Yeni Sonsuz Us
Sayfalar: 1 - 2 - 3 - 4 - 5 - 6 - 7 - 8 - 9 - 10 - 11 - 12 - 13 - 14 - 15 - 16 - 17 - 18 - 19 - 20 - 21 -

Oğuz Aral'dan Bekir Coşkun'a mektup

delete

Oğuz Aral'dan Bekir Coşkun'a mektup


"Bekir, senden nefret ediyorum
. Hişşt!

Duydun mu Bekir Coşkun, senden nefret ediyorum dedim. Senin yüzünden, yaşamım cehenneme döndü! Popom çıplak kaldı. Sokağa çıkamaz oldum. Yakında evi barkı satıp bir başka diyara göçersem bil ki senin yüzündendir. Tüm bunlar senin o köpekcil yazıların yüzünden başıma geldi.

Geçtiğimiz kış, İstanbul’un rezilliğini daha fazla çekemeyeceğime karar verip, Silivri dışındaki yazlık evime göçtüm. Niyetim, kalan yaşamımı oksijen koklayarak ve denize nazir bir sessizlik içinde sürdürmekti. Ama yazlık eve varır varmaz, açlıktan karınları sırtlarına yapışmış bir ana ve iki yavru, üç dişi köpekle karşılaştım.

Sokak itinin biri, benim bahçedeki merdivenin altına yavrulamıştı. Şunların karınlarını doyurayım da öyle kovalayayım dedim. Yiyecek verip eve girdim. Taşınma hengâmesi içinde, o günkü gazeteleri okuyamamıştım. Senin yazını okurken, aldı beni bir müteessir. Yine, o, insanin merhametini parmaklayan, gözü yaşlı köpekcil yazılarından biriydi. İçim bir anda köpek sevgisiyle doldu. Esimin benim için hazırladığı yemekleri de itlere verdim. Artik, kıştan beri beraber yaşıyoruz.

Derken yavrulardan birini, odunla ya da arabayla vurup öldürdüler. Esimle yemeden içmeden kesildik... Gözlerim iz dolu dolu dolaşır olduk. Hani göz göze gelsek, bu yastan sonra zırlamaya başlayacağız.

Bizim sokak itlerine tüm kış, gazeteden yemek artığı taşıdım. Etle tanışır tanışmaz ekmek, pilav ve sebze yemeklerini yememeye başladılar. Haydii! Et, tavuk kemiği hatta kopek maması almaya başladım.

Yaz geldi. Ama kopek yine zamparalığa durmuş olmalı ki, altı yeni yavru daha doğurdu. Evde tam altı tane!.. Sonra da gidip, kendini belediyecilere zehirletti. Kaldı mı başıma altı yavru ve bir abla köpek.

Yavrular birkaç aylık olunca, önce dış kapının önündeki paspası yediler. Simdi, bizim sokak kapısı yerden 15 santim yukarıdan başlıyor. Kemirgen hayvanlar diyerek, fare ve tavşanın kim günahını almış?

Derken bizim tatil koyunun halkı, terliksiz, pabuçsuz ve havlusuz kaldı. İtler hepsini calip bizim bahçeye getirdi. Terliği, pabucu kaybolan, Bit Pazarı gibi bizim bahçede soluğu alıyor. Yırtıp kemirdikleri terlikleri, tazmin ettiğim de oluyor. Bahçe dersen, gömüp de bir turlu bulamadıkları kemikler yüzünden köstebek yuvasına dondu.

Bazı komsulara, misafirlik dümeniyle gidip, sohbet arası, 'Bekir Coşkun’u sever misiniz?' diye soruyorum. Severiz diyenlere, 'Demek köpekleri de seviyorsunuz?' diyorum. 'Aaa! Vallahi bayılırız. Kopek insana en yakin hayvandır, sadiktir...' gibisinden uzun bir söylev dinliyorum. 'Bende yedi tane var. Hem de çok şirinler. Bir kısmı da mavi gözlü vallahi! Görseniz bayılacaksınız. Bir daha ayrılmak gelmeyecek' diyerek kurnazca bir giriş yapıyorum. 'Aaa! Hemen gelip severiz diyorlar. Gerçekten de gelip seviyorlar ve yine hepsini başıma bırakarak çekip gidiyorlar.

Bütün gece köpek havlaması ve çemkirmesinden uyku neydi unuttum. Kıçımda paçası parçalanmamış pantolon kalmadı. Beş milyon saydığım yeni pabuçlarımın da sağ teki kayıp.

Evden çıkabilmek ise Köroğlu yüreği ister. Denize gitmekten çoktan geçtim. Kapıyı acar açmaz hiç üstünüze iğne gibi sivri dişli, hoşttan ve çüşten anlamayan yedi yavru kopek atladı mı? Gazeteye gidebilmek için, cam kenarına dizdiğim kemikleri, pencereden fırlatıyorum. Sokak kapısı önünde sipere yatmış itler, kemik peşine koşunca, yıldırım gibi fırlayıp arabaya atıyorum kendimi. Aldatıldıklarını anlayınca, arabanın peşinden bir koşu koparıyorlar. Ama birkaç kilometre sonra şişiyor enayiler. Ben de onlara arabadan, ayıpçı el kol işaretleri yapıyorum!

A benim şaşkın Urfalı Bekir'im. Sevecek hayvan mı bulamadın? Timsah sev. Gergedan sev. Hatta hamamböceği sev. Bu itleri ne diye başıma musallat ettin? İnşallah benim gibi karnına karnına yirmi kuduz iğnesi yersin.

Hav hav be!Hav hav!...

Oguz ARAL


(Oğuz Aral'ın anısına saygılarımla...)


ilk okudugumda da cok

apple -- 14.11.2008 - 13:34

ilk okudugumda da cok sevmistim:)


(Konusuz)

zautt -- 14.11.2008 - 16:49


Hatırladığım kadarıyla

sonsuz -- 16.11.2008 - 09:55

Senin köpeğini zehirlemişlerdi değil mi orcagada? :(





Evet

orcagada -- 16.11.2008 - 10:53

Malesef öyle sevgili Sonsuz,

İki evladımı da aynı gece 1,5 saat içinde kaybettim.Kucağımda ışıklara karıştılar.Değerini bilen biliyor.Ben hayatta hiç bir şeyi onlar kadar özlemiyorum.

Sırf onlar orada olabilselerdi diye bir cennetin olmasını çok isterdim...


orcagada

lilith -- 16.11.2008 - 13:00

benim de bir köpeğim vardı. bu zehirlenme vakalarını duyduğumda hep içim sızlar. bir keresinde sokakta onu dolaştırırken yerdeki bir ekmek parçasını ağzına atmıştı, korkudan deliye dönmüştüm adeta. ya zehirli bişeyse diye.. yemesine bir şekilde engel olmuştum, ağzından çıkarana kadar da akla karayı seçmiştim.
acını paylaşıyorum.


Sayın Lilith,

orcagada -- 16.11.2008 - 15:14

Teşekkür ederim.

Keşke ben de o anda görebilseydim.Benim çocuklarım hiçbir şeyi çiğ yemediklerinden pek bir korkum yoktu açıkçası.Delinin biri bahçeme pişmiş köfte atarak zehirlemiş.Sonradan buldum artıklarını.

Benimkilerle beraber mahallemden dokuz "kuçu",bir o kadar da "miyav" zehirlenip öldü,sadece bir tane kurt köpeği kurtulabildi.Sanırım insanlıktan nasibini alamamış bir mahluk ezikliğini böyle gidermeye çalıştı.

Şundan emin olabilirsiniz ki beni hayatım boyunca hiç kimse,hatta eski eşlerim bile onlar kadar sevgiyle karşılamazdı.Şimdilerde eve girerken ayaklarım hala geri gidiyor.Gözlerim onların kapıyı her açtığımdaki sallanan kuyruklarını arıyor.

Onların acısı bambaşka,belki ilerde bir çocuğum olursa yerlerine koyabilecek bir sevgim daha olur.

Ümit ediyorum,

Saygılarımla...


zor

apple -- 17.11.2008 - 15:10

nasil bir mantiktir bu ya???
nasil zehirliyebiliyorlar hayvanlari???
vicdan denilen seyden hic mi nasiplerini almamis bunlar.....
birisi de onlari zehirlese keske:(

cok uzuldum orcagada:(


Acımı paylaştığınız

orcagada -- 17.11.2008 - 16:06

Acımı paylaştığınız için sağolun arkadaşlar,

İşin doğrusu şudur;

Eğer biri gözünü kırpmadan bir canlı varlığı zehirleyip de acılar içinde öldürmeye cüret edebiliyorsa ben bunun ardında o kişinin başka bir sebebi olduğunu düşünürüm.

Mahallemdeki nüfusun %75'i "şafi" mezhebinden.

Ve onlara göre köpeklerin abdestlerinin bozulmasına yol açtığını,girdiği eve meleklerin uğramadığı,hatta o evde kılınan namazın bile geçerliliği olmadığını bilirsiniz.

Bu kadar amaçsızca yapılan bir katliamın ardında mahallemdeki bir şafi yobazın itikatlarının yattığını zannediyorum.

Bu beni daha çok deli ediyor.

Benim teizme karşı tabiri caizse "gıcık" olduğum aşikar,sizler de bu yorumumu taraflı bulabilirsiniz.

Ancak ortada hiçbir sebep yokken böyle şeylerin neden olduğunu anlayamazsınız.

Diğer bir yorumum da psikososyal kişilik bozukluğu olan biri üzerine ama mahallemde buna verebileceğim "bariz" bir tek örnek olduğundan ilk yorumum daha akilane geliyor.

İlk yorumumdaki katil profilime uygun 60'a yakın kişi olmasına rağmen ikinci yorumuma uygun tek bir kişi var ki o da aslında "şafi."

Ne yapsam aynı şey karşıma çıkıyor.Bebeklerimi yobazın teki zehirledi diyorum.

Saygılar...


Epey taraflı olmuş

sonsuz -- 17.11.2008 - 16:21

İnsanların inançlarından dolayı bu şekilde genellemenizi yanlış buluyorum. Ben çok teist tanıdım, ateistlerden çok daha zeki ve bilimsel düşünce sistemine sahip, ve çok ateist tanıdım, teistlerden daha yobaz.

Aynı şekilde bir müslüman çıkıp o köpekleri ancak Allah korkusu olmayan bir ateist tarafından öldürüldüğünü de iddia edebilirdi. O na her ne kadar itimat etmezsem sizinde bu şekildeki yaklaşımınıza aynı derecede uzağım.





Sayın sonsuz, O zaman

orcagada -- 17.11.2008 - 20:48

Sayın sonsuz,

O zaman şöyle diyeyim daha net olsun.Mahallemde "şafi" olmayıp da hayvan beslemeyen tek bir ev yok.

Tamamı bahçeli buraların ve hepsininde bahçelerinde "kuçusu" var.Benden ve "şafilerden" başka.

Böyle bir ayrımcılık yapmak tabi ki hoş değil ama süt beyaz mıdır?

Polis mantalitesiyle cevap verin.

İtikadı gereği birbirlerini boğazlayan adamların tutup da kendilerine caiz olmayan ve hakir,pis gördükleri "kuçulara" insancıl davranacakları gibi absürd bir fikri nereden temellendirebilirsiniz?

Ha tabi bir de evimin "cami" yolunda olduğunu da belirtmem lazım.Camiden çıkan kalabalşığa çocuklarım doğal olarak havlıyorlardı.Buradan bir "garez" edinmelerini kurgulamak hiç de zor değil.

Ve en önemlisi de beim yıllara varan gözlemlerim.

Buradakilerin neler yapabilecekleri konusunda bir fikrinizin olmasına imkan yok.


Yeni Sonsuz Us
Sayfalar: 1 - 2 - 3 - 4 - 5 - 6 - 7 - 8 - 9 - 10 - 11 - 12 - 13 - 14 - 15 - 16 - 17 - 18 - 19 - 20 - 21 -