Yeni Sonsuz Us
Sayfalar: 1 - 2 - 3 - 4 - 5 - 6 - 7 - 8 - 9 - 10 - 11 - 12 - 13 - 14 - 15 - 16 - 17 - 18 - 19 - 20 - 21 -

İkibinyirmi2 - Öykü

delete



Bir Düğün Töreni – 1. Bölüm-


“Aşkım bundan emin misin?”
“Eminim Beyhan. Sen değil misin?” Gülücük işareti ardından hayret eden adam işareti
“Tabi, evet, eminim tabi. Ben ilk günden beri eminim sevgilim.”
“O zaman ne duruyoruz?”
“Haklısın Tansu. Çok heyecanlıyım. Dün gece annemleri arayıp söyledim.”
“Yaa... Ne dediler?”
“Aman ne diyecekler Tansu. Seni ne kadar sevdiklerini bilmiyomuş gibi soruyorsun” göz kırpma işareti.
“Bu gün başvuruyu yapalım mı?”
“Bugün mü?! Kalbim kuş gibi çarpıyo, bennn...”
“Seni seviyoruuuuuummm”
“Sana aşığıııımmmmmmm”
“İşlerimi bitirince hemen yanına geliyorum. Biliyosun başvuru anında birlikte olmamız şart.”
“Biliyorum. Tamam bekliyorum seni o zaman. Seni seviyorum tatlım.”
“Ben de bayılıyorum sana. Yok... Ölmekle bayılmak arasındayım. Hadi şimdilik bay bay, işe dönmeliyim.”
“Güle güle bitanem, mucukksssss”

Beyhan, ekrandaki küçük not penceresini kapatıp işine devam etti. Artık dünyada hemen herkes kendi tayin ettiği yer ve zamanda çalışıyordu. Bazı özel durumlar hariç, ofis ve çalışma saatleri tarihe karışmıştı. Bir saat sonra işini bitirip, yerinden kalktı. Küçük pencereden dışarıyı seyretti bir süre. Güzel bir öğleden sonra güneşinde, göz alabildiğine yeşil alanlarda bi kaç çocuk top oynuyorlardı. Onlara özendi. Biraz da heyecanını bastırmak için, spor ayakkabılarını giydi, dışarı çıktı. Tansu gelene kadar evde beklemek istemiyordu.
Hemen evin çaprazında küçük bir gölet vardı, hoplayıp zıplayarak kıyıya indi. Kuşlar ve ördekler için kenarda özel kutulara konmuş yemlerden avuçlarına sığabildiği kadarını aldı. Yürüdükçe kıyıdan kendini takip eden harika renkli ördekleri besliyordu. Meyve ağaçları, çamlar ve göz alabildiğine yemyeşil bayırlar içini dinginleştirdi. Hatta çocuklara yaklaşıp birlikte oynamayı teklif etti. Biraz yukardan bölgeye bakan yaşlı birisi buranın bir hobbit köyü olabileceğini pekala söyleyebilirdi. Kargaşa döneminden sonra dünyanın bazı bölgeleri gerçekten eski masalları kıskandıracak kadar güzelleşmişti.

Evler, ağaçların ve yumuşak eğimlerin aralarına serpiştirilmiş, kulübe büyüklüğünde saraylar gibiydiler. Eski göçebe çadırlarını andıran yuvarlak yapıları, her birinde pastel güzel renkler ile çeşitlendirilmişti. Evlerin ana malzemesi, on yıl önce akla dahi gelmeyecek tamamen naturel, üstelik canlı şeylerdi. Bu bitki eski Japonya taraflarında bir adada bulunmuştu. Evin yapılacağı yere iki yıl önce, plana uygun olarak dikiliyor ve büyümesi bekleniyordu. Daha sonra özel bir teknikle birleştirilerek yuvarlak kubbeler şeklinde örülüyordu. Suhan denilen bu bitki-ağaçlar ilk iki yıl hızla büyüyor ve üçüncü yıl büyümeyi durduruyorlar ve öylece kimbilir kaç yıl yaşıyorlardı. Şimdilik ömürleri test edilememişti. Yani insanlar Suhan’ın kucağına misafir oluyorlardı bi anlamda.

Kolundaki saat ışıltılı bi bip sesi çıkardığında, ter içindeki alnını kolunun yanıyla sildi. Tansu geldiğini haber veriyordu. Çocuklara, ağaçlara ve kuşlara teşekkür edip akşam kızıllığında küçük evine doğru yürüdü.
Daha o gün Bileşim’in (komün) bahçesinden koparılmış taze meyve ve sebzelerden oluşan yemeklerini atıştırırken, Tansu’nun işinden konuştular. Aslında sabırsızlıklarını gizlemek için yarış eder gibiydiler. Sonunda kahkahalar eşliğinde pes ettiler ve oynadıkları olgunluk oyununu bırakıp bilgisayarın önüne koştular.
Tansu online evlilik formunu dikkatle doldurdu, “işlemi başlat” tuşuna basmayı Beyhan’a bıraktı. Büyük ekranda kendilerine gülümseyen hoş bir hanım belirdi.
“Tebrik ederim” dedi, ağırbaşlılıkla yaramazlık karışımı bir ses tonu vardı.
“Teşekkür ederiz” dediler bir ağızdan.
“Şimdi lütfen şahit seçimini yapınız”
Ekranın altında “kadın” ve “üç erkek” şeklinde iki seçenek belirmişti. Tansu ve Beyhan bir an birbirlerine bakıp bir ağızdan “kadın tabii” diye bağırdılar. Ekrandaki kişi onlara anlayışla gülümsedi.
“Hımmm... O zaman bir bakalım, evet size en erken sekiz gün içinde bir şahit bulabiliyorum.” Durakladı ve hemen aceleyle devam etti “tabi erkek tercih ederseniz hemen yarın ilkini tahsis edebilirim”
Bizimkiler hiç duraklamadan “Hiç sorun değil sekiz gün sonra olsun” dediler.
Kadın şahitler daha çok tercih edildiği için bulmak bazen daha zor bile olabiliyordu. Kalan muameleyi hızlıca yaptılar. Şahitin kendilerini ziyaret edeceği gün ve saati bir kez de ekranın altında gördüler ve işlemi sonlandırdılar.
Evlilik prosedüründeki en önemli öğe şahitlerdi. Şahit, evlenmek isteyen çifti üç gün boyunca istediği sürede ve sıklıkta ziyaret edebiliyor, onlarla birlikte yaşayabiliyordu. Hepsi yeminliydi ve müstakbel gelin ve damadın akrabası ya da arkadaşı olamazlardı. Şahitin bu süre sonunda vereceği onay olmaksızın evlilik gerçekleşemiyordu. Ve şahitin onay vereceği konu sadece çiftin birbirine aşık olup olmadığıydı. “Aşık” ya da değil!
Son on yıldır, aşk olmayan evliliklere izin verilmiyordu. Aşkın varlığını en hızlı ve kolay farkedenler ise yabancı kadınlar oluyordu. Yani aileden olmayan kadınlar. Erkeklerin bu konuda yanılma payları olabildiği için ancak üç erkek şahitin çoğunluk oyu yeterli sayılıyordu.

Şahit onay verdiğinde, geriye yalnızca yine online bir evlilik protokolünün taraflarca imzası kalıyordu. Her evlilik protokolü dört yıl için geçerliydi. Bu süre sonunda kendiliğinden fesh olurdu. Süreden önce taraflardan birinin isteği ile de kolayca iptal edilebilirdi.
Dört yıl sonunda fesh olmuş protokol her iki tarafın isteği ile bir yıl uzatılabilirdi. Ve sonraki yıllarda bu işlemin tekrarıydı.
Yani “boşanma” sözcüğü yaşamdan çıkarılmıştı. Evli kalmak istiyorsanız her yıl yeniden evlenmek durumundaydınız. Bazı kişiler bunu yorucu buluyorlardı ama genel anlamda çoğunluk bu durumdan hoşnuttu.
Eski çağlarda evlilik kurumunda yaşanan en büyük zorluğun çocuklar olduğunu yazıyordu kitaplar. Ama artık böyle bir durum söz konusu değildi; çünkü çocuklar öncelikle Bileşim’in çocukları oluyorlar ve topluluğun tümü tarafından korunup, seviliyor, sorumluluğu tümü tarafından zevkle paylaşılıyordu.

“Sevgilim, düğünümüz için bi şeyler hayal ettin mi?”
Beyhan cevap yerine uzanıp bir öpücük verdi müstakbel eşine.




yeni dünya..

9999 -- 31.05.2008 - 07:14

yeni dünya oykünüzle daha hayal edilebilir olmus:)Çocukların, Bileşim'in çocukları olması düşüncesi, yahudilerin "kibbutz" denilen komünsel yaşam tarzında uygulanıyor.
ikibinyirmi2 çok da uzak bir gelecek degil aslında, bir zamanlar, TRTde Uzay 1999 dizisini izlerken de vay be derdim, nasıl olacak o yıllar acaba:))
yüreginize saglik..


Bu öyküyü yarım

Agnia -- 31.05.2008 - 07:49

Bu öyküyü yarım bırakmışım, 2006 da yazmışım, bi de ikinci bölümü var gerisi yok henüz. İsterseniz birlikte geliştirelim :)


baştan sona kadar

rumana -- 24.12.2012 - 00:23

baştan sona kadar gülümseyerek okudum.hala da gülümsüyorum:)))) çok güzel


Cok hos , en hosuma gidenide

Demet -- 24.12.2012 - 04:40

Cok hos , en hosuma gidenide 3 erkek bir kadin bolumu :)) .


Yeni Sonsuz Us
Sayfalar: 1 - 2 - 3 - 4 - 5 - 6 - 7 - 8 - 9 - 10 - 11 - 12 - 13 - 14 - 15 - 16 - 17 - 18 - 19 - 20 - 21 -