Yeni Sonsuz Us
Sayfalar: 1 - 2 - 3 - 4 - 5 - 6 - 7 - 8 - 9 - 10 - 11 - 12 - 13 - 14 - 15 - 16 - 17 - 18 - 19 - 20 - 21 -

"Tanrı öldü" Nietzsche

delete

Nietzsche ve tanrı anlayışı

Maalesef bugüne kadar ülkemizdeki felsefi çalışmalar kendilerini seçkin addeden mahfillerin hemen hemen tekelinde kalmıştı. Onların bazıları Batılı filozofların dillerini anlamamışlar, "Fichte böyle düşünmüştür." deyip yazmışlar.

Tercümeleriyle ün kazanmış, hatta heykeli dikilmiş bir yazarımızın hatalarını belirtmek gayesiyle rahmetli Erol Güngör; "Bir Tercüme Faciası" başlığıyla peş peşe iki makale kaleme almış, adamcağızı perişan etmişti. Sonra Nietzsche'yi tercüme etmek için Almanca bilmek yeterli değildir; onu anlayacak seviyede felsefi nosyona kavuşmadan, adeta beyninin terleriyle yoğurduğu derin ifadeleri tercüme etmeye kalkışmak faciayı baştan göze almaktır. Kimileri de Nietzsche gibi büyük, ünlü bir filozofu, kendi ideallerine alet etmek kastıyla onu Tanrı tanımaz göstermişlerdir. Bu mercimek beyinlilerin kanaatince Tanrı'nın varlığına inanmak gericiliktir. Bunlar bilmezler ki hiçbir büyük filozof Tanrı tanımaz, yani ateist değildir. Onların kavgaları, içinde bulundukları cemiyetlerin Tanrı anlayışlarıyladır.

Tanrı tanımazların bayraklaştırdıkları Karl Marx bana göre klasik filozof değildir; bir sosyal düşünürdür; daha yerinde bir tanımlama ile Batı toplumunun sosyal analizcisidir. Kaldı ki onun sosyal analizlerini Tevrat'la ilişkilendirmek de mümkündür. Hz. Yusuf bir gün sınır meselesinden iki köylünün kavga ettiğini görür, cemiyetteki bu huzursuzluğun önüne geçmek için toprakları kamulaştırır. Ertesi gün çobanların otlak dolayısıyla birbirlerine girdiklerine şahit olur; sosyal barışı temin uğruna hayvanları da toplumun malı yapar. Üçüncü gün su yüzünden kadınların saç saça dövüşmesiyle karşılaşır. Suları da cemiyetin ortak malı haline getirir. Uzun lafın kısası, altı günde her şeyi kamulaştırır; yedinci gün cumartesidir; halk huzur ve sükun içindedir. Bir Yahudi olan Marx'ın ideolojisini geliştirirken, çocukluğunda şuuraltına yerleştirilen bu kıssalardan yararlanmadığını kim iddia edebilir?

Sayın Senail Özkan'ın Nietzsche'ye dair yazdığı kitabında (Kaplan Sırtında Felsefe) şu satırları okuyoruz: "Nietzsche dil ile külli (tüm) varlığın, metafiziğin, Tanrı'nın mahiyet itibarıyla kavranamayacağını bildiği gibi, bunların dil ile inkar edilemeyeceğinin de farkındadır. Burada da Kant ile aynı dili konuşmaktadır. O da "Die Kritik der Reinen Vernunft" (Saf Aklın Kritiği) kitabıyla Allah'ın ispat ve inkar edilemeyeceğini ortaya koymuştur." Özkan, Götzen-Dammerung adlı eserinde Nietzsche'nin de benzer görüşlerinin altını çizmektedir. Varlığı veya yokluğu ispat edilen şeye iman olmaz; o bilinir. İman gabyadır; Nietzsche de bunu vurguluyor.

Senail Özkan, "Zerdüşt Böyle Buyurdu" kitabındaki dillere pelesenk edilen "Tanrı öldü!" feryadını, felsefeye hakim olduğundan doğru yorumluyor: "Tanrı öldü!" iddiasıyla Nietzsche nihilist bir krizi haber veriyor. Ancak üstat bunu ateist bir misyoner edasıyla yapmamaktadır; bilakis o davasından emin bir müştekidir. Daha doğru bir ifadeyle o bilirkişi olarak bir vakıayı, bir gerçeği, olanı, olmakta olanı tespit etmektedir. Tanrı'dan, ebedi hakikatten, mutlak varlıktan koparılan beşeriyet hangi istikamette hareket etmektedir." (s. 44)

Nietzsche o mahut sözle Tanrı'dan kopuşu anlatıyor; ve bu durumun insanlığın önüne koyacağı faturayı gösteriyor. Tanrı'yı bir kenarda unutmakla, insanlığın bütün değerlerinin çürüyeceği, nihilizmin kucağına düşeceği için bastığı feryadı Özkan şöyle ifade ediyor: "... hayatın içeriği boşanır ve bütün faaliyetler anlamını yitirir. Çünkü Tanrı en büyük sıklet merkezidir; hayatın metafizik manasıdır ve bütün istikametler ona göre tayin ve tespit edilir." (s. 90)

Kanaatimce felsefenin bir anlamı da idraktir; bir insanda idrak nasıl teşekkül etmişse bilimler de ona göre anlam kazanırlar. Senail Özkan'ın bu kitabından, Batı'yı tanıyor zannettiklerimizin hiç haberleri olmadığını anlıyoruz. Bu eseri dikkatle okursak, Tanrı tanımazlığın, aynı zamanda çağdaşlık olduğunu bize yutturmaya çalışanların arasına Senail Özkan'ın, dilin zarafeti, üslubun büyüleyiciliği ve fikrin hakikat kılıcını kuşanarak daldığını, Batı'yı sözümona tebliğe soyunmuş irili ufaklı, hatta akademik zırhlara bürünmüş putları devirdiğini görüyoruz.

Mehmet NİYAZİ


İlginç..

sonsuz -- 17.02.2007 - 14:33

Bazı konularda haklısınız, çevirilerin bir çoğunun ne kadar kötü olduğuna bende şahit oldum. Ama bunun yanısıra şu cümle yazının çok desteksiz atıldığı izlenimini verdi
"Bunlar bilmezler ki hiçbir büyük filozof Tanrı tanımaz, yani ateist değildir. Onların kavgaları, içinde bulundukları cemiyetlerin Tanrı anlayışlarıyladır."

Buradaki büyük filozof tanımında, tanrıtanır olanlar büyük diğerleri büyük filozof değil anlamı çıkıyorki. Aristo için büyük filozof değildir demeniz gerekiyor. Sanırım "Buda" içinde. Veya birçok uzak doğulu bilge içinde büyük filozof değildi demeniz gerekiyor.


Hakkınız var...

Ozkan -- 18.02.2007 - 02:39

Evet, hakkınız var, Aristo veya diğer büyük filozofların Tanrı ile ilişkilerini bilmiyorum ancak sizin de yazınızda atıfta bulunduğunuz cümle çok iddalı bir cümle ve tamamiyle gerçeği yansıttığı söylenemez.

Yazı, altında ismi bulunan şahsa ait ve 29/11/2004 tarihinde Zaman gazetesinde yayımlanmış bir yazıdır. Sonuçta taraflı bir yazı, bir bakış açısı ve farklı bir yorum.

Saygılar,


Arz Longa, Vita Brevis (LdV)


http://www.celebatheists.com

Golem -- 18.02.2007 - 12:38

http://www.celebatheists.com

Merak edenler için , bu sitede filozofuyla , bilim adamıyla , siyasetçisiyle , sanatçısıyla her daldan ünlü inançsızlar hakkında bilgi var


ünlü

suskunkul -- 18.02.2007 - 18:34

ünlü inançsızlar..Allahım daha neler duycaz..
ayırımmm ayırımmmm ayırımmmmm


Nietzsche'nin öldü dediği

Misafir -- 18.06.2008 - 14:34

Nietzsche'nin öldü dediği tanrı büyük dinlerin, özellikle de hıristiyanlığın tanrısıdır. Onu ya da onları yaratan da öldüren de insanın kendisidir. Nietzsche dine karşı değildir sözü daha doğru olabilir. Ama tercih ettiği din cezalandırıcı, ezici, özünden uzaklaştırıcı, kendisine yabancılaştırıcı, bu dünyadaki yaşamını ona zindan eden bir din olmamalı. Hıristiyanlığa saldırısının temelinde de bu anlayış yatar. Yoksa şu din iyi bu din kötü anlamında değil. Kriteri o dinin bu dünyadaki yaşama ne derece olumlu baktığıdır. Uzatmak istemiyorum... Sonuç olarak siz de onu anlayamamışsınız.


Sevgili misafir hayretle ilk

medisis -- 15.04.2009 - 21:42

Sevgili misafir hayretle ilk defa onun ne demek istediğini idrak eden biriyle karşılaşıyorum:))) ve kesinlikle size katılıyorum Nietzsche Tanrıyı değil, insanın çarpık düşünçeleri ile yarattığı Tanrıyı öldürmüştür. Nietzscheyi anlamak için kelimelerin arkasında gizli olanı keşfedebilmek gerekir.


nietzche

carlebee -- 12.09.2009 - 11:41

nietzche "tanrı öldü" diyerek hristiyanlığın tanrısının öldüğünü belirtmiş olabilir, ben okuduğum kadarıyla tanrının kesin yokluğunu düşündüğünü zannetmiyorum. Zira, kendine özgü bir tanrı anlayışı olabilir. Ama toplumun genel tanrı anlayışına karşı çıktığı da aşikar.


Yeni Sonsuz Us
Sayfalar: 1 - 2 - 3 - 4 - 5 - 6 - 7 - 8 - 9 - 10 - 11 - 12 - 13 - 14 - 15 - 16 - 17 - 18 - 19 - 20 - 21 -