Yeni Sonsuz Us
Sayfalar: 1 - 2 - 3 - 4 - 5 - 6 - 7 - 8 - 9 - 10 - 11 - 12 - 13 - 14 - 15 - 16 - 17 - 18 - 19 - 20 - 21 -

Olasılık ve Rastgelelik

delete

Eski dönemlerden beri insanlar kartların düşüşündeki veya zarların yuvarlanışındaki rastgelelikten etkilenmişlerdir. Aydınlanma çağı ile kargaşanın bir matematiksel bilime tabi olduğu görüşü gelişti. Laplace ve diğer matematikçiler şans oyunlarının yasalarını keşfettiler. İlk bakışta, şans oluşumlarını yöneten herhangi bir yasa bulunduğu açık değildir. Fakat olaylar rastgele oluşurlarsa , o zaman belirli yasalara tabi olan ortalama düzenleri vardır. Bir zarın pek çok defa atılışı her yüzün ortalama altı defada bir üstte olması sonucunu vermelidir aksi takdirde zarlar hilelidir. Fakat yalnızca ortalama dışında tek tek yuvarlanışlar dizisinin bir düzeni var mıdır? Bir olaylar dizisinin, zarın tek tek yuvarlanışları gibi mi -tamamen anlamsız- yoksa bir bebeğin meydana gelişinin genetik kodu olan bir DNA molekülündeki kimyasal bazların sırası gibi mi olduğunu nasıl biliriz?
Rastgelelik nedir?
Bu soruyu yanıtlamaya çalışırken matematiksel ve fiziksel rastgelelik problemleri arasında ayrım yapmak gerekiyor. Matematiksel problem, sayılar veya fonksiyonların rastgele sırasının ne anlama geldiğini tanımlayan bir mantıksal problemdir. Fiziksel rastgelelik problemi gerçek fiziksel olayların rastgelelik konusundaki matematiksel kriterlere uyup uymadığının belirlenmesidir. Rastgeleliğin matematiksel bir tanımını yapana kadar fiziksel olayların rastgele tanımına karşılık gelip gelmediğini belirleyemeyiz. Bir kere böyle bir tanımımız olunca o zaman gerçek olayların böyle bir tanıma karşılık gelip gelmediği konusunda ek deneysel problemimiz olur. Örneğin Eukleides geometrisinden bir üçgeni matematiksel olarak tanımlayabiliriz. Fakat fiziksel üçgen konfigrasyonlarının gerçekten böyle bir tanıma karşılık verip vermediği konusu ayrı , deneysel bir sorudur.
Burada ilk problemle karşılaşırız. Matematikçiler, rastgeleliğin kesin bir tanımını verme, yasa onunla bağlantılı bir iş olan olasılığı tanımlama işinde hiçbir zaman başarı sağlayamamışlardır. Bir matematik kütüphanesine giderseniz olasılık konusunda bir çok kitap bulursunuz. Kesin olarak tanımlanmamış bir konuda o kadar çok kitap bulmak nasıl mümkün oluyor? Kesin bir tanıma engel olan nedir? Kısmen rastgeleliği yada daha özel olarak, tam sayıların rastgele bir dizisini kesin olarak tanımlama problemi , tam bir tanım verdiğinizde dizinin artık rastgele olmaktan çıkabilmesidir. Kesin olarak rastgeleliğin ne olduğunu söyleyebilmek rastgeleliğin kendi doğasını yadsır.
Peki matematikçiler rastgelelik veya olasılığı tanımlamadan tüm o kitapları nasıl yazıyorlar? Onlar işin altından uygulamacı olarak kalkıyorlar rastgegelik ve olasılığa geliştirdikleri teoremlere uyan şey olarak işlemsel bir tanım veriyorlar. Matematiksel olasılık teorisi başlangıç olasılık değerleri verildikten sonra başlar. Başlangıç olaylara olasılıkların nasıl verildiği ile ilgilenmez. Çünkü bu olayların rastgeleliğinin doğasından gelen tanımı gerektirir ki bu da bilinmemektedir. Kişi yalnızca tutarlılık için soru sorar, tanım için değil. Aslında bu yaklaşımla çok ileri gidebilirsiniz ve tüm olasılık kitaplarının yaptığı budur.


Olasılık

xenix -- 09.01.2007 - 08:03

Yarın güneşin doğması bile kesin değildir bir olasılık içerir. Hatta koskoca yerçekimi kanunu bile yarın atacağınız bir taşın yere düşeceğinin garantisini veremez.


Lisede ve üniversitede,

Golem -- 09.04.2008 - 20:20

Lisede ve üniversitede, bize olasılık teorisini anlatırlar, ama anlamları hiç anlatmazlar. Kırmızı top, mavi top bilmemne ile olasılığın gücünü anlayamazsınız.

Olasılığın ne olduğunu, hesap yöntemlerini anlatmayacağım. Önemli noktaları vurgulayayım sadece.

1. "Rastgele"liğin bir tanımı yoktur. Bir olayın, rastgele olup olmadığını test etmenin hiçbir yolu yoktur. Rastgele olmadığı gösterilebilir. (Örneğin, mevsimler rastgele bir sırada değildir.) Ama birşeyin rastgele olduğu gösterilemez.

2. Rastgeleliği sadece tekrarlanan deneylerle test edebilirsiniz. Sadece tek bir kere olmuş bir olayın rastgele olup olmadığı hiçbir pratik anlam taşımaz. Rastgelelik sadece ÇOK BÜYÜK sayıda tekrarla teste tabi tutulur.

3. Rastgele bir olay hiçbir olayla korelasyonu bulunmamalıdır. O olaydan rastgele olmayan korelasyonları çıkardığınızda geriye en az bir "pür rastgelelik faktörü" kalmalıdır.

4. Pratik anlamda rastgele olmayan olaylardan yapay rastgelelik yaratılabilir. Örneğin programlama dillerinin rastgele sayı üretme fonksiyonları. Benim bildiğim kadarı ile (bilenler daha iyi anlatabilir) çok boyutlu düzlem hesaplarının belli basamaklarını kullanırlar. Kesinlikle rastgele değillerdir, ama tüm rastgelelik testlerinden geçerler. 0,256 gibi rastgele sayı üreten bir fonksiyon, 1 milyar tekrarda ürettiği 0,001 sayısının sayısı (garip bir laf oldu) 1 milyona yaklaşacaktır.

5. "Gerçekleşme ihtimali"nin kaç olduğu, aslında hiçbir teorik mana taşımaz. "Olasılık", aslında geçmişte yapılmış çok sayıda testten edinilen sonuçlara dayanır (diğer rastgele olmayan parametreler birlikte). Yani :

6. Aslında HİÇ DE RASTGELE OLMAYAN OLAYLARIN BELİRLİ "GERÇEKLEŞME OLASILIKLARI" BULUNUR. Bu madde ÇOK ÇOK ÖNEMLİ. Bir araba kazası rastgele değildir (ya da tamamen rastgele değildir.), ama bir arabanın bugün kaza yapma "olasılığı"ndan bahsedilebilir. Pi sayısı kesinlikle rastgele bir sayı değildir, buna hiç şüphe yok. Ama basamakları tüm rastgelelik testlerinden geçmiştir. Herhangi bir basamağının örneğin 5 olma ihtimalinin tam olarak 1/10 olduğundan bahsedilebilir. Garip bir durum.

7. "Başlangıç durumuna aşırı bağımlılık" diye bildiğim bir yöntem ile herhangi bir kesin determinist olay kolayca rastgele bir hale getirilebilir. Bazı oyunlarda "random seed generator"lar var, evren zaten başlıbaşına bir random seed generatordur. (Kontrol edilemeyecek sayıda fazla parametresi ve ölçüm-gözlem yeteneğimizin ötesinde ölçekleri ve boyutları ile. (Pauli Dışarlama ilkesini hatırlayalım) Yani;

8. Bir olaydaki "rastgele olmayan" yani determinist faktörleri tamamen ayıklayamıyorsanız, mecburen olasılıklara başvurursunuz. O yüzden gazetelerde hergün "sigara kanser riskini iki kat artırıyor" gibi haberler yer alır. Bilimadamları kanserin gerçek determinist sebebini bulamıyor, ama sigara içenlerin kansere yakalanma oranlarının iki kat arttırdığını bularak, sigara ile kanser arasında bir ilişkinin MUHTEMEL bağlantısına işaret ediyorlar. Bu bağlantı doğrudan olmayabilir, pek çok değişik faktörün bir araya gelmesinden de olabilir. Ama arada bu tip bir İSTATİSTİK İLİŞKİ varsa, bu bilgi ÇOK DEĞERLİDİR. Sigara ile kanser arasında DOĞRUDAN DETERMİNİST bir bağlantı olduğuna ÇOK GÜÇLÜ BİR KANITTIR.

9. Evrende bizim bildiğimiz hiç bir "pür rastgele" olay yoktur. Yani evrende hiçbir gerçek rastgelelik yoktur. AMA;

10. Sadece atom ölçeğinde hiçbir şekilde açıklanamayacak bir rastgelelik vardır. (Ve olmak zorundadır, kuantum dinamiği tamamen bunun üzerine kuruludur.) Bu rastgelelik, günümüz fiziğine göre "hiçbir olayın, durumun sonucu değildir", hiçbir olayla korelasyonu bulunmaz. Basitçe bazen 1 bazen 0'dır. (Elektron girişimini hatırlayın) Bu rastgelelik, evrenin tam kalbinde (atomun içinde) yer alır ve hiçbir şeyin sonucu değil, aksine HERŞEYİN MÜSEBBİPLERİNİN EN ÖNEMLİSİDİR.

11. Atom boyutundaki bu basit ve masum rastgelelik "başlangıç durumuna aşırı bağımlılık" yoluyla istendiği kadar makro ölçekli hale getirilebilir. Örneğin insan beynindeki elektrik akımında var olan minör rastgelelikler insanın davranışlarını etkileyebilir, bu davranışlar çok daha büyük olayları tetikleyebilir. Basit bir atomik rastgelelik, büyük tepkimeleri başlatabilir, veya etkileyebilir.

12. Her olayın kalbinde bu atomik rastgelelik bulunduğundan rastgelelik BU EVRENDE VARDIR.

13. Rastgelelik de özgür bir açık deniz değildir, bir olay kafasına estiğinde oluşamaz, "gerçekten rastgele" ise yukarıda bahsettiğim gibi, uzun vadede tutarlı, mantıklı ve matematiksel olarak doğru "Gerçekleşme frekanslarına" ayrılmak zorundadır.

14. Bu fikirlerden yola çıkarak, evrendeki tüm olayları, DETERMİNİZM (Causality) ve RASTGELELİK olarak ikiye ayırabiliriz. Tüm fotoğraflar siyah ve beyaz komponentler olarak ayrılabilir, mümkündür. Aslında nedensellik ve rastgelelik iki uç kutuptur. Nedensellik mükemmel düzen, rastgelelik mükemmel düzensizliktir. Entropi ile aynılığa dikkat çekerim. Gerçek ise, bu iki kutubun arasında bir yerlerdedir. Makro ölçekli Klasik Astronomi neredeyse tamamen nedenseldir, mikro ölçekli kuantum dinamiği TAMAMEN rastgeledir. Biz de ORTA ÖLÇEKLİ varlıklar olduğumuz için kısmen rastgele kısmen nedensel bir dünyada
yaşarız.

Yukarıda söylediklerimin hiçbiri benim fikrim değil, MATEMATİK ve FİZİK GERÇEKLERDİR, tartışılamazlar. (En azından şu anki fizik bilgisi ile)


Bu konu çok güzeldi

sonsuz -- 18.10.2008 - 19:07

Rastgele yazılar sağolsun bu konuya tekrar işaret etti ve okumamı sağladı. Bu konu hakkında ilgili olanların düşüncelerini alabiliriz.





Sevgili sonsuz

canu -- 18.10.2008 - 20:13

Korkarım bu akşam olasılık konusunun tartışmasını benimle idare edeceksin:). Ben matematikçi değilim ve sadece genetikte kullandığımız kadarıyla olasılık ilkelerinden söz edebilirim .Gerçi genetikte olasılık elbette çok sık kullanılır.
Olasılık, bir olayın hangi oranda gerçekleşip gerçekleşmeyeceğinin önceden tahmin edilmesidir.
Genetikte ençok kullanılan olasılık ilkeleri:
1.Bağımsız olayların sonuçları da bağımsızdır.Ör/ Her doğumda kız ya da erkek olma ihtimali%50 dir.
2.Birden çok bağımsız olayın birlikte gerçekleşme olasılığı , her birinin gerçekleşme olasılğının ayrı ayrı çarpımına eşittir.Ör/ Bir aile,iki çocuklarının olmasını istiyor ve diyelim ikisi de erkek ve Rh+ kan grubundan olsun diyor. Bunun olasılığı nedir?
Olasılık ilkelerine göre:
1. Kız ya da erkek olma ihtimali 1/2 dir.
2.Rh+ veya Rh- olma ihtimali de 1/2 dir. Hadi seni sınayım anladın mı :)) İki doğumda da erkek ve Rh+ olma ihtimali nedir? Dalga geçmiyorum ,sadece izleyip izlemediğine bakıyorum:))


olasılıksız diye bir

hesna -- 18.10.2008 - 20:19

olasılıksız diye bir kitap aldım onu bitirince bu konuda bir yorum yapabilirim sanırım. ancak ben raslantısal olaylara inanıyorum sanırım.daha doğrusu hiçbirşeyin rasgele ollmadığına mı inanıyorum acaba?
ben kimim nerden geldim (geyik peşimi hiç bırakmaz mı?):)


korkarım

canu -- 18.10.2008 - 21:00

Sonsuz'un kafasını şişirdik, o da ne haliniz varsa görün deyip kaçtı:)).Sanırım olasılıkla ilgili yukardaki yazıda olduğu gibi felsefik ya da matematiksel bir şeyler yazılsın istedi ama bu işler böyledir. Herkes anladığını yazar ve ortaya bir karışıklık çıkar. Bu kadar karmaşanın içinden de ilgilenen anladığı kadarını alır. Bence başka türlü olamaz. Yani hiç birimiz "ama ben şöyle anlamanızı ve yazmanızı istemiştim" diyemeyiz. Fikir ve düşünce çeşitliliği böyledir. Hani kaosun içinden düzen çıkıyordu ve çıkan şeye düzen diyorduk ya aynen öyle:))


garip bir şekilde

gerçek -- 20.10.2008 - 10:19

garip bir şekilde yaklaşık bir aydır olayları sadece bir kaç saniye öncesinden ama genelde bir uyarıcı( öncül) aracılığıyla öngerebiliyorum. bu ilk olarak ne zmaan başladı bilmiyorum. babam yufka almaya gitmiş, ben bunu duydum anda yufkalar kokuşuk olacak anne sen gidip yenilerini alsan iyi olur geç olmadan dedim.. haaa haa şaka gibi değil mi? ama yaşarken gayet normal karşılıyorsunuz hele de babanız bozuk yufkayla gelince daha bir normalleşiyor, gerçek işte gerçeğe bürünüyor. fakat onu önceden ben öngörmüşidüm. herneyse bunun olması olasılığı nedir bilemem ama oluyor. ha ha acaba insan_ı kamil? hı? olabilirmiyi ki? olasılık, insan icadı pis bir kelimeye benziyor, bi kere_sılık_ ekine bir bakın, ne sılık duruyo değil mi? hele de -ola- kelimesi... sanki şey gibi "ben uydurdum elvereki ola..." yok olmaya, olsada olaaaa, olmasa da olaaaa....
işte gördünüz insan icadı bayağı bir kelime. bir albenisi yok, üzerinde konuşmaya değmez. benim öngörüm mü? boşverin gitsin. aaa ama "ihtimal" diye bir kelime var ki onu çok severim. hele gece yolcularının "ihtimal" şarkısına bayılırım.


Hakaret var

xenix -- 20.10.2008 - 10:30

Sn. canu. Bu sorunuz sonsuza hakaret eder gibi olmuş :))))

Soruyu görünce ben utandım. Kim bilir sonsuz ne demiştir içinden.


xenix: Zeka soruları diye bir bölüm var, oraya bakarsanız ne tür sorularla uğraşıldığını görürsünüz sitede.


Sevgili gerçek

canu -- 11.11.2008 - 17:17

Beni bir kez daha güldürdün ,

üstelik bayağı bir güldürdün :)))

Valla işin felsefesini bilmem, başkaları yapsın.

Şunun olasılığı yüksek:

Kasmadan yapılan espiriler

hedefi vuruyor ;))


başına gelen olasılık

jedilost -- 23.02.2009 - 13:18

Bu eski konuyu olasılığın başımıza gelme durumuyla ilgili vermeyi sevdiğim bir örnekle canlandırayım.

Bir esir kampındasınız diyelim. 100 kişisiniz. Kurtulma şansınız hiç yok. Ömür boyu orada esir kalacaksınız. Ama bir gün kampın komutanı hepinizi sıraya diziyor ve "Size bir teklifim var. İçinizden birini rastgele seçip idam edersem diğerlerinizin girmesine izin vereceğim. Ya bunu kabul edersiniz ya da ömür boyu burada kalırsınız." diyor.

Teklifi kabul edersiniz değil mi? Sonuçta idama dizilecek kişinin siz olma ihtimali sadece 100'de 1. Buna karşılık kurtulma şansınız çok daha büyük. Kabul etmemek aptallık olur.

Ama tesadüfen seçilerek idam edilen o 1 kişi için durum sadece felaket olur.


Rastgelelik tartışması

sonsuz -- 07.02.2013 - 21:31

Rastgelelik tartışması için güncelleme.




istatistikte yanılma

rumana -- 08.02.2013 - 13:22

istatistikte yanılma payını küçültme formülleri de bulunur.ama bu hesaplamalara dahi bilindiği gibi paranın dik durma ihtimali ya da zarın köşeli durma ihtimali işin içinden çıkılamayacağından dolayı katılmaz.ama böyle bir ihtimal de vardır.

bazı şeylerin gerçekleşme ihtimali gerçekleşmeme ihtimalinden çok çok daha yüksek olmasına rağmen o düşük ihtimal gerçekleşir.ne kadar doğru olduğunu bilmediğim bir örnek:insanın an içinde hayatta kalma olasılığının çok düşük olması ama hayatta kalmaya devam etmesi.ya da bir yıldırımın insana çarpma ihtimali.

istatistik sorularında dikkati çeken diğer nokta:"rastgele atılan homojen bir metal paranın .... ihtimali" parayı atış şeklimiz dahil çok çok fazla fonksiyonu dahil ederek paranın her seferinde düşeceği sonucunu gerçekleşene çok yakın belirlesek bile bu bizim parayı "rastgele" atmadığımız anlamına gelmez.sonuç birçok faktöre bağlı olsa da o %0,00000001lik ihtimal gerçekleşebilir.ve bunun gerçekleşme ihtimaline etki eden faktörlerin etkisi en düşük seviyededir.ama o durum gerçekleşir.istatistik, matematik rastgele düşen para demez.rastgele atılan para der.öyleyse rastgeleliğin kendi doğasında belli bir sonuca yönelmişlik yoktur diyebiliriz sanırım.tanım bu şekilde olabilirmi?

doğacak her çocuğun kız ya da erkek olma ihtimali 1/2 dir derken de hermafrodit doğumları konudan muaf tutuyoruz.gerçekte 1/2 değildir yani.hermafroditlikten başka nedenleri de hesaba katmıyoruz aslında


x,y kromozomlarının

ennteresan -- 20.02.2013 - 08:43

x,y kromozomlarının seçilim oranlarına bakılmadan 1/2 diyoruz erkek kız. Yani biz kromozomları detaylı incelediğimiz örneğin bir adamın spermlerinde 22+x olanlar yaşayamayıp, 22+y lerin miktarı %90 falan olsa,
veya 22+x ile bayandaki 22+x döllenmesi sırasında farklı sebeplerden bir sorun oluyorsa ve bu sebepleri tespit edebiliyorsak,
yani aslında demek istediğim bir durum hakkındaki bilgimiz arttıkça o durumun olasılığı değişir mi ? bir durumun olasılığı bizim bilgi seviyemize mi bağlıdır?


"yani aslında demek

sonsuz -- 20.02.2013 - 18:22

"yani aslında demek istediğim bir durum hakkındaki bilgimiz arttıkça o durumun olasılığı değişir mi ? bir durumun olasılığı bizim bilgi seviyemize mi bağlıdır?"


Evet değişir. Örnek bir soru.

Bir adamın iki çocuğu varmış, biri kız olduğuna göre diğerinin erkek olma olasılığı nedir?


Bence değişmez. Durum

rnd -- 20.02.2013 - 19:13

Bence değişmez. Durum sabit bir kere. Sabit durumun gerçekleşme olasılığı da zaten bellidir. Ama biz daha fazla bilgi edindikçe doğru olasılığa daha fazla yaklaşırız.

Bir de şey durumu var. Bir sorunun bilinmesi için gerekli minimum bilgi miktarı vardır. Daha az olursa soru çıkarım yapılamaz durumda olabilir. Ama bu ayrı konu.

kız - erkek
erkek - kız
kız - kız

2/3 oluyor ama bir şekilde bu başka birşey, diyorum. Hem niye kız - erkek derken sıra gözetiyoruz da kız - kız da sıra gözetmiyoruz. O zaman

kız - erkek
erkek - kız
kız1 - kız2
kız2 - kız1

geriye %50 erkek kaldı.


Çocuklar ve olasılık

sonsuz -- 20.02.2013 - 19:48

[[Çocuklar ve olasılık]] linkinde vardı tartışma.

Fikrimiz değişir anlamında söyledim. Yani bir zarın hileli olduğunu biliyorsak mesela artık 1/6 şeklinde değildir olasılığı bizim için. Ayrıca olasılığın ne olduğu, olayın ne olacağı anlamına gelmiyor zaten. 1/2 olasılıklı olay bile 1/2 olasılıkla gerçekleşmeyebilir.


bende bu bilgiler dahil

rumana -- 20.02.2013 - 20:14

bende bu bilgiler dahil edilebilirse olasılığın değişeceğini düşünüyorum.bilgiler çok derinleştikçe matematiksel alana bu bilgilerin dahil edilip edilememesi önem kazanıyor.birde bu diğer bilgilerin genele etkisi çok düşük seviyede kalırsa dahil edilmemesi ve dahil edilse de olasılığa minimum etki edeceğinden olasılığı değiştirmemiş gibi görünme durumu da var.zar örneğinde misal çok düşük seviyede geneli etkilese de 1in daha sık gelmesi gibi bir ihtimal olabilir.bunu zarın ağırlık noktasını düşünerek söyledim.1in oyuk kırmızı tarafı olur ya bazı zarlarda.bu zarlar için düşündüm.zarın ağırlık noktası 1e daha uzaktır.yani yukarıdan aşağıya atılan bir küp düşünelim.yarısı hafif bir maddeden yapılmış olsun,diğer yarısı ağır bir maddeden yapılsın.küp yere düşerken hangi tarafın yüzeye değme ihtimali yüksektir gibi


şunu yazmıştım:bazı

rumana -- 16.03.2013 - 12:26

şunu yazmıştım:bazı şeylerin gerçekleşme ihtimali gerçekleşmeme ihtimalinden çok çok daha yüksek olmasına rağmen o düşük ihtimal gerçekleşir.
"murphy kanunlarını" anımsadım bugün.muhtemelen biliniyor ama sitede daha önce bahsedilmemiş bu kanunlardan.maddeleri kopyalıyorum.
1) Bir şeyin ters gitme olasılığı varsa, ters gidecektir.
2) Bir şeyin birkaç şekilde ters gitme olasılığı varsa, hep en kötü sonuç doğuracak şekilde ters gidecektir.
3) Bir şeyin ters gidebileceği olasılıkları engelleseniz bile, anında yeni bir olasılık ortaya çıkacaktır.
4) Bir şeyin olma olasılığı, isteme olasılığı ile ters orantılıdır.
5) Er ya da geç olası en kötü koşullar zincirlemesi vuku bulacaktır.
6) Ne zaman bir şeyden vazgeçseniz, vazgeçtiğiniz o şey size geri gelir.
7) Olmuyorsa zorlayın, kırılırsa zaten değişmesi gerekirdi.
8) Ne kadar beklersen bekle istenmediği zaman gelecektir.
9) Çözülen her problem yeni problemler yaratır.
10) Her şey yolunda gidiyorsa, kesin bir terslik vardır.

bu arada murphy kanununlarının tersini de şuan öğrendim.yhprum kanunlarıymış ismi.murphy'nin tersi.bir şeyin olma ihtimali varsa mutlaka olacağı temel görüş.murphy kanunları analitik ölçüt olarak hataların önlenmesi stratejisi olarak kullanılıyormuş.murphy kanununlarıyla ilgili önemli bir paragraf daha:
Olasılık "gerçek sonuçların olası sonuçlara oranı" şeklinde tanımlanır. Bir olay süreç içerisinde gerçekleşmezse, olasılığı 0'dır, yani imkânsızdır. Murphy Kanunları ise olaya tersinden yaklaşır: Bir olay mümkünse, gerçekleşir. Murphy Kanunları temelini sibernetik ve sistem kuramındaki fen bilimsel-matematiksel bir kanundan alır. Bu da demektir ki; bir olayda az organizasyon ve daha çok kaos olasılık olarak sıkı organizasyona ya da daha çok düzene göre ezici bir üstünlük kazanır. Daha basit bir cümleyle söylemek gerekirse; kaos, düzenden daha olasıdır.


Yeni Sonsuz Us
Sayfalar: 1 - 2 - 3 - 4 - 5 - 6 - 7 - 8 - 9 - 10 - 11 - 12 - 13 - 14 - 15 - 16 - 17 - 18 - 19 - 20 - 21 -