Yeni Sonsuz Us
Sayfalar: 1 - 2 - 3 - 4 - 5 - 6 - 7 - 8 - 9 - 10 - 11 - 12 - 13 - 14 - 15 - 16 - 17 - 18 - 19 - 20 - 21 -

Kafama takılanlar

delete

Bugün gün boyunca kafama takılanları size açmayı uygun gördüm, hakkında konuşursak rahatlarım belki. Birlikte benim kafama takılanlara bir çözüm buluruz. İlerde hem sizinde takılan sorunları çözeriz.

* Kafama ilk takılan şey, Ramazan ayında neden suç oranının düştüğü. Bunun sebepleri hakkında birileriyle konuşmaya gerçekten ihtiyacım var.

* Kafama ikinci takılan şey, neden latin ve benzeri alfabelerde büyük ve küçük harf olmak üzere iki harf grubu var. Tek harf grubu bütün derdimizi anlatmaya yeterken neden ikinci bir gruba ihtiyaç duyulmuş. Bu nasıl çıkmıştır ortaya. Bu konu hakkında neler düşünürsünüz.

* Üçüncü kafama takılan ise rüyalardaki bi simgeyle ilgili. Genellikle rüyalarda araba kullananlar arabanın kontrolünü kaybederler. Bugün bilgisev ve gumanji ile konuşurken bu konu açıldı ve onların yorumu araba nın karşı cinsi simgelediğini ve onu kontrol etmek isteyip ama edememizden kaynaklandığını ileri sürdüler.

* Dördüncü kafama takılan şeyde, insanların samimi olabilecekleri bir durumda neden arada duvarların kalmasını tercih etmesidir. Bunun ne gibi bir faydası olabilir.

Dip not: Gördünüz mü gün içinde ne çok şey kafama takılıyor, oysa bugün benim için sakin sıradan bir gündü.


Ahanda cevaplar:))

canu -- 31.08.2008 - 20:02

1)Ramazan ayı bağışlanma ayıdır ve insanlar kendilerini sürekli suçlu sandıklarından arınma telaşına düşerler.Ramazan sonrası tecavüz dahil her türlü suç tavan yapar.
2)Böyle bir soru ancak xenix tarafından sorulabilir :) Bence ifade biçimini çeşitlendirme,anlam zenginliği verme amacı olabilir.
3)Araba kullanırken fren yerine gaza basmayı ben rüyalarımda hep görürüm de durun durun karşı cinsle falan alakası yoktur bunun.Benim kimseyi kontrol etme falan arzum yoktur. Çünkü ben tembel biriyim.Hiiç uğraşamam.Bence insanın kendini kontrol edemeyişini simgeleyebilir. (adım kontrolsüze çıkmasın)
4)Samimiyet konusunda haklısın ama insanlar bazan sınırlar koyma ihtiyacı hissedebilirler.Yüz göz olmama adına ,sana duvar gibi gelebilir. Tabi mevzuyu bilmiyorum,duvar nedir falan,neyse..Al sana birbirinden değerli yorumlar,kıymetimi bil lütfen :))


Nacizane...

Nil-Ay -- 31.08.2008 - 20:46

Çocukluğumuzdan beri Ramazan ayının bir ibadet ayı olduğu öğretildi bize… 11 ay boyunca atladığımız, görmezden geldiğimiz pek çok meziyeti bu aya sığdırma çabamızda bir sebep olabilir. Fakirlere yardım etmek bu ay aklımıza gelir, 11 ay boyunca arayıp sormadığımız akrabalarımızı bayramda arayıp sormakta...
Bir de, “Ramazanda bari önceden işlediğim günahları işlemiyim” diye kendimize çeki düzen veririz. Mesela; yıl boyu alkol içmekte bir sakınca görmezken, Ramazan ayında günahtır diyerek alkol içmemek gibi… Kendine has bir ulviyeti var bu ayın, hayırlı Ramazanlar herkese…

“Ramazan ayında cennet kapıları açılır, cehennem kapıları kapanır, şeytanlar bağlanır ve bir münadi her gece ey hayır isteyen haydi koş, ey şer isteyen, kötülüğü bırak diye seslenir,” dedi. (Nesei (5/552) K. Siyam, B. 5, Hds. No: 2109)

“Samimiyet” ten kasıt ne? İnsanların o an içinde bulundukları ruh halleri, onların “samimiyet”e farklı şekillerde yaklaşmalarını da beraberinde getirmez mi; tamamen dostane duygularla yaklaştığınız birinin, bu yaklaşımı duygusal bir yakınlığın ilk adımları olarak görmesi mümkün değil midir?
Ya da böyle bir duygusal yakınlaşmaya mahal vermemek için araya mesafe koymak samimiyetsizlik midir?
Eh, bu tür endişeler yoksa çok çekingen biri de olabilir karşımızdaki… Bu durumda duvarları yıkmak isteyenin maharetine kalmıştır iş :)
Diğerleri için yorum yapmasam daha iyi... Merak ettiklerim listesinin son sırasında bile yer almaz büyük harf - küçük harz mevzuu...
Keza; her ne kadar kendimce yorumlayamadığım rüyalarımda ilk işim, sabahın köründe yorumlaması için annemi aramak olsada; yorum yapabilmek için; rüyanın hangi saatte görüldüğünden, o günkü ruh halimize kadar pek çok etkeni olduğu için bu soruyu da es geçiyorum.


“Ramazan ayında cennet

Misafir -- 01.09.2008 - 23:49

“Ramazan ayında cennet kapıları açılır, cehennem kapıları kapanır"

Hazır kapı açıkken; ramazanda ölmek varmış be...:)


İlk iki sorunun cevabını

Agnia -- 02.09.2008 - 09:17

İlk iki sorunun cevabını bilmiyorum sanırım google'da şöyle iyi bi tarama yaptırmak lazım.
Rüyalardaki araba kollektif bilinçaltında kişinin hayat yolu ile eşleşmiştir, araba gördüğünü her rüyayı bu anlamda irdeleyebilirsiniz; örneğin burdaki gibi kullandığın arabanın kontrolünü yitirmek, hayatın ile ilgili bir kontrolsüzlük yaşadığın anlamına gelir. Eğer bu bir panik durumu yaşatıyorsa bilin ki panikleyen TONALinizdir. :)

Samimiyetin her zaman kullanlamamasının bir çok o ana ve kişiye mahsus sebebi bar, bunları kısaca genellemeye tabi tutamayız doğrusu. Fakat aslında belirgin olarak şu iki ayrım söz konusu; bilmeden samimi olamamak/bilerek samimi olamamak.


*suç oranlarının

9999 -- 02.09.2008 - 11:27

*suç oranlarının düşüşünün çok çeşitli sebepleri vardır,özellikle hangi tür suçlarda düşme kaydediliyor, istatistiklere bakmak lazım, gerçekten ramazanda düşüyormu diye, çünkü suç oranları; haftanın günlerine göre,yılın aylarına göre, suçun çeşitlerine göre, cinsiyete göre pek çok farklı açıdan değişiklik gösterir..oshonun bir kitabında okumuştum, biri guruya gelmiş ve demişki; ben hırsızım, nasıl temizleyecegim kendimi, guru da demişki; şimdi git ve akşam bir evi soyarken "farkında ol", o işi yaparken, tam anlamıyla orada ol, adam gitmiş ve gurunun dedigini bi gün yapmış yok, iki gün yapmış yok, on gün yapmış yok, bir türlü soygun yapamıyormuş:))belki tam konsantre farkındalığa geçiyorlardır ramazanda..

*xenix, bu kafana takılan şey, latin alfabesinin de kafasına takılmış demekki,düşünsene;

kelimelerinarasındaboşlukolmasavirgülnoktadiyebişeyolmasanoktalıvirgülherharfbirbirininiçine
girerdinoktaOzamandavirgülnoktadansonrabüyükharfolsundemişlerkivirgülokunankolaylıklaanlaşılabilsinnokta...

*psikolojik anlamda bu dogru, kadınlar içinde "çanta" kadın cinselliğini simgeliyordu yanlış hatırlamıyorsam..

*Bi arkadaşım bana demiştiki, insanlar arasındaki ilişki aslında egoların ilişkisidir, egosuz ilişki olmaz..egolarda ilişki içinde, fazla narin, pek kırılgan, çok acemi ama pek de heveslidir veee ayrıcaa sevilmeye/sevmeye de pek heveslidirler, duvarlar da yıkılmak içindir, önce örülür, sonra bakalım kim yıkacak diye beklenir :)belki böyledir kafana takılanın yanıtı, tabii benim penceremden:)

sevgimlee:)


benimde kafama takılan

statik -- 02.09.2008 - 13:40

bu tür soruların neden kafanıza takıldığı:)
takılmayla ilgili takıntının kafanıza takılması çok takıntılı birşey olmakla beraber takıntıları fazla takmama gibi takıntılar edinmek için takıntıları alıp takıntıcıya götürsen.
bişey değil:)


statik; alem adamsın

denge -- 02.09.2008 - 14:01

statik; alem adamsın vesselam :))
al şu takatukaları takatukatıcıya götür....


Teşekkürler herkese,

xenix -- 04.09.2008 - 20:14

Çok takıntılı olmadğımdan kafama böyle uyduruk şeyler takılıyor. İdare edin artık.
Bugünde kafama bikaç şey takıldı...
Kitapçıya gittim, spritüel kitaplara baktım biraz, sayıları o kadar fazlaki, nerdeyse dünya edebiyatına yaklaşmış. Son yıllarda çok popüler olmuş bu konular. Tübitak kitapları bi köşeye atılmış duruyorlar. Sırf rüya tabirleriyle ilgili en az 25 farklı kitap vardı. Ne olacak bizim halimiz diye kısa bi takıntı yaşadım.

İkinci takılan şey hayat koçlarıydı. Bunlarla ilgili de birşeyler yazacağım ayriyeten.

Bir başka kafama takılan şey, dünyada heryerde logarların boşluk çizgileri yola yatay olarak döşenirken, beşiktaşta kim yaptıysa dik olarak döşemiş. Bunu yapan hiçmi düşünmemiş bisiklete binenlerin düşmesine sebep olabilceği. Kimin yaptığını merak ettim ve taktım kısa bi süre kafama.

xenix


* Dördüncü kafama

apple -- 04.09.2008 - 20:52

* Dördüncü kafama takılan şeyde, insanların samimi olabilecekleri bir durumda neden arada duvarların kalmasını tercih etmesidir. Bunun ne gibi bir faydası olabilir.

-samimi olabilecek bir durumun olusmasi samimi olmayi gerektirmeyebilir ama
-samimi olmamayi secmek kendini koruma icgudusu de olabilir baska seyde
-her samimiyetten fayda geldigini kim gormus ki:)


ne olucak halimiz?

apple -- 04.09.2008 - 20:55

xenix
o ruya tabirleri kitaplarinin yaninda fal kitaplari yok muydu?
acip baksaydin ne olucak halimiz:))
belki de aksam ruyanda gorursun ne olucagini?
keske karsina cikmisken alsaydin bir ruya yorumu kitabi:)


Vardı vardı

xenix -- 05.09.2008 - 12:42

En az iki raf fal kitabı vardı sayın apple kardeşim...

xenix: Bizim buradaki kağıtçığa soracam ne olacak bu halimiz diye, çıkan cevabıda panoda yayınlıyacam...


kagitcik?

apple -- 05.09.2008 - 13:30

kagitcik nasil bisey xenix?
cozemedim siteyi hala:)


Benimde var

canu -- 08.09.2008 - 14:52

Ya,yeri gelmişken benimde kafama takılan çok gerekli bir konu var(!).Efendim geçtiğimiz günlerde sık sık dışarda yemek zorunluluğu doğdu. Üstünüze afiyet ben bir vejeteryanım.Bilisiniz bir vejeteryan için dışarda yemek işkence ,yakın çevresi içinde büyük sıkıntıdır. Neyse, nerdeyse benim için düzenlenen bir yemekte ortama uyma zorunluluğu olduğundan (devlet zoruyla) rakı içmek zorunda kaldım.
Yanımdaki beyefendi beni dert ederek rakının nasıl içileceğini uzun uzun anlattı.Ama bende üstünüze afiyet dikkat eksikliği hastalığıda vardır. Adamın dediklerini dinleyemeyip rakıları güp güp götürdüm.Adam dayanamadı peçeteye yazdı. Hiç abartmıyorum aynen şöyle: rakı ,tut,su ,yut.(Ali topu tut gibi:))Baktım duruma karışık, uygular gibi yaptım ama aklımda tutamadım:))).Yanımdaki kurtlu beyefendi ''canu hanım diliniz dolaşıyor,böyle rakım mı içilir '' deyince (kafamda iyi ya) 'beyler madem bu meredi dilite edip içeceksiniz neden ilkten seyreltip içmiyorsunuz ' diye patlayıverdim. Aynı anda da kahkahkaha tufanı patlayıverdi.
Şimdi aramızda yabancı yok. Lütfen biri (bir exper olması şart değil) durumu açıklasın. Rakı niçmek neden bu kadar zor.
Not:Konu ağır olduğundan cevap hemen gelmiyebilir.Olsun ben sabırla bekleyeceğim:)))


Rakı içmek Neden zor? çünkü

statik -- 10.09.2008 - 08:41

Adı rakı;

Dost bezminde sohbette
Neşe-i muhabbette
Her manevi lezzete
Bir vasıtadır rakı.

Nükte, cinas anlayan
Ahengi-i bezm'e uyan,
İçip zırvalamayan,
İşte o'nadır rakı.

Eskiden rakı kadehlerde sek olarak içilir ve üzerine bir yudum su alınırdı. Günümüzde ise rakıyı rakı bardağı dediğimiz aslında limonata bardağı olan bardakta sek olarak değil de su ile karıştırarak içiyoruz. Rakı içmenin en büyük püf noktası soğutulmuş rakı, bardak ve soğuk sudan geçer. Aksi takdirde rakı içiminden hiçbir zevk alınmaz.

devamı var..


Rakı içmek zor değil

xenix -- 10.09.2008 - 10:37

Zor olan sizsiniz canu hanım...

xenix: Yanınızdaki beyi dinleseniz bi problem kalmayacak.


Zor zor,

statik -- 11.09.2008 - 05:54

Adabı, erkanı var,
Zamanı mekanı var,
Kimin ki iz'anı var,
O na şifadır rakı.

Gönül dargınlarına,
Vefa kırgınlarına,
Hayat yorgunlarına,
Haza devadır rakı.

Rakı sofrası, yemek sofrası değildir. Sohbet sofrasıdır. Yemekle olsa olsa şarap içilir.

Muhabbeti güzel olanlar, dinlemesini bilen, sizin de onları dinlerken zevk alabileceğiniz hoşgörü sahibi, keyif kaçırmayacak kişiler veya aile ortamında içilir.

Çünkü rakı masaları sohbetlerin yapıldığı, hikayelerin anlatıldığı, hem dinleyici hem konuşmacı olduğumuz bir ortamdır. Bu sanki bir grup terapisine benzer. Ayrıca rakı masasında herkes birbirine saygılı olmak zorundadır.


Rakı hazırlanırken dikkat edilmesi gereken çok önemli bir nokta da bardağa önce rakı, sonra su, son olarak da buz konulmasıdır. Rakıyı sulandırmadan üzerine buz konulursa rakının aroması kristalleşir ve rakının tadı bozulur. Rakı meze ile birlikte yudum yudum ve yavaş içilir.

Rakı sofrasında "demlenmek ve sarhoş" olmayı birbirinden ayırtedebilmek gerekir. Bu yüzden rakı içmek özen gerektiren bir iş olduğundan sadece içmesini bilenle içilir.

Rakı içen herkes kendi ayarını kesinlikle bilir. Sınırları zorlamaya başladığımızda bu işe dur demeyi bilmeliyiz.

Rakıyı bilinçli olarak tadını seviyorsak içmeliyiz. Rakı hiçbir zaman sarhoş olmak için içilecek bir içki değildir.
Çünkü bunun sonuçları çok kötü olabilir.

Eğer rakı masasında biz ve karşımızdakiler dengeli demlenebiliyorsak ne mutlu bize.


Daha meze kısmı var ancak bu kadar şimdilik yeterli..


Sağolun arkadaşlar

canu -- 11.09.2008 - 13:14

Bir sorunumu yani benim için mühim bir sorunumu(!)anlayan dostlarla paylaşayım dedim şu başıma gelenlere bakar mısınız?
Sevgili xenix, her fırsatta 'sen de ne bilirsin' tavrını hiç esirgememiş.Zaten kendisinin engin bilgi ve donanımından kaynaklanan uslubunu anlamakta zorlanıyorum,aman ne yapsam etsemde sn. xenix'i anlasam derken kafama odun yemiş gibi oldum:)).Ne diyeyim,canı sağ olsun.
Ve sen sevgili statik,rakıyı içmesini bilen içsin falan iyi bir de azarlasaydın bari:)).Anladım ben senin ne demek istediğini haklısın aslında. Bende rakı sofrasını değil rakıyı sevmiyorum zaten .Kaldıki böyle ortamlarda dostlarımın daveti üzerine bulunurum.Ve övünmek gibi olmasın(farkettim yahu sana pek bi övünüyorum:))benim konuşmacı,dostlarımın dinleyici olduğu benim için çok özel bir toplantıydı.Gene de eğlenceli paylaşımlarınız için sağolun...


Muhabbet açılmışken,

statik -- 11.09.2008 - 14:21

Şunu da ilave etmeme müsade et sevgili canu; "Bende rakı sofrasını değil rakıyı sevmiyorum zaten" demişsin ya..
Yazdığım gibi içmeye çalışırsan, hem çok sever, hemde rakı sofralarının aranılan kişisi olacağından eminim.. nedense;))


Gün içinde

xenix -- 09.10.2008 - 20:42

"İmkansız şeylere inanmak mümkün değildir (dedi Alice)
Bana kalırsa sen bu konuda fazla alıştırma yapmamışın (dedi kraliçe) Benim bazı bazı, kahvaltıdan önce, altı tane imkansız şeye birden inandığım olmuştur.
L.Carroll

xenix


Masalların Gücünden Alıtılar

canu -- 10.10.2008 - 18:01

:))) Sevgili xenix masaldan alıntı yapmış. Zaten bunu hep yapıyor, başkada pek bir şey yapmıyor:) .
Aaa, şöyle diyeyim "Ali topu tut" fişini çıkaralım veee yeni fiş asalım:
"Oya bayrak as"
Nasıl, daha iyi oldu di mi?


L.Carroll

xenix -- 10.10.2008 - 21:11

Hayranıyımdır. O adam çağının çok ötesinde bir yazardı. Alice Harikalar Diyarında ise günümüzde bile bir çok esere esin kaynağı olmaya devam ediyor. Okumadıysanız tavsiye ederim.

xenix


Çocukken okumuştum.Kitap

canu -- 10.10.2008 - 21:25

Çocukken okumuştum.Kitap tabiki yok oldu gitti. Okunmayı bekleyen öyle çok kitap aldım ve hiç adetim olmadığı halde bu aralar yarım bırakıp bir kenara attım ki .. sıra gelir mi bilemem. Ama konu sizin neye işaret ettiğiniz sevgili xenix;)


Gerçekten okudunuz mu?

xenix -- 11.10.2008 - 11:53

Hatırladığınız tek şey Alice in tavşan deliğinden düşmesidir belkide.

Konu şuraya işaret ediyordu. Hani gün içinde kafama takılanlar vardı ya, gün içinde bazı imkansız şeylere inandığımda oluyor. Bu konuda yeterince alıştırma yapmalısınız.

xenix


buldum :)))

lilith -- 27.10.2008 - 10:59

şu benim buzdolabının kapağını şereflendiren sözü burada yazmışsın xenix :)
başka bi şey ararken gördüm..

küçük prens de var mı?

ben ekleyeceğim bi kaç şey ama varsa sitede, kirlilik yaratamayalım boş yere..


Ekle ekle

xenix -- 27.10.2008 - 17:19

Boşver kirliliği :)

xenix


evet xenix:)

apple -- 27.10.2008 - 18:59

"Take care of the sense, and the sounds will take care of themselves."
- Lewis Carroll, Alice in Wonderland, Ch. 9

Hayranıyımdır. O adam çağının çok ötesinde bir yazardı. Alice Harikalar Diyarında ise günümüzde bile bir çok esere esin kaynağı olmaya devam ediyor. Okumadıysanız tavsiye ederim.

xenix'e gercekten katiliyorum
canu bir kere daha oku, inan bana cok farkli bir gozle bakicaksin hikayeye.
cok ilginc sozler var icinde. oldukca basit ama haklarinda kitaplar dolusu yorumlar yazilabilecek seyler.


2 konu takıldı

xenix -- 29.06.2011 - 22:05

Birincisi bindiğim otobüste elinde "soyut sanat" dersi çalışan birinin elindeki metinleri görünce, sanatın soyut olmayan bir yanı mı var diye düşündüm. Sanat zaten soyut değil midir? Ayrıca böyle bir dersi neden koymuşlar? Bunu sanatçı üyelerimize yönlendirmiş olayım.

Bir de aklıma takılan bir konu oturup beş dakika bile muhabbetine katlanamadığım birinin (zeki insanlarla sohbet etmeyi severim) nasıl olup da müteahhitlik yaptığı.

xenix: Takiplerim


Bugünlerde yine kafama

xenix -- 21.07.2012 - 21:19

Bugünlerde yine kafama takılan bir durum var.

Minibüste veya otobüste şoförün yanına oturan kişi birden neden kendini muavin gibi hisseder veya şoföre yalakalık yapma ihtiyacına girer?

Bir nevi biat mı?


Ben de uzunca bir süredir,

gamaro -- 21.07.2012 - 22:04

Ben de uzunca bir süredir, zeytinlerin neden çocukluğumdaki kadar sıklıkla zıplamadığını düşünüyorum tabağın dışına..

Hatta öyle ki.. en son hangi zeytini çatallamak istediğimde buna benzer bi hadise yaşandı.. hatırlamıyorum bile.

Olasılıklar:

Çatallar gelişti, daha zor şartlarda saplanabiliyorlar.

Gıda mühendisliği gelişti, zeytinin derisi değişti.

İsrail zeytin geniyle oynadı, tepkisiz zeytin yetiştirdi.

Yağlar değişti..

Aslında kısa devre'lik konu:)




Bir diğeri de şu:) Yani

gamaro -- 22.07.2012 - 21:46

Bir diğeri de şu:)



Yani şimdi , bahsedilen hadise bakınca diyorum ki kendi kendime;

Şu kıyamet günü ne zamansa.. Yaklaştığında, hala çöl devri şartlarında yaşıyor olacak insanlar.. şeklinde bir tasarım var sanki.

:)

Müslüman yahudi arıyor.. ağaç konuşuyor.

Uydu görüntüsü filan?

Yok.

Kızılötesi kamera, gece görüşü.. tırt.

E naapsın müslümanlar, dağa taşa çalıların arasına filan bakıyolar anca..

Dedim ya; Harika bi gelecek tasarımı valla.

Akıllı ya:)






Bu arada, Müzik de ayrı bi

gamaro -- 23.07.2012 - 18:13

Bu arada, Müzik de ayrı bi harika ha.. sanki bi armoni mucizesi.. o denli yani:)


dün bir haber kanalında

denge -- 26.07.2012 - 11:49

dün bir haber kanalında "7000 kişinin paravan şirketler aracılığıyla sahtecilik yaparak SSK dan emekli oldukları" haberi vardı.
kafama takıldı
şimdi bu insanlar islam inancında istisnasız herkesin çok iyi bildiği "Allah ın karşısına kul hakkı ile çıkmamak" ilkesini nerelerine koyuyorlar acaba.
müthiş bir azabın olduğu cehenneme inançları, bu sahtekarlığı yaparken hangi cehennemde acaba.
ama pardon; belkide bu 7000 kişinin hepside ateisttir değilmi. çok özür dilerim.


4.sorunun cevabı

rumana -- 15.12.2012 - 00:18

4.sorunun cevabı bulunabildimi? ben de o konuda merak içindeyim.


Evet evet bulundu. :) O

xenix -- 15.12.2012 - 21:29

Evet evet bulundu. :) O duvarlar gerekiyormuş, güvenlik açısından. Ama zaten o duvarların arkasını görebilmenin yöntemlerini öğrendim o günden bu güne.


o yöntemleri

rumana -- 15.12.2012 - 21:42

o yöntemleri paylaşırsanız çok sevinirim.ben arada bir hissetmek dışında göremiyorum duvarın arkasnda ne var ne yok.az buçuk görene kadar asır geçiyor sonra vay efendim olmadı buuu ağlamalar zırlamalar.tırmandığıma değse bari diyorum çoğu zaman.öyle kolayca farkedip ona göre davranmak çok iyi olurdu.merak içindeyimmm.hatta bence yorumu gören herkes merak içinde.


Yani anlatılacak bir şey

xenix -- 15.12.2012 - 21:52

Yani anlatılacak bir şey yok. Kendi tecrübelerinle, deneyimlerinle öğrenebilirsin ancak.


xenix'in 4. sorusu bana

Nibelunga -- 15.12.2012 - 23:29

xenix'in 4. sorusu bana kişisel gibi geldi. Sanki bir gönderme varmış o sıralar.. Her neyse, ne.. samimiyet bir tercihtir, samimi görünüp olmamaksa stratejidir. Kişilerin kendilerine duvar örmeleri gereklidir, mesafeyi zamanla kısaltmaktan hep kazançlı çıktım.


Rastlantılar kafama

Nibelunga -- 30.08.2013 - 22:44

Rastlantılar kafama takılıyor. Birine rastlamak mesela. Bir şeye, isme, söze takılı kalmak. Rastgele birden o şeyin, ismin, sözün akla gelmesi. Rastlantı ve rastgelelik.

Xenix'e selam olsun bu arada :)


NEDEN İKİ HARF ŞEKLİ

-- 03.09.2013 - 05:27

NEDEN İKİ HARF ŞEKLİ VAR?

Kanımca bunun nedeni çok eskilere dayanır. Yazının kökeni sanıldığı gibi Finike yazısı değil, Orhon harfleridir. Orhon harfleri iki gruba ayrılır. İnce seslilerle okunanlar ve kalın seslilerle okunanlar. Örnek olarak BA, BI, BO, BU ve AB, IB, OB, UB olarak okunan heceler için bir şekil, ve Bİ, BE, BÖ, BÜ ile İB, EB, ÖB, ÜB heceleri için farklı bir şekil. Böylece oluşan hece alfabesinde iki grup işaret bulunur.

Kanıtlanması zor olsa da, sanırım Asya'dan Mezopotamya ve doğu Akdeniz bölgelerine oluşan göçler bölgedeki tüm abeceleri etkilemiştir. Böylece bir grup şekilden küçük harfler, diğer grup şekilden büyük harfler türemiştir. Bu konuda daha derin araştırmalar yapılması gerekir, görüşündeyim.


*kütle düştükçe

rumana -- 12.02.2015 - 00:13

*kütle düştükçe hızlanabilme potansiyeli artar mı ya da hız artar mı, (hızlandıkça kütle artıyodu, ötekine tersinemedim haha)
**hacim düşüp kütle arttıkça çekim kuvveti artarmı?
***ışık hızının boşlukta sabit olmasının sebebi kütlesizliğimi?
****karadelik çok büyük kütleli ve hacimsiz, ışıksa kütlesiz ve çok hızlı yine de kara delikten kaçamıyor. çünkü hızı, karadeliğin çekim gücüne karşı koyamıyor. kara deliğin çekim gücüne karşı koyabilecek 1 hız ışık hızından ne kadar fazladır? ve atomaltı parçacıkların hızında gizlimidir?

daha çok impuls,..... daha çok nöron......


"*kütle düştükçe

xenix -- 12.02.2015 - 03:08

"*kütle düştükçe hızlanabilme potansiyeli artar mı ya da hız artar mı, (hızlandıkça kütle artıyodu, ötekine tersinemedim haha)"


Kütlenin düşmesinden kasıt yerçekimi sanırım. O da iki kütle arasındaki çekimden kaynaklanır. Ve evet ivmeli harekettir. Sürtünmesiz ortamda devamlı hızlanır.

"**hacim düşüp kütle arttıkça çekim kuvveti artarmı?"


Hacimle ilgisi yok, kütle arttıkça artar.

"***ışık hızının boşlukta sabit olmasının sebebi kütlesizliğimi?"


Tam olarak değil.

"****karadelik çok büyük kütleli ve hacimsiz"
,

Hacimsiz değildir. Minimum hacimlidir. Yani bir maddenin sıkışabileceği son halidir.

"ışıksa kütlesiz ve çok hızlı yine de kara delikten kaçamıyor"
.

Karadeliğin yaptığı şey uzay-zaman kumaşını bükmektir. Tekillik oluşturduğu için ışık kaçamıyor gibi görünüyor. Yani şöyle anlatayım. Hızlı giden bir jet ski ile gittiğini düşün. Denizin dibinde de bir akıntı olsun ve büyük bir girdap oluşsun. İşte jet ski in o girdaba girdiğindekine benzer bir durumdur ışığın karadeliğin içine düşmesi. Yani hızla veya kütleyle ilgisi yok. Fotonun üstünde hareket ettiği kumaş bükülüyor.

"çünkü hızı, karadeliğin çekim gücüne karşı koyamıyor. kara deliğin çekim gücüne karşı koyabilecek 1 hız ışık hızından ne kadar fazladır? ve atomaltı parçacıkların hızında gizlimidir?"


Yukarıda anlattığım gibi. Bunun hız ile bir ilgisi yok. Işık hızında giden bir şey için zaman yoktur zaten. (Tabi onun için vardır da ışık hızında gitmeyen göreliliğinden baktığında yoktur)




"Yukarıda anlattığım

aron -- 12.02.2015 - 03:43

"Yukarıda anlattığım gibi. Bunun hız ile bir ilgisi yok. Işık hızında giden bir şey için zaman yoktur zaten. (Tabi onun için vardır da ışık hızında gitmeyen göreliliğinden baktığında yoktur)"


Hadi çerez niyetine..

"ZAMAN" nerede YOKTUR.


Einstein'in özel görelilik

xenix -- 12.02.2015 - 03:57



Einstein'in özel görelilik teorisini bilirsiniz. v ışık hızına ulaştığında (veya ışık hızında giden bir parçacık olduğunda) v2/c2 =1 olur. O yüzden bize göre ışık hızında giden bir parçacığın zamanı yoktur.




"Einstein'in özel

aron -- 12.02.2015 - 04:07

"Einstein'in özel görelilik teorisini bilirsiniz. v ışık hızına ulaştığında (veya ışık hızında giden bir parçacık olduğunda) v2/c2 =1 olur. O yüzden bize göre ışık hızında giden bir parçacığın zamanı yoktur."


Parçacıkın'mı zamanı yoktur? yoksa ışık hızının'mı..

Mesela; ışık hızında giden bir İnsan;15,veya 5 ay faraza,Dünyadan ayrılıp gitse,Dünya'ya döndüğünde,her şeyi bıraktığı gibimi (zaman) bulur.


Bize göre parçacığın

xenix -- 12.02.2015 - 10:45

Bize göre parçacığın zamanı yoktur.

Işık hızına yakın bir hızda gidip gelse aynı bulmaz. Bize göre onun zamanı daha yavaş akmıştır. O genç kalır dünyadaki insanlar daha da yaşlanmıştır. Aradaki farkı yukarıdaki formülden hesaplayabilirsin.


kütlenin düşmesi derken

rumana -- 12.02.2015 - 12:47

kütlenin düşmesi derken yerçekiminden değil, nesnenin kütle kaybetmesinden bahsetmiştim.

hızla veya kütleyle ilgisi yoksa spagettileşme denen şeyden neden bahsediliyor? yada kara delikten sıyrılabilecek 1 hızdan neden bahsediliyor? (aslında bu sorumdan emin değilim) solucandeliğinin ortasında takılı kalmamak için ışık hızını aşan 1 hız gerekiyormuş. aslında kara delik yazıp dururken solucan deliklerini de düşünüyorum, o sebeple yanlış olabilecek şeyler yazdığımı farkettim. karadeliğin ortasındaki sonsuz kütleçekimi olayıyla solucandeliğinin ortasındaki spagettileşme sonrası solucandeliğinden çıkabilme hızı diye bahsedilen 2 durumun teoride olmasa da pratikte 1 ilgisinin olabileceğini sanıyorum galiba. bunların ilgisiz 2 şey olmasını kavrayamıyorum. yani solucandeliği teorisinde ayrık olabilir de.... olması gereken teoriyle ilgili düşününce.... anlatabiliyor muyum ya? çok anlatamıyorum gibi

*solucandeliği dediğimiz şeyin içindeyken ya da ortasındayken artık karadelikle 1 ilgimiz yok mudur? (teoride tabi)

*"zaman - hız - kütleçekim bağlantısı(?)" ayrıca kafama takılıyor


"Einstein'in özel

aron -- 12.02.2015 - 13:46

"Einstein'in özel görelilik teorisini bilirsiniz. v ışık hızına ulaştığında (veya ışık hızında giden bir parçacık olduğunda) v2/c2 =1 olur. O yüzden bize göre ışık hızında giden bir parçacığın zamanı yoktur."


tamam,size göre böyle??

"Bize göre parçacığın zamanı yoktur.

Işık hızına yakın bir hızda gidip gelse aynı bulmaz. Bize göre onun zamanı daha yavaş akmıştır. O genç kalır dünyadaki insanlar daha da yaşlanmıştır. Aradaki farkı yukarıdaki formülden hesaplayabilirsin."


Bu durumda "ZAMAN" vardır, "size göre zamanı daha yavaş akmıştır" ama "ZAMAN" vardır..

"Kütlenin düşmesinden kasıt yerçekimi sanırım. O da iki kütle arasındaki çekimden kaynaklanır. Ve evet ivmeli harekettir. Sürtünmesiz ortamda devamlı hızlanır.

"


Sürtünmesiz ortamda; ivmeli hareket dersiniz? (size göre) bu iki kütle arası, "kütle" ışık hızına erişebilirmi, yer çekimi münasebetiyle..

İki kütle arası hareket etmeyen kütle varmıdır,yani; herhangi bir oluşumdan ayrılmiş fakat iki kütle arası olmayan bir kütle'de "ZAMAN" varmıdır..

Şimdilik.

not.

"Aradaki farkı yukarıdaki formülden hesaplayabilirsin."


Sen yaz xenix,daha açıklayıcı olur.


"Bu durumda "ZAMAN" vardır,

xenix -- 12.02.2015 - 14:37

"Bu durumda "ZAMAN" vardır, "size göre zamanı daha yavaş akmıştır" ama "ZAMAN" vardır.."


Işık hızında olmadığı için evet. Zamanı bize göre daha yavaş akar. Işık hızına yakın giden birisi için elbette onun zamanı normaldir. Yani saniyesi saniye, dakikası bildiğin dakikadır.

Ama ışık hızında giden bir parçacık için bize göre onun zamanı yoktur. (YOKTUR)


"Sürtünmesiz ortamda; ivmeli hareket dersiniz? (size göre) bu iki kütle arası, "kütle" ışık hızına erişebilirmi, yer çekimi münasebetiyle."


Onu ışık hızına çıkaracak kadar güçlü bir çekim ve o kadar hız kazandıracak süre olduğunu düşünmüyorum.

"İki kütle arası hareket etmeyen kütle varmıdır,yani; herhangi bir oluşumdan ayrılmiş fakat iki kütle arası olmayan bir kütle'de "ZAMAN" varmıdır.."


Anlamadım sorunu açabilir misin?

"Sen yaz xenix,daha açıklayıcı olur."


Neyi yazayım? Formül basit. Dünyadan ayrılan kişinin hızını v kısmına yazıp çözeceksin.


rumana, solucan deliği ile

xenix -- 12.02.2015 - 14:55

rumana, solucan deliği ile karadelikler farklı şeyler.

Kütle çekimi de Genel Göreliğe giriyor.

Kütlesi büyük olan cisme yakın olanın zamanı daha yavaş akar. (Uzak olana göre)


Her hangi bir kütle

aron -- 12.02.2015 - 14:56

Her hangi bir kütle oluşumundan ayrılmış ( yine,kütle) başka bir oluşumun (kütle) etkisinde (yer çekiminde) olmazsa orada "ZAMAN" varmıdır..

evren; (uzay) zaman olmaz ise nasıl açıklanır..

Işık hızını geçen bir deney yapılmışmıdır..

Evren; (uzay) bükülmesi,ne ile ölçülür..

plank zamanı nedir.

Bunları sormamdaki kasıt; sizin;

""Einstein'in özel görelilik teorisini bilirsiniz. v ışık hızına ulaştığında (veya ışık hızında giden bir parçacık olduğunda) v2/c2 =1 olur. O yüzden bize göre ışık hızında giden bir parçacığın zamanı yoktur.""

Teşekkür ederim.


"Her hangi bir kütle

xenix -- 12.02.2015 - 15:14

"Her hangi bir kütle oluşumundan ayrılmış ( yine,kütle) başka bir oluşumun (kütle) etkisinde (yer çekiminde) olmazsa orada "ZAMAN" varmıdır.."


Vardır. Da konuyla ilgisini anlayamadım. Zaman yerçekimi olunca oluyor, olmayınca olmuyor diye bir düşünceye nasıl sahip oldunuz?

"evren; (uzay) zaman olmaz ise nasıl açıklanır.."


Neden böyle bir açıklanma olsunki. Zaman da tıpkı madde gibidir bu teorilerde. Uzay-zaman birliktedir. Birbirinden ayrı değil.

"Evren; (uzay) bükülmesi,ne ile ölçülür.."


Evren başka birşey uzay başka bir şeydir. Genellikle ışığın frekansları ile ölçülür. Yine atom saatleri ile de zaman farklılıkları ölçülebiliyor.

"plank zamanı nedir."


10-43 saniyedir. (Konuyla nasıl bir ilgisi var ama merak ettim. Düşüncelerini yazarsan sevinirim)




Biraz daha düşün

aron -- 12.02.2015 - 15:17

Biraz daha düşün xenix,öbür yazdığın cevaplar eşliğinde..

Şimdi biraz işim var..

Müsade.


Sen anlayamadığın veya

xenix -- 12.02.2015 - 15:19

Sen anlayamadığın veya itiraz ettiğin noktaları yazarsan daha hızlı ilerleriz. Nereye takıldın merak ediyorum.

Müsade senin.


"Vardır. Da konuyla

aron -- 12.02.2015 - 19:35

"Vardır. Da konuyla ilgisini anlayamadım. Zaman yerçekimi olunca oluyor, olmayınca olmuyor diye bir düşünceye nasıl sahip oldunuz?"


Tamam;

"Neden böyle bir açıklanma olsunki. Zaman da tıpkı madde gibidir bu teorilerde. Uzay-zaman birliktedir. Birbirinden ayrı değil."


Uzay zaman birlikte,buda tamam..

"Evren başka birşey uzay başka bir şeydir. Genellikle ışığın frekansları ile ölçülür. Yine atom saatleri ile de zaman farklılıkları ölçülebiliyor."


Evren ve uzay'ın farkı ne..


Işık hızına ulaşıldığında, "madde" ortadan kalkıyormu..

Plank zamanı; zamanın bilinen en kısa dilimi ( ölçülen ,doğru ise) buradaki hız ışık hızımıdır,eğer ışık hızı ise, neden zaman meydana gelmiş,yahut,"EVREN VE UZAY" ortaya çıkmış..

şu an evrende ışık hızı ile hareket eden herhangi bir kütle'de zaman olmaz ise (siz xenix'e göre) ve yahut görele,görece ise Evrende "ZAMAN" olmayabilir,eğer Evrende ışık hızına çıkılamazsa,zaman olabilir,şimdi yine geldik PENROSE'YE" ve big bang'a,neyse,xenix bizi aydınlatırsa memnun olurum.












Sevgili aron, sorularına

xenix -- 12.02.2015 - 20:04

Sevgili aron, sorularına cevap vermeden önce şunu bilmek istiyorum.

Bu bir tartışma mı? Yoksa bu şekilde sen soracaksın ben cevaplayacak mıyım?

Hani arada benim sorularımı cevaplamayı düşünüyor musun diye merak ediyorum.


Sayın xenix, Ben hem

aron -- 12.02.2015 - 21:47

Sayın xenix,

Ben hem fikrimi belirtiyorum,

"Plank zamanı; zamanın bilinen en kısa dilimi ( ölçülen ,doğru ise) buradaki hız ışık hızımıdır,eğer ışık hızı ise, neden zaman meydana gelmiş,yahut,"EVREN VE UZAY" ortaya çıkmış.."


Hemde;
"Evren başka birşey uzay başka bir şeydir.xenix"


İtirazına;Evren ve uzay'ın farkı ne..diye soruyorum..

Olay bu,yoksa tartışmanın şeklinide belirle nede olsa serde moderatörlük var.


Düşünce hızı

aron -- 12.02.2015 - 22:19

Düşünce hızı varmıdır, düşünce hızı,ışık hızından,hızlımıdır,"US,AKIL,BİLİNÇ,İRADE", soyut kavramlar olmakla beraber,yönetmeyi,bilim,ilim yapmayı,tad almayı,savaşmayı,sevişmeyi de organize eder,dolayısı ile,bunları,yaşamanın içinde "ZAMAN" vardır, bu durum rüyalarda da meydana gelir,bilirizki,rüya bilinçaltı olduğu,olabileceği gibi,bazen de gerçekleşebilir,Evren,uzay, çıplak gözle gördüğümüzün aksine,göremediklerimizide barındırır,karadelik,ölmüş olan bir yıldızın ışığı,ama kendisinin olmayışı gibi,vede tabiki,takyon ve takyonlar..

Sıra xenix te.


"Plank zamanı; zamanın

xenix -- 12.02.2015 - 22:30

"Plank zamanı; zamanın bilinen en kısa dilimi ( ölçülen ,doğru ise) "


Doğru teorik olarak en küçük süredir fakat pratikte ölçülmemiştir.

"buradaki hız ışık hızımıdır,"


Hayır değildir. Biri zaman birimi biri hız (yol/zaman) birimi zaten. Farklı şeyler.

"eğer ışık hızı ise, neden zaman meydana gelmiş,yahut,"EVREN VE UZAY" ortaya çıkmış..""


Bu cümlede bir fikir mi var?

-------------

"Evren ve uzay'ın farkı ne..diye soruyorum.."


Evren bütün cisimleri, zamanı, uzayı, enerjiyi barındıran şeydir. Uzay ise cisimler arasındaki boşluk, dokudur.

Yani daha iyi anlaman için şöyle örnek vereyim. Evren ceketse, uzay kumaşıdır. (Bir cekette düğmeler, cepler, yaka, kollar vs bulunur)

--------------

"Işık hızına ulaşıldığında, "madde" ortadan kalkıyormu.."


Hayır kalkmaz.

--------------

Şimdi buraya kadar tüm yazdıklarıma -yukarıdan başlayarak- ve cevaplarıma. "Hayır buraya katılmıyorum itirazım var. O öyle değil doğrusu böyle" şeklinde bir itirazınız var mı sayın aron?

Yazdığım her şeyi onaylıyor musunuz?



aa ilk kez gördüm; "*

sanalmanik -- 12.02.2015 - 23:05

aa ilk kez gördüm;

"* Kafama ilk takılan şey, Ramazan ayında neden suç oranının düştüğü. Bunun sebepleri hakkında birileriyle konuşmaya gerçekten ihtiyacım var."


bu gerçekten var mıdır/öyle midir bilmiyoru mama eğer öyleyse;

ilk aklıma gelen insülin salınımının (dolayısıyla karbonhidrat vb. yönlü yiyecek tüketiminin) stres ürettiğine ve vücut için stresojen /eforlu olduğuna dair savlardı; Yani muhtemelen bu sava göre insülin bi itfaiye/kurtarma ekibi gibiydi ve bu kadar sık çağrılmamalıydı göreve ve bu kadar çalışmamalıydı bu aktivite;
Ve eğer et -yağ yönlü tüketime yönelik savlar ve insanın et oburluğuna yakınlığına ve Paleo ve öncesi yerleşik olmayan toplumların bu yönde tüketim yaptıklarına diar savlar daha yüksek doğruluk ve haklılık taşıyorsa belki bunları açıklayabilir çünkü bi etoburun tüketim alışkanlığına uzağız ve çok ve gereksiz-keyfi ya da yanlış-eksik tüketiyoruz,

Ramazandaki tüketimsizlik ve bu gerçekten bizi yavaşlatıyor-rahatlıyor-dindiriyor düşündürüyor olabilir mi?

Askında cevabın bu olduğunu sanmıyorum, tanıdığım bi kaç tanıdığım var, Bunlar ramazan'da içki içmeyi bırakıyor, Yani hırsız olsa belki çalmayı da bırakacak,
İnsanlığın geçmiş haram aylar -dönemler varsayımları ve imgeleri düşünceleri olduğunu imgelenebilir ve bu savda incelenebilir

ama bunun dışında ramazan da gerçekten kumarın-mastürbasyon'un-para tüketiminin arttığını söyleyebilir miyzi? Bunu da bilmiyorum; ve konuyla ne alakası var bunun
bi ara bizim orda benim çocukluğumda gençliğimde kahvehaneler ayrılır bizim orda neredeyse gerçek yarı kumarhaneye dönüştürülürdü ramazanda çünkü insanlar -sahura kadar oturma-oynama/eğlenme fırsatı bulurdu,, Yani kazanmaktan çok kaybeden bu insanlar düşünülürse yanıt bu da değil sanırım

Gerçek yanıt şu olmalı sanırım-konuyu yanıtları okumadım ama
uyku saati-hırsızlı ksaati ve sahur ışıkları ve sahur olgusu-insanların gece uyumaması gibi sebepler

* Kafama ikinci takılan şey, neden latin ve benzeri alfabelerde büyük ve küçük harf olmak üzere iki harf grubu var. Tek harf grubu bütün derdimizi anlatmaya yeterken neden ikinci bir gruba ihtiyaç duyulmuş. Bu nasıl çıkmıştır ortaya. Bu konu hakkında neler düşünürsünüz.

bunu şimdi düşündüm ve bi anlam veremedim- bi tesadüf bile olabilir bilgim yok
Ama şunu düşündüm; Taş yazısı ve çivi yazsından dönüş ve fazla yazma isteği (el yazısı ve kalem-kağıt ya da basım okuma kolaylıkları gibi düşünceler) harfleri ovalleştirmiş ve düşürmüş küçültmüş ve kolaylaştırmış olmalı
Muhtemelen ilk yazılar düz-düzgün ve çizgili- (büyük harf gibi) olmalı ve yine muhtemelen bi harfin bi karşılığı olmalı, Hatta hecelere ve kelimelere karşılık gelen daha ziyade harfler olduğunu biliyoruz,
"* Üçüncü kafama takılan ise rüyalardaki bi simgeyle ilgili. Genellikle rüyalarda araba kullananlar arabanın kontrolünü kaybederler. Bugün bilgisev ve gumanji ile konuşurken bu konu açıldı ve onların yorumu araba nın karşı cinsi simgelediğini ve onu kontrol etmek isteyip ama edememizden kaynaklandığını ileri sürdüler."


Evet genelde, aile-ilişki ve cinsel ilişki olarak yorumlanır; Hayata ve düzene -hayat akışı/düzenine ilişkin genel yorumlamalarda sunulabilir ve "yolunda gitmeyen şeyler" genellemesi ve imgesi benzeri

Ama bi de çağrışımsal yorumlama deneyelim ve sonucu olmayabilir-sadece deneme-doğaç;
Araba mesafeleri aştırır-hızla gider-kaza risklidir-
Ancak en temel ve ilk çağrışım onu edinmenin zorluğu ve güçlüğüdür, Çünkü eknomik olarak para kaynağıdır ve evden sonra ikincildir; Herkes ev ve araba der-ikincil imge-Bu durumda hayatta ikincil öneme sahip şeyleri ve ikincil sahip olunması güç arzuyu benzerini simgeleme ve uyum
bu olmadı bence- zihin nasıl çalışır ve ne hatırlatır hatırlatıyor olabilir-hislerle ilişkin; görüntüden çok eşlik eden duygu durumda belki incelenmelidir

araba yolunda gitmeyen ve sürülmeyen sürdürülemeyen ve sürdürmenin-sürmenin zor olduğu şeyler- mutsuzluk-kontrolsüzlük ve kontrolde tutamama ya da riskler genel riskler olmalı;
yanınızda kim olduğu ve olup olmadığı önemli/birincil olmalı
yalnızsanız sizin hayatınıza dair temeller ve ipuçlar yoğun olması daha doğal bence ve genel hayat için; ki bence iş bile olabilir bu ve her şey
ve birden çok yorumu- kişiye ve rüyaya göre değişir olmalı-genellenemz

* Dördüncü kafama takılan şeyde, insanların samimi olabilecekleri bir durumda neden arada duvarların kalmasını tercih etmesidir. Bunun ne gibi bir faydası olabilir.
çok değişken duruma-kişiye ve sorguya göre değişir ama bi kadın ve bi ilişkiden ve kontrole ilişkin güdüm ve siyasetten mi sözediyoruz?
"edilgen güç kontrol imgesi" ve 'hayat takınımları-tutumları' ve "genel çıkarlar imgesi"- belirteci ile;

http://isiklidusler.blogspot.com.tr/


""Plank zamanı; zamanın

aron -- 12.02.2015 - 23:10

""Plank zamanı; zamanın bilinen en kısa dilimi ( ölçülen ,doğru ise) "

Doğru teorik olarak en küçük süredir fakat pratikte ölçülmemiştir."


Doğru..

""buradaki hız ışık hızımıdır,"

Hayır değildir. Biri zaman birimi biri hız (yol/zaman) birimi zaten. Farklı şeyler."


Pratikte ölçülemeyen bir şey? soyut ifade ile anlatılıyormuş demekki..



""eğer ışık hızı ise, neden zaman meydana gelmiş,yahut,"EVREN VE UZAY" ortaya çıkmış..""

Bu cümlede bir fikir mi var?"


Farklı olan (yol/zaman), ölçülemediği yerden (plank) Evren ve uzay meydana gelmiş,burada zaman,ve hız meydana çıkmış,fikir şu;eğer ölçülemeyen bir zaman diliminden ışık hızından daha hızlı bir şeyden (plank) evren ve uzay çıkmışsa, siz xenix'e göre ışık hızında zaman olmaz teorisini ne yapacağız, evren ve uzay hariç.


""Evren ve uzay'ın farkı ne..diye soruyorum.."

Evren bütün cisimleri, zamanı, uzayı, enerjiyi barındıran şeydir. Uzay ise cisimler arasındaki boşluk, dokudur.

Yani daha iyi anlaman için şöyle örnek vereyim. Evren ceketse, uzay kumaşıdır. (Bir cekette düğmeler, cepler, yaka, kollar vs bulunur)"



FEZA;GÖK;
Bütün varlıkların içinde bulunduğu sonsuz boşluk, feza, mekân. 2. Bütün gök cisimlerinin içinde bulunduğu sınırsız boşluk.

EVREN VUCUT,FEZA KOLLAR AYAKLAR,BEYİN VS VS.


""Işık hızına ulaşıldığında, "madde" ortadan kalkıyormu.."

Hayır kalkmaz."


Madde ortadan kalkmadığına göre,maddenin olduğu yerde zaman vardır..

Dolayısı ile;
""Einstein'in özel görelilik teorisini bilirsiniz. v ışık hızına ulaştığında (veya ışık hızında giden bir parçacık olduğunda) v2/c2 =1 olur. O yüzden bize göre ışık hızında giden bir parçacığın zamanı yoktur.""
olay bu sayın xenix.


"Pratikte ölçülemeyen bir

xenix -- 12.02.2015 - 23:38

"Pratikte ölçülemeyen bir şey? soyut ifade ile anlatılıyormuş demekki.."


Elbette. Matematiğin tamamı soyuttur zaten. Anlatılamayacağını neden düşündünüz ki?

"Farklı olan (yol/zaman), ölçülemediği yerden (plank) Evren ve uzay meydana gelmiş,"


Öyle mi?? (Bu sizin teoriniz mi?)

"fikir şu;eğer ölçülemeyen bir zaman diliminden ışık hızından daha hızlı bir şeyden (plank)"


Yukarıda da belirttim. Plank hız değildir.

"siz xenix'e göre ışık hızında zaman olmaz teorisini ne yapacağız,"


Işık hızında giden parçacığa göre değil dışarıdaki gözlemciye göre olmaz dedim. Bu kısmı yanlış anlamışsınız sanırım. Bakın oralarda hep "bize göre" ibaresi var. Hani konumuz görelilik olduğundan... Ayrıca bu teori benim değil Einsteinin özel görelilik teorisi nacizane. İtirazlarınızı bana değil bu yüzden daha üst kurullara yapmalısınız.

Tanım getirmiyeyim diyordum ama siz sözlük tanımını getirince belki daha iyi anlamanız için ben de getireyim. Belli o kısım aklınıza tam yatmamış.


Uzay ya da fezâ, Dünya'nın atmosferi dışında ve diğer gök cisimleri arasında yer alan, gök cisimleri hariç, evrenin geri kalan kısmındaki sonsuz olduğu düşünülen boşluğa verilen isimdir.

Evren ya da kâinat, uzay ve uzayda bulunan tüm madde ve enerji biçimlerini içeren bütünün adıdır. Pozitif bilimler açısından evren, gök cisimlerini barındıran ve sonsuz olduğu var sayılan uzay ve uzayda yer alan her şeyin toplamıdır.





""Pratikte ölçülemeyen

aron -- 13.02.2015 - 00:14

""Pratikte ölçülemeyen bir şey? soyut ifade ile anlatılıyormuş demekki.."

Elbette. Matematiğin tamamı soyuttur zaten. Anlatılamayacağını neden düşündünüz ki?"


Şuradan;
"Doğru teorik olarak en küçük süredir fakat pratikte ölçülmemiştir."

Teori ,doğru,ölçülemeyelen'de doğru,ve ölçümsüz doğru..

""Farklı olan (yol/zaman), ölçülemediği yerden (plank) Evren ve uzay meydana gelmiş,"

Öyle mi?? (Bu sizin teoriniz mi?)"


Hem benim,hem senin,hem Einstein'in, hem big bang'ın.


""fikir şu;eğer ölçülemiyen bir zaman diliminden ışık hızından daha hızlı bir şeyden (plank)"

Yukarıda da belirttim. Plank hız değildir."



Kastettiğim,(plank'ın hız olduğu değil) ölçülemeyen en küçük birimden Evrenin varolması.


"Işık hızında giden parçacığa göre değil dışarıdaki gözlemciye göre olmaz dedim. Bu kısmı yanlış anlamışsınız sanırım. Bakın oralarda hep "bize göre" ibaresi var. Hani konumuz görelilik olduğundan... Ayrıca bu teori benim değil Einsteinin özel görelilik teorisi nacizane. İtirazlarınızı bana değil bu yüzden daha üst kurullara yapmalısınız."


Kütle Artışı: Durgun gözlemciye göre ışık hızına yakın hızla hareket eden cismin kütlesi artar. Işık hızına ulaştığında ise kütlesi sonsuz olur. Fakat gözlemci cismin üzerinde olsaydı kütlenin değişmediğini görecekti.
ALINTI.
İtiraz değil,doğrulanmış hipotez.



"Kastettiğim,(plank'ın

xenix -- 13.02.2015 - 00:37

"Kastettiğim,(plank'ın hız olduğu değil) ölçülemeyen en küçük birimden Evrenin varolması."


Evrenin plank uzunluğundan meydana geldiğine dair bir teori var mı? Yoksa bu sizin hani; "Büyük Patlama ya da Big Bang, evrenin yaklaşık 13,8 milyar yıl önce aşırı yoğun ve sıcak bir noktadan meydana geldiğini savunan evrenin evrimi kuramı ve geniş şekilde kabul gören kozmolojik model." Aşırı yoğun ve sıcak bir noktanın olsa olsa planktır diye sandığınız bir şey mi?

"Kütle Artışı: Durgun gözlemciye göre ışık hızına yakın hızla hareket eden cismin kütlesi artar. Işık hızına ulaştığında ise kütlesi sonsuz olur. Fakat gözlemci cismin üzerinde olsaydı kütlenin değişmediğini görecekti"


Ben aksini iddia etmedim ki. Aynen kütle artışı da tıpkı zaman gibi görelidir. Hatta cümledeki kütle yerine zaman da yazabilirsiniz.

Anlamanız için.

Durgun gözlemciye göre ışık hızına yakın hızla hareket eden cismin zamanı yavaşlar. Işık hızına ulaştığında ise zamanı 0 olur. Fakat gözlemci cismin üzerinde olsaydı zamanın değişmediğini görecekti


"Büyük Patlama'dan sonra

aron -- 13.02.2015 - 01:13

"Büyük Patlama'dan sonra 10–43 ile 10–36 saniye arası"



""Kastettiğim,(plank'ın hız olduğu değil) ölçülemeyen en küçük birimden Evrenin varolması."

Evrenin plank uzunluğundan meydana geldiğine dair bir teori var mı? Yoksa bu sizin hani; "Büyük Patlama ya da Big Bang, evrenin yaklaşık 13,8 milyar yıl önce aşırı yoğun ve sıcak bir noktadan meydana geldiğini savunan evrenin evrimi kuramı ve geniş şekilde kabul gören kozmolojik model." Aşırı yoğun ve sıcak bir noktanın olsa olsa planktır diye sandığınız bir şey mi?"


Sen ne kastediyorsun xenix,yoksa yeni bir hipotezmi..

Açıkla bilelim,varsa daha ileri bilimsel kabul görüş "DÜNYANIN" kabul ettiği, yazarsan öğrenir,size müteşşekkir oluruz..

Not.

tartıştıklarımızın,bazılarına cevap yok,bir hatırlatayım dedim,mesela; düşünce hızı.


Bir sürü plank sabiti var.

xenix -- 13.02.2015 - 01:33

Bir sürü plank sabiti var. Uzunluk başka bir şey, kütle başka, zamanı başka. Evren oluştuktan sonraki şu zaman dilimi başka bir şey, evren şu büyüklükteydi demek başka bir şey. Biraz kavramlar karışıyor sanırım.

(Düşünce hızı konumuzla ilgili değildi öncesinde de benim sorularım vardı onları es geçtiğin için es geçtim. Ama o yorumunu senin adınla bir başlık açacağım. O başlığın altında da o konuyu tartışırız)

Görelilik konusunda bir sıkıntı kalmadı değil mi?

Hatta konu oraya gelmedi. Çabuk ikna oldun. Konuya en güzel örnek müonlardır. Bir müonun ömrü yaklaşık bir saniyenin milyonda ikisi kadardır. Ama ışık hızına yakın bir hızda hareket ettiklerinden bize göre onların zamanı işlemiyor ve çok daha uzun ömürlüymüş gibi gözlemliyoruz.


Özel birisin

aron -- 13.02.2015 - 02:33

Özel birisin xenix,
Zeytinyağı misali,daha yeni başladık ,sen olayı kendi adına çözüp,birde akıl vermeye başladın..


"Bir sürü plank sabiti var. Uzunluk başka bir şey, kütle başka, zamanı başka. Evren oluştuktan sonraki şu zaman dilimi başka bir şey, evren şu büyüklükteydi demek başka bir şey. Biraz kavramlar karışıyor sanırım."



Bak birde şunu yazmışsın;
"Evrenin plank uzunluğundan meydana geldiğine dair bir teori var mı? Yoksa bu sizin hani; "Büyük Patlama ya da Big Bang, evrenin yaklaşık 13,8 milyar yıl önce aşırı yoğun ve sıcak bir noktadan meydana geldiğini savunan evrenin evrimi kuramı ve geniş şekilde kabul gören kozmolojik model." Aşırı yoğun ve sıcak bir noktanın olsa olsa planktır diye sandığınız bir şey mi?"


Ne zannettik xenix,yazdı ya,,yok plank zamanı,sabiti,big bang yok "EVRENİN EVRİMİ", aslında, senin yazdığın gibi, (evrenin yaklaşık 13,8 milyar yıl önce aşırı yoğun ve sıcak bir noktadan meydana geldiğini savunan evrenin evrimi kuramı ve geniş şekilde kabul gören kozmolojik model) değil? esas; "durağan hal teorisi" dir bitti. Sayın xenix madde ve zaman en somut bir ifade ile nerede ve ne zaman meydana gelmiştir,ve sizin görüşünüze göre evrenin varoluş süreci nasıldır,( Big Bang aslında, hâlen gözlemlerin bir yanlışını çıkaramadığı genel göreliliğin bir sonucudur. Dolayısıyla kimilerine göre Big Bang’ı reddetmek genel göreliliği reddetmek demektir. vikipedi) varsa bir itirazın yaz ,yoksa sukut.


Kelimelere takla attırmak güze,güzel de,hani bir misal var, adam kızını kurban edecekmiş,gökten bir fil gelmiş, vs vs şimdi adam Hz İbrahim kız değil hz İsmail,fil değil koç, olay bu.


Öfkelenme aroncuğum sakin

xenix -- 13.02.2015 - 12:39

Öfkelenme aroncuğum sakin ol.

Konumuz zamanın göreliliği olduğu için onu halletmeden tam oturtmadan başka konulara geçmek istemiyorum (yoksa sorularına cevap verdikçe yeni soru türetmeye devam edeceksin). Diğer konuları da konuşuruz merak etme. Vaktimiz bol. Ben buradayım.

Özel görelilikle ilgili itiraz ettiğin bir nokta kaldı mı kalmadı mı?

"Durgun gözlemciye göre ışık hızına yakın hızla hareket eden cismin zamanı yavaşlar. Işık hızına ulaştığında ise zamanı 0 olur. Fakat gözlemci cismin üzerinde olsaydı zamanın değişmediğini görecekti"

Bu cümleyi kabul ediyor musun?


"Öfkelenme aroncuğum sakin

aron -- 13.02.2015 - 21:14



"Öfkelenme aroncuğum sakin ol."


Klasik bir taktik, neden öfkeleneyim xenix, veya öfkelendiğimi nereden çıkardın.. Geçenlerde bir tv programında tartışan biri aynı senin gibi davranıyordu,”öfkelenme,sakin ol vs vs” bu durum bazı insanlarda sanki gelenek olmuş veya genetikten mülhem..
Neyse.


"Konumuz zamanın göreliliği olduğu için onu halletmeden tam oturtmadan başka konulara Vaktimiz bol. Ben buradayım.geçmek istemiyorum (yoksa sorularına cevap verdikçe yeni soru türetmeye devam edeceksin). Diğer konuları da konuşuruz merak etme. "


Sayın xenix, hangi konuya geçmişim, “ZAMANIN GÖRELELİĞİNDEN” yazarsan anlarız,yoksa her zamanki klasik oyun, öfkelenme,konuyu saptırma, örnek ver nerede konu saptırdım… Sorularıma cevap vermiyorsun yazıp, bilinen (herkesin bildiği bilimsel gerçekleri) sank xenix bulmuş gibi davranma… Doğru yazmışsın Zaman bol, bilgi sebil,bende buradayım.


""Özel görelilikle ilgili itiraz ettiğin bir nokta kaldı mı kalmadı mı?
"Durgun gözlemciye göre ışık hızına yakın hızla hareket eden cismin zamanı yavaşlar. Işık hızına ulaştığında ise zamanı 0 olur. Fakat gözlemci cismin üzerinde olsaydı zamanın değişmediğini görecekti"
Bu cümleyi kabul ediyor musun?



Özel görelilik, iki temel önermeye dayanır:
1. Hareket görelidir.
2. Evrendeki en yüksek ve mutlak hız, ışığın hızıdır.
Şimdi sayın xenix , tam ışık hızında, Zaman 0 olduğunda,yani “ZAMAN YOK OLDUĞUNDA”, zaman algılamasından kaynaklanan nedensellik kavramı da yok olur. İşte ışık hızının tamamen aşılması ile girilen bu boyut; zaman, mekan ve nedensellik kavramlarının yok/hiç olduğu,bir durumdur,yine şimdi; gözlemci cismin üzerinde ve zamanın değişmediğini görüyor, siz xenix bu durumu nasıl görür ve izah edersiniz, ve ışık hızı ölümsüzlük verirmi.
Şimdi de konuyu saptırıyorsun,cevap vermiyorsun, soru soruyorsun,yazacakmısın.


Bu yazdıklarımı kabul ediyormusun,tane,tane cevap isterim.


"Klasik bir taktik, neden

xenix -- 13.02.2015 - 21:50

"Klasik bir taktik, neden öfkeleneyim xenix, veya öfkelendiğimi nereden çıkardın.."


Şuradan çıkarmıştım.

"Özel birisin xenix,
Zeytinyağı misali,daha yeni başladık ,sen olayı kendi adına çözüp,birde akıl vermeye başladın.."


Bayağı rahatsız olmuşsun gibi geldi. Laf olsun diye mi yazmıştın bu cümleyi?

"Sayın xenix, hangi konuya geçmişim, “ZAMANIN GÖRELELİĞİNDEN” yazarsan anlarız"


Olur yazayım.

"Her hangi bir kütle oluşumundan ayrılmış ( yine,kütle) başka bir oluşumun (kütle) etkisinde (yer çekiminde) olmazsa orada "ZAMAN" varmıdır..

evren; (uzay) zaman olmaz ise nasıl açıklanır..

Işık hızını geçen bir deney yapılmışmıdır..

Evren; (uzay) bükülmesi,ne ile ölçülür..

plank zamanı nedir.

Evren ve uzay'ın farkı ne..

Işık hızına ulaşıldığında, "madde" ortadan kalkıyormu..

Plank zamanı; zamanın bilinen en kısa dilimi ( ölçülen ,doğru ise) buradaki hız ışık hızımıdır,eğer ışık hızı ise, neden zaman meydana gelmiş,yahut,"EVREN VE UZAY" ortaya çıkmış..

şu an evrende ışık hızı ile hareket eden herhangi bir kütle'de zaman olmaz ise (siz xenix'e göre) ve yahut görele,görece ise Evrende "ZAMAN" olmayabilir,eğer Evrende ışık hızına çıkılamazsa,zaman olabilir,şimdi yine geldik PENROSE'YE" ve big bang'a,neyse,xenix bizi aydınlatırsa memnun olurum."


Aradaki rüyaları, düşünce hızını falan yazmıyorum bile.

Bir kere şunu belirlemek lazım. Görelilik ile bigbangin ya da Penrose'un ya da plank'ın doğrudan bir ilgisi yoktur. Ama senin sorular dönüp dolaşıp bunlara geliyor. Görelilik konusunu çözelim onları da konuşuruz merak etme.

Neyse bu ara sıcaktan sonra gelelim konumuzla ilgili paragrafına.

"Şimdi sayın xenix , tam ışık hızında, Zaman 0 olduğunda,yani “ZAMAN YOK OLDUĞUNDA”, zaman algılamasından kaynaklanan nedensellik kavramı da yok olur. İşte ışık hızının tamamen aşılması ile girilen bu boyut; zaman, mekan ve nedensellik kavramlarının yok/hiç olduğu,bir durumdur,yine şimdi; gözlemci cismin üzerinde ve zamanın değişmediğini görüyor, siz xenix bu durumu nasıl görür ve izah edersiniz, ve ışık hızı ölümsüzlük verirmi.
Şimdi de konuyu saptırıyorsun,cevap vermiyorsun, soru soruyorsun,yazacakmısın.

Bu yazdıklarımı kabul ediyormusun,tane,tane cevap isterim."



1. cümleye katılmıyorum. Çünkü gözlemleyen kişi için zaman yok olmaz, gözlemleyenin gözlemlediği nesnede zaman yok olur. (Hani senin yazdığın paragraftaki kütlenin sonsuz olması gibi. Bu dışarıdaki gözlemci için geçerlidir, dolayısı ile herhangi bir algılama ya da nedensellik yok olmuyor. )

2. cümlen zaten kendine kendine birinciyi doğru kabul ettiğin için üretilmiş dolayısı ile ona da katılmıyorum.

3. Ve ışık hızı ölümsüzlük vermez.

Umarım sorularına yanıt olmuştur.


""Klasik bir taktik, neden

aron -- 14.02.2015 - 19:25

""Klasik bir taktik, neden öfkeleneyim xenix, veya öfkelendiğimi nereden çıkardın.."

Şuradan çıkarmıştım.
"


Bakalım..

""Özel birisin xenix,
Zeytinyağı misali,daha yeni başladık ,sen olayı kendi adına çözüp,birde akıl vermeye başladın.."
Bayağı rahatsız olmuşsun gibi geldi. Laf olsun diye mi yazmıştın bu cümleyi?
"


Hayır,şunun için;
"Görelilik konusunda bir sıkıntı kalmadı değil mi?

Hatta konu oraya gelmedi. Çabuk ikna oldun."


O'nun için di,ve bu sorduklarımdan dolayı;"Sayın xenix, hangi konuya geçmişim, “ZAMANIN GÖRELELİĞİNDEN” yazarsan anlarız"
Olur yazayım.
"Her hangi bir kütle oluşumundan ayrılmış ( yine,kütle) başka bir oluşumun (kütle) etkisinde (yer çekiminde) olmazsa orada "ZAMAN" varmıdır..
evren; (uzay) zaman olmaz ise nasıl açıklanır..
Işık hızını geçen bir deney yapılmışmıdır..
Evren; (uzay) bükülmesi,ne ile ölçülür..
plank zamanı nedir.
Evren ve uzay'ın farkı ne..
Işık hızına ulaşıldığında, "madde" ortadan kalkıyormu..
Plank zamanı; zamanın bilinen en kısa dilimi ( ölçülen ,doğru ise) buradaki hız ışık hızımıdır,eğer ışık hızı ise, neden zaman meydana gelmiş,yahut,"EVREN VE UZAY" ortaya çıkmış..
şu an evrende ışık hızı ile hareket eden herhangi bir kütle'de zaman olmaz ise (siz xenix'e göre) ve yahut görele,görece ise Evrende "ZAMAN" olmayabilir,eğer Evrende ışık hızına çıkılamazsa,zaman olabilir,şimdi yine geldik PENROSE'YE" ve big bang'a,neyse,xenix bizi aydınlatırsa memnun olurum."
Aradaki rüyaları, düşünce hızını falan yazmıyorum bile.


Diye yazıpŞunu yazmışsın;


"Bir kere şunu belirlemek lazım. Görelilik ile bigbangin ya da Penrose'un ya da plank'ın doğrudan bir ilgisi yoktur. Ama senin sorular dönüp dolaşıp bunlara geliyor. Görelilik konusunu çözelim onları da konuşuruz merak etme."


Yazdın değilmi sayın xenix.. ve;


"1. cümleye katılmıyorum. Çünkü gözlemleyen kişi için zaman yok olmaz, gözlemleyenin gözlemlediği nesnede zaman yok olur. (Hani senin yazdığın paragraftaki kütlenin sonsuz olması gibi. Bu dışarıdaki gözlemci için geçerlidir, dolayısı ile herhangi bir algılama ya da nedensellik yok olmuyor. )"


Ben ne yazmışım;"Her hangi bir kütle oluşumundan ayrılmış ( yine,kütle) başka bir oluşumun (kütle) etkisinde (yer çekiminde) olmazsa orada "ZAMAN" varmıdır.. ve cevabın; "NESNE'DE ZAMAN YOK OLUR" ne imiş sayın xenix?

evren; (uzay) zaman olmaz ise nasıl açıklanır.. yazmışım.. Senin cevabın;

"2. cümlen zaten kendine kendine birinciyi doğru kabul ettiğin için üretilmiş dolayısı ile ona da katılmıyorum."


xenix sen dışarıdamısın,içeridemi,yani,gözlemleyen,gözlemlenen,hangisi bir karar ver,yoksa görelelik kuramına karşı, yeni bir kuram mı keşfettin yoksa klasik "KIZMA" modu'mu.


Öbür soru cevap kısmına cevap yazmıyorum,çünkü;boşuna tartışma bana yazdıklarını sen (siz) xenix yapıyorsun,devamlı ,sanki konu dışına ben çıkıyormuşum gibi yazıp,yazıp işte,başka bir şey yazmak istemiyorum..

Tartışma,kişi bilmediği veya anlamadığı bir şeyi,bilmiyorum,anlamıyorum dediği (yazdığı) müddetçe ilerler,dolayısı ile,sayın xenix,ne yapacağımıza yine siz karar verin,nede olsa sonsuz us'ta moderatör sizsiniz..

Saygılar.


"xenix sen

xenix -- 14.02.2015 - 19:44

"xenix sen dışarıdamısın,içeridemi,yani,gözlemleyen,gözlemlenen,hangisi bir karar ver"


Görelilik kuramı bu zaten. Senin nerede olduğuna bağlı olarak değişiyor. Bu yüzden kendi getirdiğin şu paragrafı iyi özümsemen lazım.

"Durgun gözlemciye göre ışık hızına yakın hızla hareket eden cismin kütlesi artar. Işık hızına ulaştığında ise kütlesi sonsuz olur. Fakat gözlemci cismin üzerinde olsaydı kütlenin değişmediğini görecekti.
ALINTI.
İtiraz değil,doğrulanmış hipotez."


Bunu alıntıladın da sormak istiyorum. Bu cümleye katılıyor musun sen? Yoksa hani googledan öyle bulup getirdin mi anlamadan. Benim söylediğimden farklı ne söylüyor bu cümle?


3000 yılında dünya nasıl

rumana -- 25.04.2015 - 19:09

3000 yılında dünya nasıl 1 yer olucak....saatlerdir kafamda dönüp dolaşıyor)) ışınlanma, susuzluk, kuraklık, hayat tarzı, evrende yolculuk, ışık hızı, zamanda yolculuk(?) 200 yılda nelerin değiştiğini düşününce.....


bu arada metindeki 1.

rumana -- 25.04.2015 - 19:12

bu arada metindeki 1. sorunun cevabı açlık;D


Yeni Sonsuz Us
Sayfalar: 1 - 2 - 3 - 4 - 5 - 6 - 7 - 8 - 9 - 10 - 11 - 12 - 13 - 14 - 15 - 16 - 17 - 18 - 19 - 20 - 21 -