Yeni Sonsuz Us
Sayfalar: 1 - 2 - 3 - 4 - 5 - 6 - 7 - 8 - 9 - 10 - 11 - 12 - 13 - 14 - 15 - 16 - 17 - 18 - 19 - 20 - 21 -

İnanç Dediğimiz

delete

“İnsan inançlarının eseridir. Nasıl inanıyorsa öyledir.”
—Gita


1490 yılında Kristof Kolomb, Hint Adaları’na giden yeni ve daha kısa bir yol bulma planını İspanya Kraliçesi İsabella ve Kral Ferdinand’a sunar. Kraliyet bu etkileyici planın incelenmesi amacıyla bir komite kurar.



Coğrafya uzmanları ve bilim adamlarından oluşan kalabalık bir heyet Kolomb’un planlarını inceler ve şu sonuca varır: “Olanaksız!”



Buna rağmen yaptığı hesaplara ve elde ettiği bilgilere güvenen Kristof Kolomb, Kraliçe İsabella ve Kral Ferdinand’ı ikna etmeyi başarır ve yolculuk için gerekli mali desteği sağlar.




En kısa sürede Nina, Pinta ve Küçük Santa Maria adlı 3 gemi ile yola çıkar Kolomb. Yaklaşık 2 ay süren bir yolculuğun ardından, ulaşılması olanaksız olarak görülen yeni topraklara ayak basarak o güne kadar düz olduğuna inanılan dünyayı yuvarlak haline getirmeyi başarır.



İnanç, hepimizin zihninde ilk anda oluşan izlenimden çok daha derin anlamlar ifade eder. Kişinin tüm davranışlarını kontrol eden güçlü bir mekanizmadır. İnsanın tüm bedenine ve hayatına hükmeden bir mekanizma… Kişinin inancı onu aşılması imkânsız okyanusların ötesine taşıyabilmektedir.



Gerçekte İnanç, bir olguya karşı oluşturduğumuz düşünce ve davranışlarımızın bilinçaltında kalıplaşmış şeklidir. Başka bir deyişle, zihnin gerçek olmayanı gerçekleştirme sistemidir.



Hepimizin inançları vardır. Hayatla ilgili, her konuda inançlar oluştururuz. Bu oluşum dünyaya gözlerimizi açtığımız ilk andan itibaren başlar. İşte davranışlarımızı kısıtlayan ya da çeşitlendiren de bu inançlardır. Herkesin kendine göre oluşturduğu gerçekler vardır. Kişi kendi inancının mutlak doğru olduğunu düşünür.



İnanç, dini konuların anlatımında çok kullanılan bir terimdir. Bu nedenle inanç denilince genellikle akla dini ve ahlaki inançlar gelir. Aslında inanç bundan çok daha geniş bir anlama gelmektedir. Yaşamımıza anlam katan her şeydir. Yargılarımızdır, hırs ve arzularımızdır, öfke ve hayal kırıklıklarımızdır. Hayatımıza yön verecek kadar güçlü olan her şeydir.



Plesebo’yu çoğumuz duymuşuzdur. -Gerçek bir ilaç olmadığı halde, hastaya ilaçmış gibi verilen yalancı haplar- İçlerinde tedavi edici, aktif hiçbir madde bulunmaz. Tamamen zararsızdırlar. Oysa yapılan deneylerde bu hapların hastalar üzerinde çoğunlukla kesin etkiler yaptığı gözlenmiştir.



Dr. Andrew Weil de araştırmalarında inancın gücünü görmüş ve “İlaçların sihri içeriğinde değil, ilaçları kullananların zihinlerinde yatar” demiştir.



İnançlarımız, amacımıza giden yolda haritamız, amacımıza ulaşabilmeyi kesinleştiren pusulamızdır. İnanç düşünceye güç verir, hareket kazandırır. Olumlu inançlar, olumlu olaylara, olumsuz inançlar da olumsuz olaylara sebep olur.



Biz neye inanıyorsak O’yuz. Kendimizin kim olduğunu ve ne yapabileceğini düşünüyorsak, O kadarız. Potansiyelimizin ne kadarına ulaşabileceğimizi inancımız belirler.



Bir düşünürün dediği gibi: “Yapabileceğini düşünüyorsan, haklısın. Yapamayacağını düşünüyorsan, yine haklısın!”



Bir şeyi başarmanın ilk kuralı inanmaktır. İnanmazsan başaramazsın. Başarıya inanırsak, o işi başarmak için inancımız bizi güçlendirecektir. Başarısızlığa inanırsak, beynimize yönlendirdiğimiz mesajlar bizi başarısızlığa gönderecektir. Her iki inanç da büyük bir güce sahiptir.



Bilinçaltımız olumlu ya da olumsuz düşünce şekli arasında ayrım yapmaz. Düşünce pozitif de olabilir, negatif de. Yapıcı da olabilir yıkıcı da… Zihnimiz ona verdiğimiz malzeme ile, yani düşüncelerimiz ile çalışır. Korku ya da yenilgi hissi, tıpkı cesaret veya özgüven gibi gerçeğe dönüşecektir.



İnanç isteyerek oluşturabileceğimiz bir durumdur ve iradeye bağlı olarak değiştirilebilir. Bilerek zihnimize yerleştirdiğimiz ve pekiştirdiğimiz düşünceler, bizlerin her hareketini ve davranışlarını yönetir. Tepkilerimizi kontrol eden gücü oluşturur.



Zihnimizi olumlu ya da olumsuz düşünceler doldurur ve bu düşünceler tekrarlandıkça bilinçaltımıza atılarak inanca dönüşür. Ve bu inançlar zamanla bizim gerçeğimiz olurlar. Her insan, zihnini işgal etmesine izin verdiği baskın düşünceler yüzünden şuanda olduğu kişidir.



Unutmayalım ki “Beden zihnin uzantısıdır.” Zihnin bizim koyduklarımızın dışında hiçbir sınırlaması yoktur.”Yenilgi bir gerçek olarak kabul edilmediği sürece kimse yenilmez.”


Alev Güleryüz
Dönüşüm Konağı


İnanç nedir?

xenix -- 17.08.2008 - 15:35

Gerçekte İnanç, bir olguya karşı oluşturduğumuz düşünce ve davranışlarımızın bilinçaltında kalıplaşmış şeklidir. Başka bir deyişle, zihnin gerçek olmayanı gerçekleştirme sistemidir.


Bu paragraf çok ilginç geldi bana. Üstünde tartışılabilir.

Unutmayalım ki “Beden zihnin uzantısıdır.” Zihnin bizim koyduklarımızın dışında hiçbir sınırlaması yoktur.”Yenilgi bir gerçek olarak kabul edilmediği sürece kimse yenilmez.”


Ben neden katılamıyorum bu paragrafa? Beden mi zihnin uzantısıdır, zihin mi bedenin?
İnsanlar yenilgilerini kabul etmedikleri sürece, "Bana ne ben kaybetmedim ki..." diyen çocuklara benzemezler mi?


xenix


İnanmazsan başaramazsın...

medisis -- 20.08.2008 - 19:50

“Yapabileceğini düşünüyorsan, haklısın. Yapamayacağını düşünüyorsan, yine haklısın!”
Anahtar bir kelime...


"Herkesin kendine göre

sanalmanik -- 14.08.2014 - 19:21

"Herkesin kendine göre oluşturduğu gerçekler vardır. Kişi kendi inancının mutlak doğru olduğunu düşünür. "

ya da gelinen nokta, durulan yer;

aslında inanç bu tanımların dışında;
bir enerji


Yeni Sonsuz Us
Sayfalar: 1 - 2 - 3 - 4 - 5 - 6 - 7 - 8 - 9 - 10 - 11 - 12 - 13 - 14 - 15 - 16 - 17 - 18 - 19 - 20 - 21 -