebilmiştir. Yani "Kendi başınasın"...

Dekadans-çöküşün kendisi mücadele edilmesi gereken birşey değildir: kesinlikle zorunludur ve her yaşa ve her insana aittir. Enerjik bir biçimde müdahale edilmesi gereken birşey varsa, o da organizmanın sağlıklı parçalarına ulaşılmasına engel olmaya ilişkindir. (Güç istenci- Niçe) Dejenerasyon süreklidir ve çürüme bizim müdahil olmamız, engellememiz gereken bir olgu değildir. Aksine kendi haline bırakılması gereken önceki çöküşlerin ardılıdır.




Bayılıyorum böyle entel dantel tipolojilere

Kambur Kerim -- 21.06.2012 - 07:35

Yazın fikirlerinizi devam edin öğrenelim, aydınlanalım; Sade, Nietzsche'nin felesefesinin temelini atmış olabilirmiş, miş de miş. Sade akıl hastasıdır, 250 yıl önce teşhis edilememiştir. Nasıl ki binlerce yıl önce, yüzlerce insan, hiç olmayan bir güçten talimat aldığını söylediğinde onların da akıl hastası olduğu o zaman tespit edilemediyse, Sade'nin de durumu aynıdır. Akıl hastalarının felsefesi olur mu? Elbette olur, cinsel felsefesi de olur dinsel felsefesi de. Örneğin şizofrenlerin de içlerinde üstün zekalı olan çok insan vardır.

Porno seyretmeyi de hemen sadizmle özdeşleştirmek de ''ha tavla ha satranç ikisi de oyun'' diyen köylü kurnazlığına benziyor.

Birşey daha var, ne Sade'nin yazdıkları ne de sizin yorumlarınız beni çileden çıkarmıyor bunu da böyle bilin, sonsuzda evrildim, çileden çıkma işlemcimi devreden çıkardım.

Bugün arkadaşlarımla buluşup biralama günüm, akşama alkollü olacağım için yokum, ertesi gün cumaya gitçem, fırsat bulursam haddinizi bildiririm. Sizi gidi entel dantel tipolojileri sizi.

(İçimizde sado, mazo olan varsa çıksın ortaya onunla da tartışmaya hazırım, tek başıma hem de.)


''Dilimin sınırları dünyamın sınırları anlamına gelir'' (Wittgenstein)


Aboouuu, kambur sen

gamaro -- 21.06.2012 - 08:07

Aboouuu, kambur sen naaptın?

:)

Neyse ama, İsmet Gedik'e soralım hemen?

Şimdi sayın hocam, görüldüğü üzre bişey tartışılıyo ya burda..

Hani nası derler, karınca kararınca..

E muhtelif karıncalar da gözlemliyoruz tabi, taraf olaraktan..

Misal: karınca xenix, karınca wallace , kambur karınca, karınca oik0s , yine benzer ama bir başka başlık altında karıncanibelunga, evrensel karınca bekir (sallalahü koloni vesselem) vesaire..

Diyorum ki ama..

Yani misalen..

1-2-3 D.O.M yapıversek aniden..

Bilmediği için susan kim olacak?

Ya da bildiği için konuşan?

Filan..

:)


de Sade'ın hangi

xenix -- 21.06.2012 - 09:15

de Sade'ın hangi kitaplarını okudun kambur kerim?


Hiçbirini

Kambur Kerim -- 21.06.2012 - 19:12

Param ve zamanım kıymetli olduğu gibi ilgimi çekmeyen şeyleri, hele daha evvel belirttiğim gibi mutlak kötülük olarak tanımlanan bir yazarı okumam. Hitler'in Kavgam kitabını da 3-5 sayfadan fazla okuyamadım. Şu senin detaylı olarak incelediğin Satrançta Büyük Ustalar ve Modern Görüşler kitabını da okumadım ama seni satrançta zımbalarım, benden kolay kolay beraberlik bile alamazsın.
Bazı şeyleri okumadan da bilebilirsin, her kutsal kitabın onda birini oku ne olduğunu anlarsın, Sade hakkında da yorumları oku onun ne mal olduğunu anlarsın. Herhalde adam atomu parçalamıyor.
Demek istediğim ve tekrarladığım şey şu. Sadist ve mazoşist türden akıl hastalıkları ilgimi çekmiyor ancak bir yerden bedava bulursam belki okuyabilirim, o da hiç uğraşacak birşeyim olmazsa. A pardon size göre Sade önemli bir filozof galiba, hatta Nietzsche'yi de etkilemiş olabilir.

Gelelim esas mevzuya:

Sen Nietzsche'nin Sade'den etkilendiğini nereden okudun, bak işte o kitabı okuyabilirim ancak.


''Dilimin sınırları dünyamın sınırları anlamına gelir'' (Wittgenstein)


İşte, okumadığın için,

xenix -- 21.06.2012 - 20:32

İşte, okumadığın için, seninle Marki de Sade hakkında tartışmak ebubekirle Nietzsche hakkında tartışmakla aynı şey.




Satrançta da yeri ve zamanı sen seç :)


sade buyurmus;

ebubekir -- 21.06.2012 - 21:11

sade buyurmus;


"...Dürüstlük mü?
Biz bunu bilmeyiz;

insanlık mı?
Tek zevkimiz her türlü kuralı yıkmaktır;

din mi?
Bizim için boş bir inanç, dini tanıdıkça daha çok aşağılıyoruz;

yakınlık... Arkadaşlık... Adaletlilik?
Bunlardan hiçbiri yok burada sevgili kızım; burada

egoizm,
acımasızlık,
ahlâksızlık ve en üst düzeyde inançsızlıktan başka bir şey bulamayacaksınız...."


"..doğada hiçbir şey ahlaka aykırı değildir.doğa beni böyle yarattı, kendi doğama aykırı davranmam bir cinayet olurdu..."

hani derler ya,"Balık suda yaşar ama suyun ne olduğunu bilmez" dogrudur cünkü hayvandir akletmez,algilamaz,anlamlandiramaz,secemez,farkli tercihlerde bulunamaz vs. peki sade öylemi ? demek ki adamcaz bilerek,isteyerek,baski altinda kalmadan hayvanlasmayi yo yo hayvandan asagi olmayi tercih etmis..

sade yazdiklariyla insanin nasil bir hayvan olabilecegini göstermistir ki bu durumu kuran,"belhum adal"olarak aciklar..

E buda bi is..

bugün olsaydi hapis yatmak yerine sadist yandaslari arasinda yildiz olurdu:)


slm.


Bak yahu

gamaro -- 21.06.2012 - 21:37

Bak yahu..

Yine hiç okumadıklarını kesip biçmeye başlamış gönlünce..

Üstelik kuran'da da yazıyormuş: Belhum Adal'mış.



Şu belhum adal homoseksüalite hakkında ne diyor acep?

Onlar da baskı altında kalmadan hayvanlaşmayı.. yo yooo, hayvandan aşağı olmayı mı tercih etmişler yoksa?




gamaro, okuduklarimin

ebubekir -- 21.06.2012 - 22:21

gamaro, okuduklarimin üzerinden yorum yaptim ha rahatsiz olduysan sende elestirini benim yazdiklarimin üzerinden yap..

her yorumunu zaten kabul etmedigin din üzerinden yapmak zorun da degilsin bence bilimsel birikimin daha fazlasina yeter..

yazinin sonun da sade icin,"bugün olsaydi hapis yatmak yerine sadist yandaslari arasinda yildiz olurdu:)...." demisim anlasilan kesmedi:)


slm.


''okumadığın için, seninle...''

Kambur Kerim -- 22.06.2012 - 08:32

Okumadığım için, kötülüğü yüceltip, Sade'yi Nietzsche'nin yanına koyamıyorum. Seks yapmak için de porno okumak gerekli değildir.

Birgün aklımı kaybedip işkenceci olmaya karar verirsem okur, ve Marx bile Sade'den etkilenmiştir derim. Örneğin ikisi de yer çekiminden, atmosfer basıncından, iyi yemeklerden, güzel kadınlardan... etkilenmiştir, ortak noktaları sayılamayacak kadar çoktur derim.

Bir türlü anlatamadım, insanın felsefesi, ideolojisi onun maddi hayattaki görünümleridir. Marx eylemci olmasaydı ne Komünüst Manifesto'yu ne de Das Kapitali yazabilirdi. Filozoflar eylemleri ile bütünleşir. Ben sosyalistim deyip de milyon dolarlık özel teknende keyif çatamazsın, olmaz böyle şey. Sade basit bir şekilde Roman yazsaydı veya Stephan King gibi seri katilleri yalnızca hayal dünyasında yaşatsaydı ilginç olurdu, ama adam akıl hastasıymış diyorum ben, yok okumamışsın , seninle tartışılmazmış vb.

İyi be bende çok meraklı değilim zaten bu absürd konuya devam etmeye.

Nokta.


''Dilimin sınırları dünyamın sınırları anlamına gelir'' (Wittgenstein)


Köşe yazıları diyosun

gamaro -- 22.06.2012 - 08:39

Köşe yazıları diyosun yani..

İyi.

Lakin Sade'nin soruları orda duruyor.

18.yüzyılın ahlakı, etik'i, estetiği ve özgürlüğü üzerinden, belki de tüm zamanlara armağan edilebilecek, ucu özenle keskinleştirilmiş sorular..

Ya da; Arkadaşımın aşkısın'ın perde arkası diyelim.

O da senin için.

Günah çıkarmaya hazır mısın?

Cevabın?

Belhum adal..

Neyse ya..

Aklı hala "put"da.


Halbuse.. O kadar da

gamaro -- 22.06.2012 - 08:57

Halbuse..

O kadar da orospuya gitmişsin gençliğinde.


Bi de Nietzsche'nin

bwallace4ever -- 22.06.2012 - 09:17

Bi de Nietzsche'nin felsefesiyle pratik yaşamı bazen örtüşür bazen örtüşmez. Nietzsche'nin uygulamada güçlü bir duruşu kadar pasif ve çekinik de bir duruşu vardır hayata karşı.

Salome örneğinde görüldüğü gibi ...


Romandan bir paragraf

xenix -- 22.06.2012 - 14:41

Romandan bir paragraf almış onunla Sade'ı eleştiriyor aklınca. Diğeri, bütün dinsel dogmalara karşı geldiği için papazlar, rahipler tarafından akıl hastası ilan edilmiş birini gerçekten akıl hastası sanıyor.

Neymiş Stephan Hawking gibi roman yazsaymış. Hawkingin romanları çok daha fazla şiddet unsuru içerir. O yüzden diyoruz okuyun da konuşun diye. Nedir bu küpür bilgeliği anlamıyorum.


Yok wallace

gamaro -- 22.06.2012 - 15:01

Yok wallace yok..

Sade'leştirerek anlatmak lazım bunlara.

Misal;

Seni ilk gördüğüm gün, hatta daha o saniye var ya..

..diye başlayan cümleler olur hani.

Gerisi?

..Sade üzerinden temizle kendini.

Sen insansın, lakin o?

Hayvan ya..

Karşılaşmaktan korktukları kendileridir oysa.

Vesvese canım, vesvese..

Nam-ı diğer: konulu porno.

Öz'ünde konusuz ammaa..

Zaten konumuz da bu.








Karınca xenix çok

gamaro -- 22.06.2012 - 15:04

Karınca xenix çok haklı.

Bırak papazı imamı..

Yani şu çağda, şöyle zeki insanların doldurduğu bir mekanda bile benim kadınlık ruhumla oynadılar ya..

Sade'ye kim bilir neler yapardı bunlar:)


Yeni Sonsuz Us
Sayfalar: 1 - 2 - 3 - 4 - 5 - 6 - 7 - 8 - 9 - 10 - 11 - 12 - 13 - 14 - 15 - 16 - 17 - 18 - 19 - 20 - 21 -