Yeni Sonsuz Us
Sayfalar: 1 - 2 - 3 - 4 - 5 - 6 - 7 - 8 - 9 - 10 - 11 - 12 - 13 - 14 - 15 - 16 - 17 - 18 - 19 - 20 - 21 -

KURAN'IN AHLAKi YAPISI EVRENSEL MiDiR?

delete

Asil sorun "evrensellik" deyince ne anladigimizdir. Sozluk anlami veya genel tanimi ile 'evrensel'; her yerde ve her zaman gecerli olan demektir.

Ancak ahlaktan bahsederken unutmamamiz gereken nokta, ahlak kavraminin zamana ve cografyaya gore degisim gosterebilir olmasidir. Toplumdan topluma, ulkeden ilkeye, hatta koyden koye bile degisiklik gosterebilir. Ve bu normaldir de. Fakat bu ahlaki normlari sabit (degisemez) kabul etmek cok yanlistir. Bilim anlayisimiz gibi ahlak anlayisimiz da degisim gecirmektedir. Bazi toplumlarda bu degisim ileriye donuk oldugu gibi, bazilarinda gecmise oykunerek geriye dogru da gidebilir.

Insanligin buyuk savasimlar sonucu elde ettigi ve kurumlastirdigi Insan Haklari Bildirgesi evrenseldir. Insan Haklari Bildirgesi cagimizin bir ahlak anlayisi olmasinin yanisira, asil konu "HAK" olmasidir. Kadin ile erkegin, Turk ile Japonun, musluman ile musevinin, beyaz ile zencinin farkli ahlak anlayislari olabilir, ama 'hak' lari aynidir. Her yerde, her zaman aynidir. Dolayisiyla evrenseldir. Cunku herseyden once hepsinin tek ortak yonu 'INSAN' olmasidir.

Bu evrensel haklara karsi gelmek ise ahlaksizliktir. Ornegin kimsenin kimseye fiziki siddet uygulama hakki yoktur. Bir erkek, erkek oldugu icin karisini dovmeye hakki yoktur. Bir muslumanin bir yahudiye, yahudi oldugu icin kufur etmesine, sahsi hakaret etmesine hakki yoktur. Bir beyaz tenlinin bir siyaha, teni kara diye, ya da savas esiri diye kolelestirmesine hakki yoktur. Suc ve ceza iliskisini hice sayarak insana iskenceye tabi tutmaya, hele hele o insanin bir organini kesip atmaya kimsenin hakki yoktur. Cunku insan heryerde her zaman 'INSAN' dir. Ve bu INSAN'in haklari vardir.

Kuran ise insanin bu haklarini cignemekte ve daha da otesi bu hukumlerine ilahi kiliflar uydurarak 'evrensellik' iddiasinda bulunarak suregenligini saglamak istemektedir.


Veda Hutbesi bile yeter..

suskunkul -- 04.02.2007 - 15:31

Bunun için Kuranı bize açıklayan, yaşayan Kuran olan, En güzel ahlakla gelmiş olan, Peygamberin; veda hutbesini bile okusak sanıırm sizin dediklerinizle bu dinin, kitabının hiç alakası olmadığı ortaya çıkacakrtır.

Bismillahirrahmanirrahim

"Ey insanlar!

"Sözümü iyi dinleyiniz! Bilmiyorum, belki bu seneden sonra sizinle burada bir daha bulusamiyacagim.

"Insanlar!

"Bugünleriniz nasil mukaddes bir gün ise, bu aylariniz nasil mukaddes bir ay ise, bu sehriniz (Mekke) nasil

mübarek bir sehir ise, canlariniz, malariniz, namuslariniz da öyle mukaddestir, her türlü tecâvüzden

korunmustur.

"Ashabim!

"Muhakkak Rabbinize kavusacaksiniz. O'da sizi yapti olayi sorguya cekecektir. Sakin benden sonra eski

sapikliklara dönmeyiniz ve birbirinizin boynunu vurmayiniz! Bu vasiyetimi, burada bulunanlar,

bulunmayanlara ulastirsin. Olabilir ki, burada bulunan kimse bunlari daha iyi anlayan birisine ulastirmis

olur.

"Ashabim!

"Kimin yaninda bir emanet varsa, onu hemen sahibine versin. Biliniz ki, faizin her cesidi kalidirilmistir. Allah

böyle hükmetmistir. Ilk kaldirdigim faiz de Abdulmutallib'in oglu (amcam) Abbas'in faizidir. Lakin

anaparaniz size aittir. Ne zulmediniz, ne de zulme ugrayiniz.

"Ashabim!"

"Dikkat ediniz, Cahiliyeden kalma bütün adetler kaldirilmistir, ayagimin altindadir. Cahiliye devrinde güdülen

kan davalari da tamamen kaldirilmistir. Kaldirdigim ilk kan davasi Abdulmuttalib'in torunu Iyas bin

Rabia'nin kan davasidir.

"Ey insanlar!

"Muhakkak ki, seytean su topraginizda kendisine tapinmaktan tamamen ümidini kesmistir. Fakat siz bunun

disinda ufak tefek islerinizde ona uyarsaniz, bu da onu memnun edecektir. Dininizi korumak icin bunlardan da

sakininiz.

"Ey insanlar!

"Kadinlarin haklarini gözetmenizi ve bu hususta Allah'tan korkmanizi tavsiye ederim. Siz kadinlari, Allah'in

emaneti olarak aldiniz ve onlarin namusunu kendinize Allah'in emriyle helal kildiniz. Sizin kadinlar üzerinde

hakkiniz, kadinlarin da sizin üzerinizde hakki vardir. Sizin kadinlar üzerindeki hakkinizi; yataginizi hic

kimseye cignetmemeleri, hoslanmadiginiz kimseleri izininiz olmadikca evlerinize almamalaridir. Eger

gelmesine müsade etmediginiz bir kimseyi evinize alirlarsa, Allah, size onlarin yataklarinda yalniz

burakmaniza ve daha olmasza hafifce dövüp sakindirmaniza izin vermistir. Kadinlarin da sizin üzerinizdeki

haklari, mesru örf ve adete göre yiyecek ve giyeceklerini temin etmenizdir.

"Ey mü'minler!

"Size iki emanet burakiyorum, onlara sarilip uydukca yolunuzu hic sasirmazsiniz. O emanetler, Allah'in kitabi

Kur-ân-i Kerim ve Peygamberin (a.s.m) sünnetidir.

"Mü'minler!

"Sözümü iyi dinleyiniz ve iyi belleyiniz! Müslüman Müslümanin kardesidir ve böylece bütün Müslümanlar

kardestirler. Bir Müslümana kardesinin kani da, mali da helal olmaz. Fakat malini gönül hoslugu ile vermisse

o baskadir.

"Ey insanlar!

"Cenab-i Hakk her hak sahibine hakkini vermistir. Her insanin mirastan hissesini ayirmistir. Mirasciya vasiyet

etmeye lüzüm yoktur. Cocuk kimin döseginde dogmussa ona aittir. Zina eden kimse icin mahrumiyet vardir.

Babasindan baskasina ait soy iddia eden soysuz yahut efendisinden baskasina intisaba kalkan köle, Allah'in,

meleklerinin ve bütün insanlarin lanetine ugrasin. Cenab-i Hakk, bu gibi insanlarin ne tevbelerini, ne de adalet

ve sehadetlerini kabul eder.

"Ey insanlar!

"Rabbiniz birdir. Babaniz da birdir. Hepiniz Adem'in cocuklarisiniz, Adem ise topraktandir. Arabin Arap

olmayana, Arap olmayanin da Araap üzerine üstünlügü olmadigi gibi; kirmizi tenlinin siyah üzerine, siyahin

da kirmizi tenli üzerinde bir üstünlügü yoktur. Üstünlük ancak takvada, Allah'tan korkmaktadir. Allah yaninda

en kiymetli olaniniz O'ndan en cok korkaninizdir.

"Azasi kesik siyahî bir köle basinza amir olarak tayin edilse, sizi Allah'in kitabi ile idare ederse, onu

dinleyiniz ve itaat ediniz.

"Suclu kendi sucundan baskasi ile suclanamaz. Baba, oglunun sucu üzerine, oglu da babasinin sucu üzerine

suclanamaz.

"Dikkat ediniz! Su dört seyi kesinlikle yapmaycaksiniz:

Allah'a hicbir seyi ortak kosmayacaksiniz.
Allah'in haram ve dokunulmaz kildigi cani, haksiz yere öldürmeyeceksiniz.
Zina etmeyeceksiniz.
Hirsizlik yapmayacaksiniiz..
"Insanlar Lâilahe illallah deyinceye kadar onlarla cihad etmek üzere emrolundum. Onlar bunu söyledikleri

zaman kanlarini ve mallarini korumus olurlar. Hesaplari ise Allah'a aittir.

"Insanlar!

"Yarin beni sizden soracaklar, ne diyeceksiniz?"

Saheb-i Kiram birden söyle dediler:

"Allah'in elciligini ifa ettiniz, vazifenizi hakkiyla yerine getirdiniz, bize vasiyet ve nasihatta bulundunuz, diye

sehadet ederiz!"

Bunun üzerine Resul-i Ekrem Efendimiz (S.A.V.) sehadet parmagini kaldirdi, sonra da cemaatin üzerine cevirip indirdi ve söyle buyurdu:

"Sahid ol, yâ Rab! Sahid ol, yâ Rab! Sahid ol, yâ Rab!"

Ki Veda hutbesi İnsan hakları bildirgesinden öncedir..


Veda hutbesindeki hangi

Golem -- 04.02.2007 - 16:29

Veda hutbesindeki hangi maddeler evrensel insan hakları anlamında değerlendirilebilir?

* Mirastaki payınızı Allah ayarlamıştır

* Kimin yaninda bir emanet varsa, onu hemen sahibine versin

*Cahiliye devrinde güdülen kan davalari da tamamen kaldirilmistir

* Kadinlarin haklarini gözetmenizi ve bu hususta Allah'tan korkmanizi tavsiye ederim

* Zina etmeyeceksiniz.

* Hirsizlik yapmayacaksiniiz..

vs. vs.

Bunlar mı evrensel haklar olarak önümüze konanlar?
Sanırım siz "hak" kavramının ne oldugunu karıştırmışsınız biraz. İsterseniz İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi ile Kurandan ayetlerin ne derece uyumlu olduklarını şuradan okuyabilirsiniz


İnsan Hakları Bildirgesi vs Kur'an




NOT: Dikkatinizi çektimi bilmiyorum ama veda hutbesinde "ey insanlar" şeklindeki hitaplarda erkekler muhattap alınmış. Gerçi Kur'an'da da öyledir

"Ey inananlar" , "Ey iman edenler" sözleri hep erkekler için söylenir


TEBRİKLER

Yaprak -- 06.10.2007 - 08:40

Dikkatinizi çektimi bilmiyorum ama veda hutbesinde "ey insanlar" şeklindeki hitaplarda erkekler muhattap alınmış. Gerçi Kur'an'da da öyledir

"Ey inananlar" , "Ey iman edenler" sözleri hep erkekler için söylenir
<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<
Ya inananamıyorum,, nasıl bu kanıya vardınız..? Anlayışınız bir harika.. Yani kadın size göre "insan" değil sanırım..? "Ey iman edenler" sözünü sadece erkek olarak algılamak çok ilginç doğrusu.. Hakikaten ne desem bilmiyorum ki..? Sizi tebrik ediyorum..


Sanırım yanlış

saron -- 29.10.2007 - 16:38

Sanırım yanlış anladınız. O kişi kadınları savunuyor, sanırım golemmiydi. O soruyor, kadın insan değilmi? neden muhatap alınmamış diye. Kaldıki dinlerin gerçekten muhatabı erkeklerdir. Bütün dinlerde erkeklere hitap edilir.
(belki amazonların dinlerinde farklı olabilir ama)


Sizce?

narin -- 10.11.2007 - 00:02

Bizler İnsan hakları bildirgesine göre mi yaşıyoruz? Yada Kuranı-ı Kerimde yazılanlara göre.Ya da kaçımız yaşıyoruz.Tuhaf olan şu ki bir grup insanların yine kendi türü için, yine kendi türüne yaptırım uygulamak adına böyle bir hak ,hukuk bildirgesinin hazırlanmış olması.Bildirge olmasaydı o haklara sahip olamayacakmıydı insanlar (gerçi yazmasıda birşeyi değiştirmiyor ya o da ayrı konu).Cezalar bir yere kadar yaptırım uygular.Kurallarda öyle...Eğer bir insan özünde insanlıktan nasibini almamışsa ona ne Kuran-ı Kerim engel olabilir nede insan hakları bildirgesi.Kuran'ın ahlaki yapısının evrensel olmadığını varsayalım(evrenseldir yada değildir demiyorum), insan hakları bildirgesi evrenselde ne oluyor.Varmı yaşamda bir düzen bu çerçevede .Dendiği gibi "insan her yerde insandır.Ve hakları verdır"bu hakları zamanında eğiterek öğretebilmektir asıl olan.Önce aile ortamında verilecek doğru eğitim ve sonrasında o eğitimin okullarda devam etmesi ardından öğretim.(yani doğru eğitim ve öğretim).Önemli olan doğru fertler yetiştirip topluma kazandırarak o bilince sahip bir toplum oluşturmak.Onu yapamadığımız sürece daha çok bildirgeler ve tartışmalar olur.Özetle insan olmanın kitabı olmamalı bana göre...insansak bunu zaten bilmemiz ve uygulamamız gerekir...Onu nerden bileceğiz işte dersenizde şunu derim,her zaman kitaplara bakmaya gerek yok Allahın verdiği aklı kullamak yeterli...kendinize,sevdilerinize yapılmasını istemediğiniz şeyleri siz başkalarına yapmayarak başlayabilirsiniz...


İnsanlar bireysel anlamda

EnkiMan -- 24.01.2008 - 23:11

İnsanlar bireysel anlamda uymayabilir ama devletler bu insan hakları bildirgesine uymakla ve toplumu uydurmakla mükelleftir
Ha diyebilirsinki devletlede tam anlamıyla uygulamıyor o da olabilir ama bu insan hakları bilgigesinin Kur'andan daha fazla insana ve özgürlüğüe atıfta bulundugu gerçeğini değiştirmez

Örneğin kölelik
İslamda kölelik vardır denince "e şimdide paranın kölesiyiz" veya "patronların kölesiyiz" gibi karşı çıkışlar olur bazen ben tartışmalarda gördüm bunun gibi zemin kaydırmalara gerek yoktur.
İslamda kölelik bir kurum olarak vardır kaldırılmamıştır. Bana kur'andan bir tane "kölelik yanlış birşeydir kimse başkasının kölesi değildir" diyen ayet gösterin yeter. "kölelerinizi sevin iyi davranın" tarzında ayetler değil


hak hukuk v.s.

lilith -- 24.01.2008 - 23:26

bir grup insanın çıkıp da diğer insan dostları için evrensel bir bildirge hazırlamaları takdir edilecek bir davranış.
bir takım kaygılar güttüklerinden ve niyetlerinde temiz olduklarını varsaydığımdan kendi adıma teşekkür ediyorum.
dinsel öğretiler ve kutsal kitaplar hatta son zamanlarda sıklıkla ortaya çıkarılan doğu öğretileri ve hatta pek çok filozof da benzer kaygılarla ortaya çıkıp pek çok şey yazmış ve söylemiştir.
her söylem insan içindir.
ve aslında aklıma takılan da şudur:
"bunca söylemi ve bildirgeyi ve kitaplar dolusu öğüdü duymamızı gerektirecek kadar berbat mıyız?"
ve bir başka soru da şudur ki:
"bütün bu bildirgeleri hazırlayanların diğerlerinden farkı ne?"
ve hadi bir soru daha:
"haklarımı gasbedenlerle iade etmeye çalışanlar arasındaki bağın niteliği nedir?"


Demekki berbartmışız ki

EnkiMan -- 24.01.2008 - 23:47

Demekki berbatmışız ki böyle bir bildirge gerekli görülmüş

İnsan hakları bilgirgesi belirli bir zümre için yazılmamıştır, Özellikle 2. dünya savaşından sonra bazı ihrisasların insanlığı nereye götürdüğü görülmüş ve böyle bir bildirge ortaya çıkmış

Ama dini açıdan ortaya konan hükümler hem belirli kişileri (o zümreye bağlı olanları) bağlar hemde kendini bu hükümler dışında görenleri zorlar, en basitinden bir örnek

Tevbe-29- Kendilerine kitap verilenlerden oldukları halde ne Allah'a, ne ahiret gününe inanmayan, Allah'ın ve Resulünün haram kıldığını haram tanımayan ve hak dini din edinmeyen kimselere alçalmış oldukları halde elden cizye verecekleri hale gelinceye kadar savaş yapın.

İşte size islami açıdan insan hakları


islam savunucusu

lilith -- 24.01.2008 - 23:56

islami hakların savunucusu değilim.
ya da bildirgenin ne kadar da önemli olduğu görüşünde de değilim.
hatta ayetler hakkında sizin kadar bilgi sahibi de değilim.
kuranın bildirgeden üstün olduğu ya da bildirgenin kurandan üstün olduğu savında hiç değilim.
her söylem içinde bulunulan durum ve şart üzerine doğmuştur diye düşünüyorum.
ve bu açıdan bakıldığında her ikisi de doğru ve gereklidir mutlaka..
sadece şahsım için her ikisi de gerekli değil ve sanırım bunun da tartışılacak bir yanı yok.
benim için gerekli olmayan sizin için gerekli olabilir ve bunun da tartışılacak bir yanı yoktur.
gereksinimlerin belirleyicisi olmak kadar gereksinimleri tartışmak da abesle iştigal olacaktır.


Bu bildirge sizin için

EnkiMan -- 25.01.2008 - 00:04

Bu bildirge sizin için gerekli olmayabilir, sokakta kime sorarsanız sorun hiç biride bu beyannamede yazdıgı için bu kuralları kabul ettiğinide söylemez zaten. Ama bazen toplumsal histeri öyle seviyerele varıyorki bu beyannamedeki hükümlerin birer yaptırım aracı olarak ortaya konması gerekiyor. Bizim tarihimizdede dünya tarihindede benzer birçok örnek vardır
Sivas olayları, Maraş olayları, Sayısız Faili meşhul cinayet vs. vs.
Bunlar neden oluyor?
Demek ki insanlar şiddete meyilli
Demek ki bazı yaptırımlar gerekli
Yoksa ceza kanunlarına bile gerek olmazdı. Mahkemelere gerek olmazdı


yaptırımlar konusu

lilith -- 25.01.2008 - 00:18

enkiman demiş ki;
"Demek ki insanlar şiddete meyilli
Demek ki bazı yaptırımlar gerekli"

yaptırım sözcüğünün tdk sözlükteki karşılığı şudur:

1 . Yaptırma işi.
2 . Kanun, ahlak gibi kurumların buyruklarının yerine getirilmesini sağlama, müeyyide.

dikkatinizi çektiyse eğer, yaptırım sözcüğü şiddet içeriyor. örneğin siz kendi fikrinizin kabulü için bir yaptırım uyguluyorsanız bu diğer fikrin özgürce söylenmesine karşı uygulanmış bir şiddettir.

yaptırımların gerekliliği üzerinde durmak şiddeti besleyen bir faktördür.

bilir misin rahibe teresa ne demiş;
"eğer savaş karşıtı olsaydım barışı desteklerdim."

rahibe teresa savaşın acılarını yaşayan insanlara destek olmaya kendini adamış insanlardan biriydi zamanında. söylemindeki inceliği beni hayli etkilemişti. bilirsiniz, bir fikri yüceltmek için olabildiğince saldırmanız ve karşıt görüşü mümkün olduğunca övmeniz gereklidir. nasılsa uyguladığınız etki sonunda muhteşem bir tepkiye dönüşecek ve o fikir yeterince yücelecektir.




"""dikkatinizi çektiyse

EnkiMan -- 25.01.2008 - 00:22

"""dikkatinizi çektiyse eğer, yaptırım sözcüğü şiddet içeriyor. örneğin siz kendi fikrinizin kabulü için bir yaptırım uyguluyorsanız bu diğer fikrin özgürce söylenmesine karşı uygulanmış bir şiddettir."""

Burası biraz demagoji olmuş
Biz burda sadece fikirlerin ifade edilmesinden bahsetmiyoruz
Toplumsal şiddetin engellenmesi açısından bazı yaptırımlardan bahsediyoruz.
Tecavüz suçuna karşı bir yaptırım uygulamayalım o zaman tecavüzcüye şiddet uygulamak oluyor bu diyebilir miyiz?


tecavüzcü ve demagoji

lilith -- 25.01.2008 - 00:36

ben şiddeti besleyen faktörlerden bahsediyorum ve siz buna demagoji diyorsunuz.
ve ardından tecavüzcü örneğini veriyorsunuz.
demagoji hangi tümcenin ağırlığında eziliyor bu ayrıca tartışılır.

sorunuza bir başka soruyla karşılık vereceğim.
cezai müeyyideler uzun yıllardan beri var. dinsel öğretilerde de var hatta.. ve neden hala tecavüzü önleyemiyor sizce?


Hukuk neden var?

EnkiMan -- 25.01.2008 - 00:49

Hukuk neden var?
Hukuk suçu tamamen yoketmez, edemez
Suçun toplumsal, ekonomik, genetik vs bir çok unsuru var
Suçu asgariye indirmektir amaç

Sizce bunların hiç biri olmasa suç kalmaz mı dünyada?
İnsanları suça iten bizzat kuralların kendisi mi?
Cezayi müeyyideler Mahkemeler bunların kaldırılması mı gerekli sizce?
Bunlar kaldırılsa gerçek özgürlük mü olacak diyorsunuz?

Ne kadar komik dimi AİHM diye bir kurum bile var :)
Böyle saçma kurum olurmu, benim böyle bir kuruma ihtiyacım yok diye mail atında kaldırsınlar


en başında dediğim gibi

lilith -- 25.01.2008 - 01:00

bütün kurallar, söylemler, bildirgeler mutlaka bir gereklilikten dolayı doğmuştur ve bu noktada hepsi mutlak gerekli ve doğrudur.

benim anlatamadığım ya da sizin bir türlü anlayamadığınızsa şiddeti besleyen unsurlar konusudur.

ben ağacın köklerinden bahsediyorum siz bana dallarından dem vuruyorsunuz. ağaç görünen ve görünmeyenleriyle bir bütündür. bir bütünün başka başka yerlerinden bakıyoruz sanıyorum.

son olarak diyorum ki; haklısınız ağacın dalları pek hoş.
ben gölgesinden de yararlanmıştım bir de onu deneyin.
hatta arada sırada dallarına konan kuşları da gördünüz mü?
sabahın alacasında görseniz bir de renklerin büyüsüne kapılırsınız.
hatta bir keresinde bulutların yansımasını bile gördüğüme yemin edebilirim.
yemişleri muhteşem.
ve sanırım yandaki ağaçla da flört halindeler. baksanıza dallarını nasıl da uzatmış.
ve toprağın altında kalan, yaşamının biricik besleyicisi kökleri nasıl da yayılmış aşağıda ve inanın gördüm flört ettiği ağaçla köklerinde buluşmuşlar bile...

sevgi ve selam:)))


"""bütün kurallar,

EnkiMan -- 25.01.2008 - 01:13

"""bütün kurallar, söylemler, bildirgeler mutlaka bir gereklilikten dolayı doğmuştur ve bu noktada hepsi mutlak gerekli ve doğrudur."""

Madem öyle neden

"bunca söylemi ve bildirgeyi ve kitaplar dolusu öğüdü duymamızı gerektirecek kadar berbat mıyız?"

diyorsunuz

Demek ki hepsi bir gereklilikten doğmuş işte

"""ben ağacın köklerinden bahsediyorum siz bana dallarından dem vuruyorsunuz. ağaç görünen ve görünmeyenleriyle bir bütündür. bir bütünün başka başka yerlerinden bakıyoruz sanıyorum."""

demişsiniz

Ağacın kökeninden bahsettiğiniz yer neresi bir gösterirmisiniz?
İnsanları suça yönelten unsurları mı eleştirdiniz ki
Hayır
Siz kurallardan, yaptırımlardan şikayet ettiniz
Bunun neresi ağacı kökü oluyor?
Ağacın köküne inmek istiyorsanız daha önceki mesajda belirttiğim unsurlarada (ekonomik, toplumsal, genetik) göndermeler yapmanız gerekirdi. Bunlara yönelik çözüm önerileri ortaya koymanız gerekirdi.
Nerde bunlar?

Not: Mülksüzler romanını mı okudunuz?


hay allah:)

lilith -- 25.01.2008 - 01:29

aman da ne fena yakalamışsınız beni:)
size ödül olarak ne vermeli bilmemki..
takdir etsek yeter mi:)

herşey içinde bulunulan durum ve şartlar yüzünden doğmuştur ve gereklidir ve doğrudur:)ve hatta bütün bunları duymamızı gerektirecek kadar berbat mıyız diye sorduğum soruysa, aslında bir soru tümcesi gibi görünmekle birlikte yargıyı içinde taşıdığından gerçek bir soru niteliği taşımamakla birlikte bir onaylanma isteğidir. nitekim onaylanmış olmaktan pek de memnun şu an sevgili egom:)

ve haklısınız.
insanları suça yönelten unsurları eleştirmedim.
eleştirmek aklıma bile gelmedi.
kuranı ya da bildirgenin kendini eleştirmediğim gibi...
sadece beslenmelerinden bahsettim.

ve hayır aslında şikayet ettiğim hiçbir şey yok.
benim hayatla ilgili şikayetlerim olmuyor, eksiklik var mıdır bende acaba ne dersiniz?

ve yine en başında da dediğim gibi bu konuya ne muhalifim ne de tarafım.
her iki görüşü de desteklemiyor ve yüceltmiyorum.

göndermeler konusuna gelince...
yapabileceğim tek somut gönderme size olabilir en fazla:)
hararetli bir savunucusunuz.
oysa ben saldırgan değilim.
en iyisi yormayın kendinizi de yarına enerjiniz kalsın:)

notunuza not: hayır okumadım. öneriyor musunuz yoksa?


"""aman da ne fena

EnkiMan -- 25.01.2008 - 10:33

"""aman da ne fena yakalamışsınız beni:)
size ödül olarak ne vermeli bilmemki..
takdir etsek yeter mi:)"""

Yetmez, madalya isterim.
Ne güzel işi makaraya vurup gülüp geçiyorsunuz öyle :)

"""ve hayır aslında şikayet ettiğim hiçbir şey yok.
benim hayatla ilgili şikayetlerim olmuyor, eksiklik var mıdır bende acaba ne dersiniz?"""

Mümkündür elbet ama hayatla ilgili şikayeti, kaygısı olmayan hayatı umursamayandır bana göre
ve şahsi olarak almayın muhattap almaya değmeyecek insandır

"""ve yine en başında da dediğim gibi bu konuya ne muhalifim ne de tarafım.
her iki görüşü de desteklemiyor ve yüceltmiyorum."""

Bir görüşü ya destekler ya da desteklemez insan ve bunların gerekçelerini ortaya koyar, yada kendi sentezini yapar onu ortaya koyar.
"Ne sağcıyım ne solcu fulbolcuyum futbolcu" yaklaşımı (tabi burda sağcılık solculuktan bahsetmiyoruz bu eskiden tarafsızlığını göstermek için bazı insanların uydurmuş oldugu bir sözdür) gelebilecek eleştrilere karşı kendine güvensiz bir yaklaşımdır bence


aslında iğneleyici bir

lilith -- 25.01.2008 - 12:04


aslında iğneleyici bir tavırla dile getirmeye çalıştığınızı direkt söylemeniz kendinizi daha rahat hissettirmez miydi enkiman?

mesela direkt bana herhangi bir duruşa sahip olamayacak kadar fleksibıl olduğumu (omurgasız bile diyebilirsiniz memnun olurum), böyle kımıl kımıl bişey olduğumu, her yöne gidebileceğimi, gittiğim her yönden istersem dönebileceğimi falan söyleseydiniz ya.. vallahi teşekkürler ederdim:) hatta ettim bile:)

hayatla ilgili kaygılarım ve şikayetlerim yok evet. ve haklısınız sanırım umursamazın tekiyim. ne güzel bir tesbit bu böyle... ama bunu söyleyen ilk kişi değilsiniz yani benim için haber değeri taşımayacak kadar eskimiş bir bilgi:)

güvensizlik konusuna gelince...
kaygı duymadığım için mi bu sonuca vardınız acaba?
hatta şikayetim de olmadığı için?
ve bu noktada ne kadar doğru bir teşhistir acaba bu?
bakın mesela ben işim konusunda hiç kaygı duymuyorum.
çünkü yaptığım işi çok iyi biliyorum.
iyi de kazanıyorum.
herhangi bir şikayetim yok.
bir sorunla karşılaştığımda çok çabuk çözümler doğabiliyor zaten ne diye şikayet edeyim ki:)
sizin söylediğinden yola çıkarsak ben iş konusunda kendime güvensiz biri mi oluyorum yani:)






haaa pardon... eleştiri

lilith -- 25.01.2008 - 12:24

haaa pardon...
eleştiri kaldıramayacağımı varsayarak güvensiz olduğumu söylemişsiniz. ben yanlış anlamışım aman kusura bakmayın:)
bir kaç gündür eleştiriyorsunuz beni... sizin oradan bakınca kaldıramıyorum gibi mi görünüyor merak ettim doğrusu...
umursamaz yapımın bunda bir etkisi olsa gerek:)


"""bakın mesela ben işim

Misafir -- 25.01.2008 - 20:14

"""bakın mesela ben işim konusunda hiç kaygı duymuyorum.
çünkü yaptığım işi çok iyi biliyorum.
iyi de kazanıyorum.
herhangi bir şikayetim yok."""

Sizin adınıza sevindim, hayatınız çok güzel olabilir ama benim kastettiğim şey bu değil
Sırf cevap yazmış olmak için yazmayın


haklısınız sırf yanıt

lilith -- 25.01.2008 - 23:55

haklısınız sırf yanıt yazabilmekti amacım:)
bütün amaçlarımı tesbit ettiğinize göre bütün maskelerim düştü artık.
çıplaklığı severim ve bu halimle susup bir ustaya model olmak bundan sonra niyetim.
hoş kalın:)
ve teşekkürler:)


Hayata dair kaygılar

EnkiMan -- 26.01.2008 - 01:04

Hayata dair kaygılar taşımayan insan derken
"acaba bu ay kiramı ödeyebilecekmiyim"
"acaba şurda beğendiğim çantayı alabilecekmiyim"
"acaba....... benden hoşlanıyor mu"
"acaba çocuğu şu okula mı versek"
vs
tarzından kaygıları olmayan insandan bahsetmediğim açık oldugu halde olayı sizin özel hayatınızda memnuniyetinize indirgemenize anlam veremedim

Modellik yaşamınızda mutluluklar dilerim
kolay gelsin


kolay gelsin size

Misafir -- 06.03.2008 - 12:42

kolay gelsin size mutluluklar size


Lilith..konuştuğunuz...

nirvani -- 07.03.2008 - 12:07

Sizler HAVVA'nın ADEM'lerisiniz...


kabaca karşılaştıralım

gamaro -- 24.12.2011 - 14:46

İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi Madde 1 : Bütün insanlar özgür, onur ve haklar bakımından eşit doğarlar. (İlgili islamlık Maddesi : Hepiniz allah katında birsiniz ama allah imtehan gereği kiminizi köle, kiminizi cariye, kiminizi efendi/ sahip olarak doğurtturabilir, bunda gocunucak bişi yoktur.)

İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi Madde 2 : Herkes, ırk, renk, cinsiyet, dil, din, siyasal veya başka bir görüş, ulusal veya sosyal köken, mülkiyet, doğuş veya herhangi başka bir ayrım gözetmeksizin bu bildirge ile ilan olunan bütün haklardan ve bütün özgürlüklerden yararlanabilir. (İlgili islamlık Maddesi : Herkes için aynı temel haklar söz konusu değildir, örn. bir kölenin/cariyenin haklarıyla efendisinin hakları, kadının haklarıyla erkeğin hakları, veya müslim olanlarla gayr-i müslimlerin hakları - mal mülk edinme, evlenme, istediği yerde ikamet edip istediği işte çalışma vs. gibi durumlarda- oldukça farklılık gösterebilir. Detaylar için takip eden maddelere bakınız)

İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi Madde 4 : Hiç kimse kölelik veya kulluk altında bulundurulamaz, kölelik ve köle ticareti her türlü biçimde yasaktır. (İlgili islamlık maddesi: Köle veya cariye olarak doğmuşsan bu allah'ın takdiridir. Ancak imtehan gereği kişi allah'tan ümidini kesmemelidir. Bununla birlikte bir kölenin efendisinin onayı olmadan yapamayacağı işler vardır, örn. bir köle veya cariye efendisinin oluru olmadan asla malk mülk edinemez, evlenemez, ikamet edeceği yeri çalışacağı işi kendi başına belirleyemez, işini kendi başına değiştiremez, ve hepsinden önemlisi onu kölelikten ancak efendisi azad edebilir, çünkü allahın da izniyle köle efendisine emanet edilmiştir..)

İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi Madde 6 : Herkesin, her nerede olursa olsun, hukuksal kişiliğinin tanınması hakkı vardır. (İlgili islamlık maddesi: Böyle birşey yoktur, hukuksal kişilik tanrı katında hesaplanıp tebliğ edilmiştir, buna göre kadın-erkek, müslim-gayri müslim, efendi-köle, zina eden-etmiyen vs. gibi farklılıklara uygun olarak tam, yarım, üçte bir, dörtte bir veya sıfır gibi değişen oranlarda bir hukuksal kişilik taksimi vardır.)

İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi Madde 7 : Herkes yasa önünde eşittir ve ayrım gözetilmeksizin yasanın korunmasından eşit olarak yararlanma hakkına sahiptir. Herkesin bu bildirgeye aykırı her türlü ayrımcılığa karşı ve böyle işlemler için yapılacak her türlü kışkırtmaya karşı eşit korunma hakkı vardır. (İlgili islamlık maddesi: Yasa önünde herkes eşit değildir. Medeni kanun, miras hukuku, çalışma hukuku ayrımcılık yapılan maddelerle doludur, ancak bu maddeler kimseyi kışkırtmamalıdır.)

İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi Madde 17 : Herkesin tek başına veya başkalarıyla ortaklaşa mülkiyet hakkı vardır. (İlgili islamlık maddesi....bknz: madde 1, 2, 4, 6 ve 7 ile ilgili açıklamalar)

İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi Madde 23 : Herkesin çalışma, işini serbestçe seçme, adaletli ve elverişli koşullarda çalışma ve işsizliğe karşı korunma hakkı vardır. (İlgili islamlık maddesi...bknz: madde 1, 2, 4, 6 ve 7 ile ilgili açıklamalar)

Ve şimdi karşımıza bir köle veya cariye alıp soralım derim ben; hangisi ruhunu okşuyor ya da sen hangisini seçerdin filan:)


Haa.. Bi de şey var tabi;

gamaro -- 24.12.2011 - 17:54

Haa..

Bi de şey var tabi; insan hakları evrensel beyannamesine baktığınızda kaç tane kelime kökü görüyorsunuz sahi:))


Yazıyı yazan golem arkadaşa cevap

Misafir -- 26.12.2011 - 22:22

Arkadaşım sen ya Kuran-ı Kerimi okumayı öğrenememişsin yada okuduğunu anlamıyorsun!!!

Adalet İslamın temel direklerindendir Kuran'da sadece adalet kelimesi olarak arama yaparsan tam 33 yerde rastlarsın ADALET kelimesine.. Kuranda Ahlaki disiplin evrenseldir.Yaratıcının huzurunda her insan eşittir.Herkese eşit adaletle yaklaşılır.Ahlakın temelinde Adalet vardır.

Aşağıya Adalet ayetlerinden birkaçını yazdım. Bunlardan Nahl suresi 90. Ayet her cuma okunuyor.
Bilmiyorum eğer cumaya gittiysen bu ayeti duymuş olman gerekirdi.Sadece duymakta yetmiyor değilmi?! kalbininde kulakları olması gerekiyor.


Al-i İmran 21. Ayet

Allah'ın mesajlarını inkar edenlere, peygamberleri haksız yere öldürenlere ve adaleti emreden insanların canına kıyanlara gelince, onlara acıklı azabı bildir.

Araf 29. Ayet

De ki: Rabbim adaleti emretti. Her secde ettiğinizde yüzlerinizi O'na çevirin ve dini yalnız Allah'a has kılarak O'na yalvarın. İlkin sizi yarattığı gibi (yine O'na) döneceksiniz.


Nahl 90. Ayet

Şüphesiz Allah, adaleti, iyilik yapmayı, yakınlara yardım etmeyi emreder; hayâsızlığı, fenalık ve azgınlığı da yasaklar. O, düşünüp tutasınız diye size öğüt veriyor.




Bu islami usüldendir zaten;

gamaro -- 27.12.2011 - 08:28

Bu islami usüldendir zaten; Bilginin daha az genel olandan daha fazla genel olana yolculuk etmesi gerekirken, bi anda ters yüz edilip buruşturulduğu orantısız bir dans.

Yani ne zaman spesifik bi soru sorsan genel, ve ne zaman genel bir soru sorsan spesifik cevap verme durumları.. Maymun hangi dalda diyorsun, efenim peygamber efendimiz hayvanları çok severdi filan..

Yukarda madde madde yaptığım karşılaştırmanın ardından verilen cevap da böyle; "Her secde ettiğinizde yüzlerinizi O'na çevirin ve dini yalnız Allah'a has kılarak O'na yalvarın"

Eeee? Bir köle veya cariye ne anlamalı şimdi bundan?


Hep şu Muaviye yüzünden

gamaro -- 02.01.2012 - 18:43

Hep şu Muaviye yüzünden valla.. Yoksa kur'an dediğin kitap bildiğin insan hakları evrensel beyannamesi.. puiii.. hep onun yüzünden demek, alçak revizyonist komprador uşağı :)




Muaviye trockistmis zaten .

Stalker -- 02.01.2012 - 20:15

Muaviye trockistmis zaten .


Yeni Sonsuz Us
Sayfalar: 1 - 2 - 3 - 4 - 5 - 6 - 7 - 8 - 9 - 10 - 11 - 12 - 13 - 14 - 15 - 16 - 17 - 18 - 19 - 20 - 21 -