Yeni Sonsuz Us
Sayfalar: 1 - 2 - 3 - 4 - 5 - 6 - 7 - 8 - 9 - 10 - 11 - 12 - 13 - 14 - 15 - 16 - 17 - 18 - 19 - 20 - 21 -

Kim Dinliyor?

delete

Gündemimiz çok yoğun.Düşüneceğimiz yüzlerce şey var.
İşimiz,
aşımız,
memleketimiz,
kavgalarımız,
sevişmelerimiz...
Bu kadar düşünecek şey varken hiç düşünmeden,
sessizce izleyebilmek,
durup şahitlik etmek,
akışındaki güzelliği görmek,
hissetmek,
idrak etmek kolay değil. O yüzden değil mi zaten kayboluşumuz.
Güzelliğin içinde kaybolup korku ve endişeye kapılmamız.
Sonra da korkularımızın gerçeğe dönüşünü ümitsizce izleyişimiz...

Anlatmak derdindeyiz;
dertlerimizi ,isteklerimizi,
sıkıntılarımızı, herşeyimizi..
Konuşacak çok şeyimiz var.
Üstelik de bizi dinleyecek birileri olsun istiyoruz etrafta sürekli.
Birileri kafamızın içindeki düşüncelerin,
kalbimize çöreklenen duyguların yükünü hafifletsin,
gürültüsünü dindirsin. Birileri bir
boşluk,
bir kesinti,
bir sessizlik yaratsın ki içimizdekiler
ifadesini bulsun, yoluna aksın.

Diliyoruz ki birileri bize hayran olsun,
büyülensin;
en azından anlasın ne sıkıntılar,
acılar çektiğimizi.
"Sen çektiklerin için müthiş bir insansın olağanüstüsün."
Bunu duymak, bilmek , hissetmek istiyoruz.
Başardıklarımızla gururlanmak istiyoruz.
Kimseye derdini anlatmayı başaramamış ya da hiç anlaşılamamış;
yalnız biri olmak, yaşadığımız acıları daha da derinleştiriyor.

Anlaşılmak güzel, sevilmek, beğenilmek güzel.
Bir dostla birlikte olmak , değer görmek olağanüstü.
Ama ya sonra?
Tüm istediğimiz bu mu? Ya da bu mu olmalı?
Birileri beni dinlesin, anlasın, çok da sevsin de
acılarım, sıkıntılarım, dertlerim....
her şey hep böyle kalabilir.
O kadar mı?

Yazık ki kendisi anlaşıldığını hissetmeyince insan
dertlerine çare olabilecek cevaplara da kendini kapatıyor.
Anlaşılma,
beğenilme,
takdir görme,
sevilme ihtiyacı,
kendini iyileştirmenin, yaraları sarmanın
hatta mutlu olmanın önüne geçiyor.

İyi ama herkesin konuştuğu ve anlaşılmayı beklediği yerde
kim kimi dinliyor,
kim kimi anlıyor olabir ki?

"Sırlar açıklanırken" kim dinliyor?

Ustalar konuşurken kim dinliyor?

Bir bilen,
bir öğretmen ,
bir dost ya da
herhangi biri konuşurken gerçekten dinleyen var mı?

Hatta insan-başkalarını geçtim- kendi söylediğini
kendisi dinliyor mu?

"Ben beni dinliyor muyum acaba"?

Gerçekten de çok ender rastlanan bir iki özel insan dışında
kimsenin kimseyi dinlediği yok.
Pek de meraklı görünmüyorlar. Ben de dinleyemiyorum.
Konuşacak, anlatacak çok şeyim var ya da .. öyle sanıyorum.

İnsan sürekli bir şeyler istiyor;
hayattan,
kendisinden,
başkalarından,
Tanrı'dan...
Peki ya istediklerinin tamamı karşısına çıkıyor,
kendisine sunuluyorsa..
Ya bir şeyler anlatma telaşında ki insan,
beklediği cevapları almadan hep kendi gürültüsünde eriyor ,
kayboluyorsa?

Yalnızlık da insanın kendi gürültüsünde kaybolması değil midir?

Dinleyebilenin yalnız olduğu söylenebilir mi?

Tek başına iken bile...


(ALİ KARAKUŞ- O'dan 1'e)








gerçekten

cellin -- 14.08.2009 - 22:01

Kimse kimseyi ne dinliyor ne de anlamak istiyor. Kendiyle fazla meşgul insanlardan çekinmek gerek :(
Çünkü hep dinlenilmek ,hep gözde olmak ve hep haklı çıkmak isterler. Eskaza öyle olmadıkları bi şekilde yüzlerine vurulursa vayy ki vayy. Mağdurları oynamaktan tutunda her türlü nevrotik davranışı görmek mümkündür dinlemeyi bilmeyenlerde.
Hem doğrudur, dinlemeyi bilen yalnız kalmaz, kalamaz ;)


Yeni Sonsuz Us
Sayfalar: 1 - 2 - 3 - 4 - 5 - 6 - 7 - 8 - 9 - 10 - 11 - 12 - 13 - 14 - 15 - 16 - 17 - 18 - 19 - 20 - 21 -